Özbekistan'ın başkenti Taşkent’te yaşayan 34 yaşındaki serebral palsili (beyin felci) Gülhide Şirinova, Türkiye Türkçesine olan sevgisiyle dikkat çekmiş ve Özbek Türkçesi açıklamalı bir ders kitabı hazırlamıştı.
Şirinova'nın hazırladığı "Gül Türkçesi" isimli kitabın tanıtım etkinliği 20 Ekim tarihinde Taşkent'te gerçekleştirildi. Türkiye Cumhuriyeti'nin Taşkent'teki temsilcilerinin de katıldığı etkinlikte Şirinova'nın yanı sıra Taşkent Uluslararası Üniversitesi Rektörü İskender Yuldaşev, Taşkent Devlet Şarkiyat Üniversitesi Türk Filolojisi Bölüm Başkanı Şabanov Cumali Kazimoviç ile aynı bölümden Şahinya İbragimova ve Taşkent Türk İlkokulu Müdiresi Zeynep Barut tanıtım birer konuşma yaptılar.

Şahinya İbragimova'nın, Gülhide Şirinova'nın Türkiye Türkçesi öğrenme yolculuğunda özel derslerle onu destekleyen isim olduğu ve kitap yazma sürecinde onu motive ettiği biliniyor.
Üniversite Konseyi Kitabın Yayınlanmasını Sağladı
Kitabın yayımlanma süreci de akademik camianın desteğiyle ilerledi. "Gül Türkçesi" metodolojik kılavuzu, yayımlanmadan önce Taşkent Uluslararası Üniversitesi tarafından incelendi.
Taşkent Devlet Doğu Bilimleri Üniversitesi'nden Dr. Nizameddin Altınbayev ile Taşkent Uluslararası Üniversitesi'nden Doç. Dr. Zahid Olmaşhocaev tarafından incelenen ve akademik onay alan Şirinova'nın eserinin, geçtiğimiz Haziran ayında gerçekleştirilen üniversite konseyi toplantısı sonrasında Yabancı Diller Bölümü tarafından yayımlanması tavsiye edilmişti.
Toplantıda konuşan Bilimsel Çalışmalar ve Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Rektör Yardımcısı Dr. Şerzod Hanayev, kitabın Türkiye Türkçesi öğretiminde gramer, kelime dağarcığı ve günlük konuşma konularını kapsadığını; öğrencilerin anlama, konuşma ve yazma becerilerini geliştirmeye yönelik çok sayıda uygulamalı alıştırma içerdiğini belirtti.
Şirinova'nın Azmi ve Türkiye-Özbekistan İlişkilerine Katkıları
Serebral palsi nedeniyle yaşamı boyunca pek çok zorlukla mücadele eden Şirinova, kısa sürede Türkiye Türkçesinde sağladığı ilerleme ve çalışmalarıyla hem Türkiye ile Özbekistan arasındaki kültürel bağların güçlenmesine katkı sundu hem de engelli bireylerin toplumsal hayata katılımı konusunda çok değerli bir örnek oluşturmuştu.






