Baskıcı Yunan hükümetinin sivil toplumu ve Türk azınlığın örgütlenme özgürlüğünü hedef alan baskılarına bir yenisi daha eklendi.
Gümülcine'de faaliyet gösteren Batı Trakya Fenerbahçeliler Spor ve Kültür Derneği hakkında verilen kapatma kararı, istinaf mahkemesi tarafından onandı. Yaklaşık 3,5 yıldır devam eden ve Türklerin milli kimliğini sindirmeyi amaçlayan bu hukuki süreç, Batı Trakya Türk toplumunda büyük bir infiale ve haklı bir öfkeye yol açtı.
"Mücadelemiz Yargıtay ve AİHM'de Sürecek, Faaliyetler Durmayacak"
Skandal kararın ardından dernek yönetimi, izlenecek hukuki stratejiyi belirlemek ve üyeleri bilgilendirmek amacıyla olağanüstü bir toplantı düzenledi. Toplantıya çok sayıda soydaşın yanı sıra anavatandaki Fenerbahçe derneklerinin temsilcileri de katılarak dayanışma sergiledi.
Yunanistan'daki iç hukuk yollarının sonuna kadar zorlanacağını açıklayan Dernek Başkanı Mümin Hasan ve dernek avukatı İlker Çavuşoğlu, davayı ilk olarak Yunanistan Yargıtayına (Areopagos), oradan da sonuç alınamaması halinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) taşıyacaklarını duyurdu. Atina yönetiminin baskıcı politikalarına boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Başkan Mümin Hasan, şu kararlı ifadeleri kullandı:
"Bu karar bizi yolumuzdan döndürmeyecek. Toplumumuza hizmet etmeye ve gençlerimizi bir araya getirmeye devam edeceğiz."
Müftü Trampa: "Hedef Azınlığın Milli Kimlik Unsurlarıdır"
Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, toplantıda yaptığı konuşmada önemli uyarılarda bulundu.
Kararın yalnızca bir spor kulübünü değil, bütün Türk azınlık varlığını hedef aldığını belirten Trampa, Yunan devletinin geçmişte isminde "Türk" ifadesi geçen dernekleri kapattığını, bugün ise hedef tahtasına "Batı Trakya" adını koyduğunu hatırlattı. Müftü Trampa, hak arama mücadelesinin önemine şu sözlerle dikkat çekti:
"Bugün buna sessiz kalırsak yarın azınlığımızın diğer kimlik unsurları da tartışma konusu yapılabilir."
Batı Trakya Türklerinin siyasi iradesini temsil eden Dostluk Eşitlik Barış (DEB) Partisi, yayımladığı destek mesajında davanın ve soydaşların sonuna kadar takipçisi olacaklarını ilan etti.
Toplantıya katılarak Batı Trakya Türkünün yalnız olmadığını gösteren anavatan derneklerinden Lüleburgaz Fenerbahçeliler Derneği Başkanı Melih Kurteş her türlü desteğe hazır olduklarını belirtirken; Tekirdağ Fenerbahçeliler Derneği Kurucu Üyesi İsmail Köşdere ise bu kararın hukuki değil, tamamen Türk varlığını baskılamaya yönelik siyasi bir hamle olduğunu vurguladı.
Tüm Azınlık Kurumları İçin Emsal Tehdidi
Milli kimliği inkara dayalı bu kapatma kararının, isminde "Batı Trakya" ibaresi barındıran diğer soydaş sivil toplum kuruluşları için de tehlikeli bir emsal teşkil edebileceği belirtiliyor.
Batı Trakya Türk azınlık temsilcileri, Yargıtay ve AİHM süreçlerinden çıkacak sonuçların, bölgedeki Türk sivil toplumunun geleceği ve varlık mücadelesi açısından tarihi bir dönüm noktası olacağını ifade ediyor.






