Giriş Tarihi : 05-03-2020 20:03

Hitler'in Rüyası: Putin'in Yeni Anayasası

Rusya Federasyonu devlet başkanı Vladimir Putin’in geçtiğimiz yıl sonunda verdiği talimat çerçevesinde hazırlanan yeni anayasa taslağı önce Anayasa Mahkemesi ardından Rusya Duması’nın onayından geçtikten sonra halkoylamasına sunulacak

Rusya Federasyonu devlet başkanı Vladimir Putin’in geçtiğimiz yıl sonunda verdiği talimat çerçevesinde hazırlanan yeni anayasa taslağı önce Anayasa Mahkemesi ardından Rusya Duması’nın onayından geçtikten sonra halkoylamasına sunulacak. 22 Nisan 2020 tarihinde yapılması planlanan halkoylamasından nasıl bir sonuç çıkacağı, eşi benzeri olmayan Rus demokrasisinin geçmişte verdiği örneklerden hareketle bugünden belli. İçeriği ve kapsamı aşağı yukarı belli olan anayasa değişiklik tasarısı ile ilgili olarak Rusya Federasyonu içinden cılız muhalefet ve kısık sesle de olsa itirazlar gelmeye başladı. Federasyon içinde alıp başını giden yolsuzluklara ket vurma makyajıyla propagandası yapılan birkaç ilginç değişiklik de dahil olmak üzere edinebildiğimiz bilgiler çerçevesinde tasarıya dair birkaç notu paylaşmakta fayda var. Bizim açımızdan değişiklik tasarısının Federasyon vatandaşı olan ve büyük çoğunluğunu Türk ve Müslüman halkların oluşturduğu gayriRus halkların cılız bir şekilde de olsa en çok itiraz ettikleri yeni anayasa madde teklifleri şu şekilde: “Rusya Federasyonu topraklarında, devlet kurucu halkın dili olan Rusça devlet dilidir. Rus halkı devlet kurucu bir halk olduğu gibi, Rusya Federasyonunun ortak hukuka sahip halklarının çok milletli ittifakına dahildir.” Geçtiğimiz 2018 yılı Ağustos ayında çıkarılan kanunla Rusya Federasyonu içinde yaşayan gayriRus halkların anadilde eğitim zorunluluğu, yürürlükteki Anayasaya aykırı bir şekilde kaldırılmıştı. Bu, federasyon toprakları içinde gayriRus halkların ölüm fermanıydı. Ne yazık ki meselenin ciddiyetini kavramış birkaç aydın ve aktivist dışında kimsenin pek ilgisini ve tepkisini çekmeyen bu ölüm fermanı, bu anayasa değişikliği ile gayriRus halkların tabutuna son çivinin çakılmasıyla artık hükmünü tamamlamış olacaktır. Değişiklik tasarısının ilk cümlesi ile Rusça tek devlet dili olarak anayasa kuralı haline gelmekte ve böylelikle zaten görünürde “federatif cumhuriyet” ya da “millî özerklik” olarak tanınan ve Federasyonu oluşturan diğer halkların dilleri resmi dil ve devlet dili olmaktan çıkarılmaktadır. Bu değişikliğin devamında bu halkların asimile edilerek tamamen yok olmasını sağlayacak kanun, karar ve uygulamaların gelmesi mutlaktır. Buna ilaveten madde metni bir başka tehlikeli ve felakete sebebiyet verecek yaklaşıma da sahiptir. Metinde geçen “devlet kurucu halk” ibaresi, açık ve net bir şekilde Rus halkının devlet kurucu halk olarak diğer halklara üstünlüğünün altını çizmektedir. Bu gerek Sovyetler Birliğinin gerekse Rusya Federasyonunun kuruluşunda göstermelik de olsa ilke olarak kabul edilen “halkların eşitliği”, ülke topraklarında yaşayan tüm halkların Sovyetler Birliği ya da Rusya Federasyonunun “kurucu unsuru” olduğu ilkesinin ve kabulünün açıkça terk edilmesi anlamına gelmektedir. “Devlet kurucu halkın dili olan Rusça devlet dilidir” cümlesi bu tespitimizin doğruluğunun delilidir. Çünkü Rus halkı hem devlet kurucu halk olarak tanımlanmakta hem de Rusça devlet dili olarak ilan edilerek bu halkın diğerlerine üstün hale gelmesi sonucunu doğurmaktadır. Değişiklik tasarısının bu maddesinin ikinci cümlesi meseleyi daha açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu cümleye göre Rus halkı devlet kurucu halk olarak diğer halkların oluşturduğu çok milletli ittifaka dahil olmaktadır. Ruslar, diğer halkların ortak hukukuna dahil olmakla birlikte, dillerinin devlet dili olması hasebiyle bu ittifakın üstün ve egemen idarecisi haline gelmektedir. Yakın gelecekte görünen o ki bu tespitimizi destekleyen ve Rusların üstün halk oluşunu, diğer halkların onların egemenliğinde olduğunu sabitleyecek kanun ve kararlar bu değişikliğin ardından gelecektir. [caption id="" align="alignnone" width="934"] Putin’in Partisi “Edina Rossiya Gençlik Örgütü” adeta NAZİ-SA grupları gibi Moskova’da “Zafer Günü” yürüyüşü yapıyorlar[/caption] Evrensel hukuk açısından değişiklik tasarısına baktığımızda, yeni Rus anayasasının bu maddesinin açıkça ırkçı ve ayrımcı bir niteliği olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Rusya, ironik bir şekilde II.Dünya Savaşında yok etmekten gurur duyduğu Nazizmi, ırkçı ve ayrımcı uygulamaları bu anayasa tasarısıyla kendi anayasa kuralı haline getirmektedir. Esasen, Hitler dahi dönemin Alman anayasasında bu kadar açık ırkçı hükümlere yer verememişken Putin Rusyasının Hitler’in rüyasını Rusya’da gerçekleştirdiğini hep birlikte bu anayasanın kabulü ile göreceğimiz günler yakındır. Bu anayasa değişikliği ile Rusya Federasyonunda yaşayan ve çoğunluğunu Türk ve Müslümanların oluşturduğu gayri Rus halkların hak ve özgürlüklerinin 1905 Meşrutiyeti önceki Rus Çarlığı dönemine yani sıfır noktasına, hatta ve hatta bunun dahi altına inmesi kaçınılmazdır. Kremlin yönetiminin sadece dil konusunda bu anayasa değişmeden önce başlattığı uygulamaların bundan böyle millî ve kültürel kimlik, din ve milleti millet yapan diğer unsurlara yönelik olarak da başlatılacağını öngörmek için kahin olmaya gerek yoktur. Halen yürürlükte olan ve dinî ritüeller konusunda pek çok kısıtlama içeren Yaroslava Kanunu gibi kanunların üstün(!) devlet kurucu halk olan Ruslar tarafından hızla yürürlüğe konulacağından hiç şüpheniz olmasın. Putin ve Moskova Kilisesi Patriği Krill’in defalarca ifade ettiği gibi Rusya’da yaşayan herkesin Rus dünyası içinde eriyerek yok olması için Rusya anayasal zeminini bu değişikliğin kabulü ile hazırlamış olacaktır. Anayasa değişiklik teklifinin dikkat çeken bir diğer maddesi de şöyle: “Rusya kanunları uluslararası hukuk normlarından üstündür.” Bu düzenleme II. Dünya Savaşından sonra oluşturulan evrensel hukuk düzeninin açıkça ortadan kaldırılmasıdır. Düzenlemenin görünürdeki amacı Rusya’nın insan hakları ve diğer konulardaki uluslararası mahkemelerde Rusya aleyhine verilen kararların uygulanmaması imkanı sağlamaktır. Maddenin yürürlüğe girmesi ile Rusya, Birleşmiş Milletler Tüzüğünden Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Antlaşmasına, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine, aklınıza gelebilecek ve altına imza atmış olduğu bütün uluslararası hukuk normlarını tek kelime ile çöpe atmış olacaktır. Esasen benzer bir düzenlemeyi daha evvel de yapan Rusya, bu anayasa maddesi ile mevcut dünya düzenini, ilke ve normlarını temelinden sarsacak bir bombanın fitilini de ateşleyecektir. Bağımsız Devletler Topluluğu Antlaşması, Soçi ve Astana Mutabakatları, Minsk Antlaşması, Helsinki Nihai Antlaşması, Nükleer Silahların Azaltılması antlaşmalarının mukadderatını şimdi bir daha düşünelim… Bu madde ile birlikte düşünülmesi gereken ancak Rus dezenformasyonunun sonucu olarak sempatik görülen iki anayasa değişikliği daha dikkati çekiyor. Bunlardan ilki “dış ülkede oturum hakkı olanların ve çifte vatandaşlığı olanların yüksek vazifeler almasına sınır konulması” ve “yüksek vazifeli şahısların dışarıda banka hesaplarının olması veya diğer faaliyetlerde bulunmasına yasak getirilmesi” düzenlemeleridir. Ülkede yaygın bir kanser haline gelen yolsuzlukla mücadeleyi engelleme şeklinde bir gerekçe ile makyajlanan bu iki cümlelik düzenlemeler Rus halkının ve diğer federasyon halklarının tabiri caizse gözlerini boyayan niteliği haizdir. Ancak, biraz düşününce her iki cümlenin de Putin’in Rusya’yı dünyaya kapalı bir toplum yapma arzusunun açık bir tezahürüdür. Federasyon vatandaşlarının ikamet, yaşama, seyahat ve çalışma özgürlüklerini ortadan kaldıran bu iki düzenleme Rusya’nın ikinci bir Kuzey Kore olması için gerekli ortamı hazırlamakta ve bu kapıyı Kremlin idarecileri için sonuna kadar açmaktadır. Bir üst paragrafta yer alan madde tasarısı ile birlikte düşünüldüğünde bütün Rusya Federasyonu vatandaşları açısından en temel insan hakları anayasa ile ortadan kaldırılmakta, Rusya kapalı, totaliter ve tam anlamıyla baskıcı bir rejimi üstü kapalı olmaktan çıkartıp açık bir hale getirmektedir. Okuyan pek çok kişiyi gülümsetecek iki düzenleme daha bu tasarı ile anayasa hükmü haline gelmektedir. Birincisi “Halkın Büyük Vatan Savaşındaki kahramanlığını küçültmeye izin verilmez” cümlesi, ikincisi ise “Rusya Federasyonu Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliğinin varisidir” cümlesidir. Bazıları naif bir şekilde “ne var bunda, adamlar tarihlerine sahip çıkıyor anayasa hükmüyle” diyebilir. Doğrusu, siyasi bir liderin ya da bürokratın ya da diplomatın bu şekilde sarfedeceği sözler olabilir ve gayet doğaldır. Dahası, Rusya Federasyonu zaten resmen SSCB’nin varisi olduğunu da ilan etmiştir. Hatta Kırım Tatarları, Kafkas halkları, Litvanyalılar ve ilahiri halklar bu cümleden hareketle tarihte yaşadığı sürgün ve katliamın tazminini Rusya’dan talep de edebilir ve hukuken buna hakları da vardır. Ancak, bunun anayasa hükmü haline gelmesi meseleyi dikkat çekici hale getirmektedir. Bu noktada madalyonun bir diğer yüzüne bakmak gerekir. Her varis mirasbırakanın tüm varlığında hak sahibidir aynı zamanda. Yani borçlar ve alacaklar tüm malvarlığı içinde kül olarak varise intikal eder. Sovyetler Birliğinden ayrılan hiçbir devlet kendisini SSCB mirasçısı olarak görmemiş ve o mirası kabul etmemiştir. Rusya Federasyonu ise o devletlerden ayrılarak kendisini SSCB’nin mirasçısı olarak ilan ettiği gibi bu verasetini anayasa hükmü haline getirmektedir. “Rusların Büyük Vatan Savaşında yani II.Dünya Savaşındaki kahramanlığı, Sovyetler Birliği sınırlarını Almanya içlerine kadar taşımıştır. Şimdi, yeni anayasa ile bu kahramanlığın yani sınırların küçültülmesine izin verilemez şeklinde bir yasak getirilmektedir. O halde Rus devleti bu yasağa uymak ve Büyük Vatan Savaşındaki kahramanlıklarla ulaşılan sınırlara tekrar kavuşmak mecburiyetindedir. Aksi durum halkın kahramanlığının açıkça küçültülmesi anlamına gelir.” Madalyonun diğer yüzü ilginçmiş değil mi? Biraz daha madalyonun bu yüzünü törpüleyelim şimdi. Bu iki anayasa düzenlemesi birlikte incelendiğinde 1991 yılında Sovyetler Birliğinden ayrılarak bağımsız olan bütün devletlerin bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğü doğrudan Rusya Federasyonunun tehdidi altına girmektedir. Hatta, Sovyet uydusu devletler dahi bu iki düzenleme ile tehditten nasibini almaktadır.  Çünkü bu devletler Büyük Vatan Savaşında halkın kahramanlığı ile edinilen kazanımların ya da Rusya’nın varisi olduğu SSCB’nin toprakları üzerinde yer almaktadır. Ve yeni Rusya Anayasası bunların küçültülmesine ve varisi oldukları topraklar üzerinde hak iddia edilmesine dair emir vermektedir. Rusya, bu devletlere karşı ileride girişeceği her türlü askeri ve siyasi işgal operasyonunun anayasal zeminini hazırlamaktadır. Ve uluslararası hukuk normları bu durumda Rus kanunlarına, dahası Rus anayasasına aykırıdır. Bahsettiğimiz yeni Rus anayasası maddelerini Çerkes Federasyonu internet sayfasındaki bir haber içeriğinden aldık. Başkaca düzenlemeler de var ve belki ulaşamadığımız daha neler bulunmakta. Görülen o ki Putin, Hitler’in dahi rüyasında göremeyeceği düzenlemeleri Rusya Federasyonu anayasasına derc ederek milyonlarca kilometrekare toprağa sahip ülkesini tam bir zindan haline getirmeye oldukça kararlı. İnsan hakları bu anayasa ile Rusya’da askıya dahi alınmıyor, tamamen yok ediliyor. Rusya, Rus ırkının üstünlüğüne dayalı ırkçı, totaliter bir devlet haline getiriliyor. Daha da ötesi, Rus emperyalizminin anayasal dayanakları oluşturuluyor ve Rus yayılmacılığı anayasa emri haline getiriliyor. Stalin’le özdeşleştirdiğimiz Putin, Stalin’in yanı sıra Mussolini ve Hitler’in karakter özelliklerini barındırdığını açıkça ortaya koyuyor. Bu anayasa değişikliği yürürlüğe girdiği andan itibaren başta Rusya Federasyonunun Rus olmayan halkları, sonra Rus olan halkları ve sonrasında da Rusya’nın komşu devletleri olmak üzere bütün dünyanın nasıl bir tehditle karşı karşıya olduğunun çok geç kalınmadan farkına varılması gerekiyor. Namık Kemal Bayar'ın “Hitler'in Rüyası: Putin'in Yeni Anayasası” başlıklı yazısı ilk olarak 04.03.2020 tarihinde Kırım Haber Ajansının internet sitesinde yayımlanmıştır.
NELER SÖYLENDİ?
@

DİĞER YAZILARI Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada-5 13-05-2020 23:57 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada 4 26-04-2020 21:02 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada 3 04-04-2020 22:38 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3'ü Bir Arada 2 30-03-2020 00:07 Türkiye'de Asli Kurucu İktidar Sorunu 29-03-2020 19:04 Roma, Veba ve Göçebeler 26-03-2020 20:05 Toplumların Ortak Düşmanı: Koronavirüs 26-03-2020 20:14 Benim Gözümden Muhsin Yazıcıoğlu 25-03-2020 20:30 Virüsler: 1 - İnsanlar: 0 25-03-2020 19:59 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3'ü Bir Arada 25-03-2020 01:00 Nasıl Delirdik? 24-03-2020 23:08 Nasıl Hikaye Yazdım 23-03-2020 20:39 Koronavirüsün Gösterdiği Sosyoloji: Yeni Toplum 22-03-2020 19:57 Kamusal Sağlık ve Kamu Sağlığı 19-03-2020 20:58 Sosyal Medya Üzerine Kısa Bir Not 18-03-2020 20:37 Göçebe Köklerimiz 13-03-2020 20:00 Yeni Başlayan Esnaf Ahilik Sandığı Neler Getiriyor 12-03-2020 20:30 Evde(n) Çalışma Rehberi 12-03-2020 20:00 Fikirtepe Nasıl Dönüşür 11-03-2020 20:01 ‘Cezayirli Macron’ ve Göçmenler Sorunu 10-03-2020 20:00 Milliyetçilikte Güncel Tasnif 10-03-2020 20:31 Gulyabanilikte İyi Para Var 06-03-2020 20:39 Genç Kardeşim! 06-03-2020 20:24 Hitler'in Rüyası: Putin'in Yeni Anayasası 05-03-2020 20:03 Milliyetçilik ve Hilafet Meselesi 06-03-2020 20:02 Osmanlı'nın Son Döneminde Feminizm 04-03-2020 20:20 Bir AKP Masalı 04-03-2020 20:19 Kendo Nedir, Ne Öğretir 04-03-2020 20:09 Arktik Yeni Ortadoğu Olur mu? – 2 03-03-2020 19:58 Ana Faaliyet Konusu 03-03-2020 20:28 Irkçılık 01-03-2020 19:51 Türk Kimdir, Türk Tarihi Tezi Nedir 27-02-2020 20:02 Şirket Ortaklığı Olan Bağ-Kurluların Kucağındaki Bomba 2019/9 Sayılı Genelge 23-02-2020 21:29 Çalışanlar Açısından AGİ Günlük Artışları Derde Derman Olur Mu 23-02-2020 20:41 Ortağı Olduğu Şirketten Sigortalılık İptali Emeklileri de Vuruyor 21-02-2020 21:32 Suriyeli Sığınmacılar Krizinde Rusya'nın Rolü 21-02-2020 20:22 Türk-İslam Sentezi Mümkün Mü 20-02-2020 20:02 Havuçlu Pilav 19-02-2020 20:19 Onuncu Işık: Çevrecilik 19-02-2020 20:45 Ankara'da Ferfene Geleneği 19-02-2020 20:01 Türk Milliyetçiliğinin Sorunlarından Biri: Aman Ağzımızın Tadı Kaçmasın 17-02-2020 20:23 O Mu Ahlâk, Bu Mu Ahlâk 17-02-2020 20:13 Ahlâk Gerekli Mi 18-02-2020 21:06 Yeni Toplum Yeni İktidar 14-02-2020 10:18 Ozan Arif'i Anarken 12-02-2020 20:12 Bizi Kadınlar Kurtaracak 12-02-2020 20:28 Almanya'ya Göçün İlkleri Aslında Daha Eskiye Dayanır 11-02-2020 19:56 Lenin Alman Ajanı Mıydı 10-02-2020 20:24 Arktik Yeni Ortadoğu Olur mu? - 1 07-02-2020 20:03 Toplumsal Evrim ve Kapitalizmin Kâr Güdüsü 06-02-2020 20:15 Fitne Çıkarmayın 05-02-2020 20:02 Deneme Biçiminde Bir Üstopya: Dijital Hukuk 04-02-2020 20:27 AKP'nin Alanını Daraltmak 04-02-2020 19:59 Bir Kutsala Dokunmak: Nevzat Kösoğlu'na Dair 03-02-2020 19:59 Almanya'ya Göç Zamanı ve Sebepleri 03-02-2020 21:02 Her Hayat Ayrı Bir Tecrübedir 02-02-2020 21:14 "Celaliyim, Celalisin, Celali" 02-02-2020 20:13 Ankara'da Ünlü Heykeltıraş: Aslan Başpınar 02-02-2020 21:10 Ülkücü Kullanılmaz 30-01-2020 20:29 Türk Milliyetçiliği ve Anlamsız Tartışmalar 30-01-2020 20:00 Atatürk'ün Tarım Politikaları - Rize'de Çay Hasadı 30-01-2020 20:14 Ajan 29-01-2020 19:58 İbrahim Dülger'in Ardından -1- 28-01-2020 20:46 Elçibəydən Sonra 28-01-2020 20:17 Avrupa'daki Irkçılık 27-01-2020 19:59 Neden "Milliyetçi" Değilim 26-01-2020 21:02 Ankara'da Hocaların Hocası Sanatçı: Mustafa Ayaz 26-01-2020 20:55 Enver Altaylı Meselesi ve Türkeş Nosyonu 25-01-2020 20:25 Çar Putin Hükumeti Düşürdü 24-01-2020 19:53 Türk Milliyetçilerinin Pozitivizm ile İmtihanı 23-01-2020 19:58 İstanbulludan İntikam Projesi: Kanal İstanbul 20-01-2020 20:23 Ankara'da Bir Duayen Heykeltıraş Burhan Alkar 19-01-2020 20:01 Libya’nın Kalbi Moskova’da Attı 17-01-2020 19:59 Organize Toplum, Ekonomi ve Spor 16-01-2020 20:00 Dost Yüzün Gördükçe 15-01-2020 21:07 İranda baş verənlər kimlər üçünsə "yorğan davası", bizlər üçünsə, TÜRKÜN DAVASIDIR! 14-01-2020 20:34 "Türken Raus" Diyen Avrupalılardan Türkleri Ev Sahibi Kabul Eden Avrupalılara 13-01-2020 20:01 Bencilliği Nasıl Öğreneceğiz 15-01-2020 20:31 Başkent Ankara'da Yaşayan Sanatçılar 11-01-2020 20:15 Türkiye'de İş Sağlığı ve Güvenliğindeki Sorunlar 10-01-2020 21:00 2019’da Putin Rusların Gönlünü Kazanamadı 10-01-2020 20:31 Bizden Ne Çok Şey Çaldılar 09-01-2020 20:57 Kılık Kıyafet Devrimi ve Cumhuriyetin Sınıfsız Toplum Ütopyası 09-01-2020 20:33 Bu İşin Sırrı Ne 09-01-2020 20:45 Şamanizmi Güncelleme Girişimi Olarak Burhanizm veya Ak Din 08-01-2020 20:53 Hariçten Gazel 08-01-2020 21:01 “Milliyetçiliğin Altın Çağı” 08-01-2020 15:58 Fars Şovnizminin İslam Maskası 06-01-2020 21:03 Avrupa'daki Türklerin Her Dönem Başının Belası: Dolandırılmak 06-01-2020 19:59 Bozkırın Ortasında Bir Vaha: Ankara 05-01-2020 20:28 Bir Yemekhane Meselesi 02-01-2020 20:30 Türk Devrimleri; Harf Devrimi ve Ölçüler Kanunu 02-01-2020 20:00 Millî Devletin Yerini Şirketler Mi Aldı 02-01-2020 15:51 Mum Eğer Yanmırsa Yaşamır Demek 01-01-2020 20:00 Tarih Fetişizmi yahut Meçhul Okuyucuya Mektup 31-12-2019 20:36 Game Of Thrones'un Esin Kaynağı: Güllerin Savaşı 29-12-2019 21:09 AOÇ ve Mustafa Kemal'in Tarım Politikaları 26-12-2019 19:59 Layiqli Vətəndaş Olmaq Üçün İnsan Olmaq Gərəkdir 25-12-2019 19:59 Avrupa'da Milliyetçilik Anlayışı 24-12-2019 20:34 Ankara Efeleri 22-12-2019 20:26 Braveheart'tan Doğu Türkistan'a 21-12-2019 19:47 Doğu Akdeniz’in ‘Kalpgâh’ı: Kıbrıs 21-12-2019 19:47 Kençliyü ya da Han Yağması ve Mustafa Kemal Ekonomisi 19-12-2019 20:21 Bir veya Üç Yüz Kişi 18-12-2019 21:14 Dünden Bugüne Kimlikçi Siyaset Üzerine Düşünceler 18-12-2019 20:15 Türk-Rus Dostluğu(!) 16-12-2019 21:23 Davadan Döneni Vurun 16-12-2019 20:25 Kadın Mücadelesi Üzerine 17-12-2019 20:34 Ankara Türküsü "Misket" 15-12-2019 20:17 Avrupa'da Türk Varlığının Dünden Bugüne Neleri Değişti 14-12-2019 20:56 Türk Mitolojisinde Ayaz Ata Yoktur 14-12-2019 20:04 İdeologiya 13-12-2019 20:16 Rusya’nın Çekmecedeki Tabancası: Wagner 13-12-2019 20:17 Ankara Ahi Cumhuriyeti 12-12-2019 20:10 Siyasal İslam Hücreleri 12-12-2019 19:57 Ne Halklar Ne de Ümmetiz: Türk Milletiyiz 11-12-2019 20:25 Pelinsular, Sümeyyeler, Düşünceler 10-12-2019 20:01 Derelerle Süslü Bir Ankara Olmalı 08-12-2019 20:42 Doğu Akdeniz’de Çekilen Şah: Türkiye-Libya Mutabakatı 07-12-2019 20:16 Diktaya Açlık 07-12-2019 19:56 Elektronik Doğrudan Demokrasi 05-12-2019 21:04 3 Aralık Dünya Engelliler günü imiş, Adamlığımızdaki Engeller Hariç... 05-12-2019 21:19 Şiirimize Ne Oldu 04-12-2019 19:59 Avrupa Eski Avrupa Değil 04-12-2019 19:58 Biz Kimik, Məclis Onun Məclisidir 03-12-2019 20:23 Kadim Bir Türk Şehri Harput 01-12-2019 21:00 Türkçe ile Felsefe Yapamazsınız 01-12-2019 19:57 İspanya: Sürprizlerin Sürpriz Olmadığı Memleket 29-11-2019 19:08 Türkiye Evrensel Değerlere Bigane Kalarak Yönetilemez 29-11-2019 19:17 Don Kişot ve Günümüzün Yandaş Zekası 28-11-2019 21:02 Yeni Nesil Milliyetçiler Vatanı Nasıl Seviyor 23-11-2019 18:11 Müslüman Kardeşler 19-11-2019 18:25 Milliyetçilik Bir Egemenlik Meselesidir 15-11-2019 17:59 Suriyeliler Sorunu: İnsanlıkla Öfke Arasında Muhalefet 10-11-2019 18:05 Dede Korkut Aslında Homeros Mu? 09-11-2019 17:55 Atatürk Ezelî ve Ebedî Türk Dünyasının Sönmez Güneşi 09-11-2019 16:12 Gelecek Geliyor 07-11-2019 15:45 Sözde Ermeni Soykırımı 02-11-2019 20:09 Diriliş İçin Bir Milletin Ayağa Kalktığı Yerdir Sakarya 02-11-2019 20:24
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA