M. Bahadırhan Dinçaslan
Giriş Tarihi : 03-02-2021 22:49

Bir Polis Yazısı

Bütün dünyada üniformalı mesleklere bir saygı, tazim ve/veya sempati vardır. Asker dayı rol modeliyle büyümüş bendenizde de var – ne zaman bir havacı subay görsem esas duruşa geçesim gelir. Asker ve polis, biri dış, diğeri iç güvenliği teminle görevlendirilmiş iki üniformalı meslek; ancak bu ikisi haliyle birer “meslek”ten ötesidir.

Esprit de Corps da denir, ölüm ihtimalinin her zaman kendini gösterdiği bu meslekleri yapanların bireysel psikolojilerinin ve kolektif uyumlarının sağlanması için birtakım manevi motifler, ritüeller, gelenekler geliştirilir. Osmanlı zamanında bir subay, mesela, erata “evlatlarım!” diye seslenirdi – zira eratın gözünde baba, geleneksel olarak otorite figürüydü ve subay bu figürle özdeşleşmek zorundaydı.

Fakat madalyonun diğer yüzü de şudur: En sert, haşin baba dahi evladını ölüme yollayamaz; bu sevgiden kaynaklanmasa bile, tarlayı ekip biçecek iş gücünü kaybetme kaygısından ileri gelir mesela. Fakat subay “evladım” dediği askeri ölüme yollayacaktır, onu ölüme yollayabilmek için bu motifi yerleştirmiştir. Yani bütün bu ritüeller işlevsel oldukları için vardır, hakikat öyle olduğu için değil. Kimse cephede yaşamını yitirdiğinde ölümsüzleşmez, ancak bu korkunç hakikati olduğu gibi anlatırsanız, en diğerkam asker dahi ölüm gerektiren hallerde tereddüt edecektir. Bu yüzden Allah, her zaman “bizim” yanımızdadır, savaşan taraflar aynı dine inanıyor olsalar dahi. “Erenler bize imdade” gelirler; okumalarım gösteriyor ki, mesela, Gelibolu civarında gökyüzünden doğaüstü varlıkların gelip düşmanı yok etmesi motifi ta erken dönem Osmanlı’da bile var.

Bu tür ritüellerin, motiflerin, ululamalar ve mistikleştirmelerin olmasında beis yok – ancak subay buna inanırsa sorun var. Düşünün ki, ordu komutanımız harp planı yapmıyor da, gökyüzünden gelecek atlıların ordusunu kurtarmasını bekliyor. Bunun gibi, polisin de, canı -üstelik başkalarını korumak uğruna- sürekli tehlikede olduğu için övülmesi, birtakım ritüeller geliştirmesinde beis yok, aksine faydalıdır. Üniformanın saygı görmesinde de sorun yok – hiçbir para, başkaları uğruna beden bütünlüğü ve ruh sağlığını riske etmeyi satın alamaz zira. Ama polis övülmeyi ve saygı görmeyi aşar da, kutsanmaya başlanırsa, polis kendisinin ulu, yüce, muhteşem bir insan olduğuna gerçekten inanmaya başlarsa, orada bir sorun var.

Mesela, taze cumhuriyetin İngiltere’yle sıradan bir iletişimini dahi “işte Mustafa Kemal’e İngiliz desteğinin belgesi!” diye manşetten veren AKP’liler gibi olsaydık, polisin aslında saygı görmeyi bırak, her zaman kuşkuyla yaklaşılması gereken bir tipleme ve örgüt olduğunu yazabilirdik. Öyle ya, Falih Rıfkı başta olmak üzere mütareke döneminin İstanbul’una dair yazıp çizenler anlatırlar: İşgalci İngilizler sık sık “Türk polisine riayet edilmesi” çağrısı yapıyorlardı. Zira bir ülke işgal edildiğinde, asayişi ve nizamı sağlayacak yerli işbirlikçilere ihtiyaç duyarsın; bu işbirlikçilerin de “kendi insanının güvenliğini temin etmek” gibi bir bahanesi olacaktır. Aslında bu güvenliğin temin edilmemesi, işgal karşıtlarının işine gelir, zira huzursuzluğu arttırır ve sabotaj, kaçakçılık gibi faaliyetleri mümkün kılar. Ama polis, hem “neticede kendi insanımı koruyorum” bahanesiyle vicdanını rahatlatarak çok rahat işbirliği yapabilir. (Polis İngilizlerle işbirliği yaparken, polis ve jandarmanın peşine düştüğü eşkıyalar o dönem vatan kurtarıyorlardı, bu da ilginç bir kesit.) Bu yalnız Türkiye’de değil, bütün dünyada böyledir: Almanların 2. Dünya Savaşı’nda işgal ettikleri bölgelerde, Belçika başta olmak üzere, polis güçleri doğrudan işbirliği yapmışlardı. İlginçtir ki, akabinde Almanya işgal edilince, bütün Alman askerleri terhis edilip silahsızlandırıldığı halde, Alman askeri polisi bir yıl kadar görev yapmaya ve müttefiklerin emrinde silah taşımaya devam etmişti – asayiş ve nizamı sağlamak için.

Yani polis zatında kutsal değildir; evet, yaptığı işi düzgün yapabilmesi ve teşvik edilmesi açısından saygı görmesi iyi bir şeydir, üniformanın saygınlığının zedelenmesinin hiçbir toplumsal faydası olmaz – ancak üniformanın kutsanmasının da anlamı yoktur, üstelik zararı vardır. Üniformanın saygınlığını yok edecek olan, tam olarak budur: kutsanmak. Polise ismet sıfatı verdiğinizde, “polisine sahip çıkan bakan” pozları kestiğinizde, polisin kendine dair halüsinasyonlar görmeye başlayıp tanrı kompleksiyle davranmaya başlamasını, nihayet görevini kötüye kullanıp, hesap vermezliğine sığınarak üniformasına leke sürmesini teşvik etmiş olursunuz.

Şu halde “ortalama Anadolu insanı”ndaki “polisimize baş kaldırıyürler!!” tavrındaki sefalete acımamak elde değil. Zira mesele protestoyu gerçekleştirenin kim olduğu, neci olduğu değildir: TamgaTürk’te daha evvel bir yazımda açıklamıştım, teröristin malını çalarsan yine hırsızlık suçu işlemiş olursun, yahut teröristin babası ölürse mirası yine teröriste kalır. Yani cumhurbaşkanının, bakanın lafları doğru olsa bile, evvela yürütme mensuplarına bunun gereğini yapmak düşer, dedikodusunu değil. Sonra, polisin mevcut yaklaşımı yine meşrulaşmaz, zira devleti teröristten ayıran ve ondan üstün kılan budur, polis “zaten teröristmiş, bir de döveyim”, “işkence de edeyim”, “tecavüz edeyim terörist nasılsa” diyemez. Vazife ve salahiyet kanununun öngördüğünü yapar, orantısız güç kullanmaz, hele toplumun geniş kesimlerinde infial uyandıracak eylemlerin içinde asla yer alamaz. Mevcut emniyet teşkilatı, toplumsal olayları yatıştıran değil, alevlendiren bir yaklaşımla; açıkça hukuksuzluk yaparak vatandaşına “sapık” diyebilen bir bakanın emrinde, olabilecek en kötü şekilde yönetiliyor. Bu gerginlikten oy devşirmeyi umuyorlar, o yüzden karşı tarafa “terörist, sapık” vs yaftaları takıyorlar; ancak anlamadıkları, bunu yaparak zerre miskal kalmış devlet ciddiyetini de büsbütün ortadan kaldırdıklarıdır. İşte, “polisimize nasıl garşı gelirlerr!!” diye bağıranların da sefaleti burada başlıyor: Kendilerini de bu muameleye layık görüyorlar. Öyle ya, sen vatandaşsın, polis bir vatandaşı kendince yaftalayıp dövebiliyorsa, yarın seni de dövebilir. “Falancalar hak ediyor” demek, “ben de hak ederim” demekten farklı değil.

Üstelik, çok sıkıştıklarında başvurdukları savunma, polisin “emir kulu” olduğu. Emir kulu olmadığı, maaş, özlük hakkı, emeklilik, prestij vs. hiçbir şey kazanmadığı, hatta üstüne dayak yediği halde protestosunu yapmaya giden, düşüncesinin arkasında duran insanın değil de, emir kulunun saygı ve sevgi görmesi abes değil mi? Tam olarak bu anlayış, bu toprakların bir türlü medenileşememesinin nedenini özetliyor gibi.

Hemen her gün sosyal medyada kimlik sorma bahanesiyle genç kızları taciz eden polisleri okuyoruz. Taciz/tecavüz şikayetiyle karakola giden genç kızların, polisin imalı laflarına maruz kaldığını dinliyoruz. Bu rektörden memnun değilim diyen genç hemen terörist oluveriyor ve yerde tekmelenmesi bir anda meşrulaşıyor. Bu manzarada, üniformayla halk arasına bir kama sokulduğunu görüyorum ben; üstelik şikayetler dillendirilince şucu bucu olmakla, yerli ve milli olmamakla vs. itham etmek başvurdukları yegane yöntem; bir kez olsun meseleyi didikleyip vatandaşın şikayetini gündeme almıyorlar, polisi ıslah ve ihya etmiyorlar. Hem polisin mesleki taleplerini, beklentilerini karşılamıyor; polisliği “iş bulamamış milliyetçi-muhafazakar, eğitimsiz yığınların en kötü ihtimali” olan bir seçeneğe, “karın doyuran garantili iş”ten başka vaadi olmayan sevimsiz ve süfli bir kariyer yoluna dönüştürdüler – hem de vatandaşın polisten beklentisini gündeme almıyorlar.

Neden? Nedeni basit, Türkiye’de islamofaşizm vardır ve aç bıraktıkları, mesleksiz, işsiz, maişetsiz bıraktıkları çocuklara lütuf gibi, sadaka gibi polisliği gösteriyorlar ve böyle açlıkla, yoksunlukla terbiye ede ede kendi askerlerine dönüştürüyorlar: Vur deyince öldüren, dağıt deyince parçalayan. Tek tek polis memurlarının bu işteki günahı ihmal edilebilir seviyede, zira yarattıkları yeni toplum o yaştaki gençlerin görgülerini ve vakarlarını arttırabilecekleri bir ortam sağlamıyor, hırçınlaşıyor ve son çare olarak polisliğe tutunuyorlar. Bu kasıtlıdır, bizzat devletin planıdır ve vatandaşla polisi karşı karşıya getiren, nihayet üniformalı meslekleri nefret objesi haline dönüştürmeyi amaçlayan, korku üzerine bina edilmiş bir saltanatın tasarrufudur.

AKP, memleketin yeni nesillerini devletten, milletten, yerlilikten, millilikten soğuttuğu gibi, polisten de soğutuyor. Sağduyulu polis memurları varsa, ki varlar, bunu dikkate almalı, “emir kulluğu”ndan sıyrılmalı, devleti temsil eden üniformanın hakkını vererek ideolojilere değil, vatandaşa hizmet ettiklerini hatırlamalılar. Yoksa çok uzun yıllar boyunca polis, hafızalarda epey olumsuz kodlanacak ve bugün olduğundan bile daha sevimsiz, daha hor görülen bir mesleğe dönüşecek.


M. Bahadırhan Dinçaslan

NELER SÖYLENDİ?
@
M. Bahadırhan Dinçaslan

M. Bahadırhan Dinçaslan

DİĞER YAZILARI Develi Video - AKP'nin En Kötü Taklidi 25-10-2021 11:45 TamgaTürk'ün Kısa Öyküsü 20-10-2021 11:25 Aydınlanma'nın Fosseptiği 10-10-2021 13:51 Alp Er Tunga'nın Mezarını Bulmak ya da Bulamamak 05-10-2021 12:12 Senin Fikrinin Ne Önemi Var Vasat Herif yahut Ajdar Problemi 30-09-2021 12:33 Post-AKP Dönemine Milliyetçiliği Hazırlamak - II 29-09-2021 11:25 Post-AKP Dönemine Milliyetçiliği Hazırlamak 26-09-2021 11:23 Türk Milliyetçiliğinin Sahipliği Kavgası: Hudutsuz Namussuzlar 05-09-2021 13:39 Bir Komplo Teorisi: LGBT Kampanyasının Ekonomisi 27-08-2021 11:58 Afgan Anayasası Nasıl İflas Etti? 16-08-2021 14:24 Taş Kesilmek: Bir Savruk Hasbıhal 09-08-2021 11:05 Türk Milliyetçiliğinin 7 Temel Meselesi 27-07-2021 12:04 Derin Devlet Meselesine Farklı Bir Bakış 16-07-2021 11:39 Şort Giydi Diye Ağlatılan Kız ve Davarlar 06-07-2021 13:27 Türk Aile Yapısı ve Anonimleştiren Cemaat 02-07-2021 14:31 Sokakta Köpek Olmaması Gerektiğini Bilallere Anlatmak 30-06-2021 19:13 Kutsallar ve Domuzlar: İslamcılığın Sekülerleşmesi 28-06-2021 11:29 Milli Şairimiz Kimdir? 21-06-2021 23:38 Sen Hiç Milliyetçiye Benzemiyorsun 09-06-2021 20:48 Yakın Dosta Kredi Çekmek: Yalnızlar Ülkesi Türkiye 07-06-2021 01:25 Batı’yı Aydınlatmak: Yeliz’in Dedesi ve Erbaş’ın Zırvaları 04-06-2021 12:23 Faydalı Kilisenin Papazından 7 Ölümsüz Oyun Önerisi 24-05-2021 14:37 Sorusuz Bir Toplum: Kadim Cevaplarla Yetinmek 23-05-2021 14:30 Muhaliflerin Ümidini Baltalamak – Bir Seküler Günah 11-05-2021 12:38 Neden Milliyetçiyiz – Bir Nutuk Taslağı 02-05-2021 16:10 Türk Usulü İslam Arayışına Dair Birkaç Not 29-04-2021 01:31 Faydalı Kilisenin Papazından Mitoloji Kitapları Seçkisi 20-04-2021 22:51 12 Nisan Şakası(!) ve Mizah Üzerine 12-04-2021 21:49 Türk Esirlerine Yardım Eden Bir Uygur'un Düşündürdükleri 04-04-2021 23:44 İbne LGBT Olunca 29-03-2021 16:53 Milliyetçi Siyasetin Geleceği: Özdağ ve Kuracağı Parti 21-03-2021 00:01 Büyük Adam Yaratamamak: Neden Bu Haldeyiz? 12-03-2021 15:32 Azgın Milliyetçilik: İnfial Yaratan Şiddet Olayları ve Milliyetçilik İlişkisi 07-03-2021 14:34 Eyam’dan Eyyamcılığa: Salgın Tedbirlerinin Bitmesi Gerekliliğine Dair 05-03-2021 12:43 Trrrummm Tiki Tak - Makinalaşmak: İnternet Çağının Hafızasız Yığınları 28-02-2021 19:39 Bir Kitap Nasıl Basılıyor? 19-02-2021 20:55 Şeriatçılar Ay'a Gidebilir mi? 15-02-2021 14:26 Samimi İslamcılar ve Yapmacık Muhalifler: Bir Eleştiri Yazısı 11-02-2021 14:12 Boğaziçi Olayları ve Makul Vatandaş: Ya-Ya Kamplarına Mecbur Muyuz? 08-02-2021 02:51 Bir Polis Yazısı 03-02-2021 22:49 Turan Hayal Midir - II 24-01-2021 23:53 Qanon: Bir Siber-Kültün Portresi 22-01-2021 01:39 Şimşirgil'in Cevabına Cevap 17-01-2021 15:39 Sosyal Medya: İnternetin Poposunun Rengi 10-01-2021 16:40 ABD'den Türkiye'ye İki Kamplı Siyaset 08-01-2021 11:37 Sümüklü Sıpalar ve Medya Sansürü 06-01-2021 16:33 Teröristsin Teröristim Terörist 05-01-2021 21:03 Nazım Dişe Dokunur mu IV: Şiir İnsanların Umrundayken 28-12-2020 10:37 Bayburt’un Acı Serencamı – Türk Kültüründe İçkinin Yeri ve Önemi 23-12-2020 21:23 Türk Milliyetçiliği Gözünden Mevlana 22-12-2020 11:10 Kuzgun - The Raven 20-12-2020 02:56 7 Güzel Ressam 13-12-2020 01:14 Türk Edebiyatı mı Türkçe Edebiyat mı? 10-12-2020 15:20 Türk Milliyetçileri Kime Oy Verecek? 09-12-2020 13:06 Nazım Dişe Dokunur mu III: Bohemya’dan Bürokrasiye 09-12-2020 00:47 Nazım Dişe Dokunur mu II: Alt-Kültürün İçyüzü 06-12-2020 18:55 Nazım Dişe Dokunur mu I: Şiir Nasıl Gözden Düştü? 05-12-2020 15:31 Mustafa Öztürk'le Dayanışma: Rafızi Olma Hürriyeti 03-12-2020 16:20 Etimoloji: Mihrap, Feriştah, Kalak, Gerekmek 27-11-2020 12:37 CHP’den Atsız Parkı yahut Alevilik Ali’yi Sevmekse Biz de Aleviyiz 19-11-2020 15:34 İyi Şiir Üzerine 17-11-2020 15:51 Batı'ya Ağıt 15-11-2020 23:01 Azerbaycan Sahada Kazandı – Masada Kaybetti – mi? 11-11-2020 13:42 Onlar Kalabalık, Biz Yükseğiz - II 09-11-2020 13:32 Karabağ'dan Turancılık Dersleri 08-11-2020 18:46 Onlar Kalabalık, Biz Yükseğiz - I 04-11-2020 21:17 Eşit Değiliz: Demokrasi ve Alt-İnsana Dair 02-11-2020 14:29 İfade Özgürlüğü: Karikatür Çizme Hürriyetine Dair 27-10-2020 15:08 Alt-İnsanın Müziği: Rap 23-10-2020 12:38 Türk Milliyetçilerini Bekleyen Kavga 18-10-2020 23:58 Anayasa Mahkemesi Tartışmasından Kadir Şeker’e: Devlet Kabadayılığı 14-10-2020 12:36 Etkili Hitabet Sözlüğü IV – Türkçenin Sırları 09-10-2020 11:53 Türk’ü Teoriye Hapsetmek 06-10-2020 13:55 Türk Milliyetçileri Neden Dağınık 29-09-2020 13:22 Etkili Hitabet Sözlüğü III – Etkileyici Metin Örnekleri 28-09-2020 12:39 Etkili Hitabet Sözlüğü II – Retoriğin Teorisi 24-09-2020 11:22 Etkili Hitabet Sözlüğü I – Retoriğin Sırları 22-09-2020 11:52 Mitolojiden Beslenmek: Arthur mu, Beyrek mi? 21-09-2020 10:52 Ne Gereği Var Gülüşü 17-09-2020 12:44 Dini Çıkarırsan Geriye Ne Kalır? 16-09-2020 10:35 Koydu, Koyduk, Koyarız: Koyunların Milliyetçiliği 15-09-2020 11:13 Elini Sallasan Elli Hassasiyet 14-09-2020 14:35 Türk Kaşarı: Halkımızın Bir Bölümünün Değerleri 07-09-2020 14:02 Köpekbalıklarının Türkiye'si 31-08-2020 13:05 Ölüm Orucu: Devletin Temelinde Bir Dinamit 30-08-2020 00:00 Dış Türklere Rağmen: Turancılığın Zırvaları(!) 27-08-2020 14:36 Türk Milliyetçisi Nasıl Bir Demokrasi İster? 23-08-2020 17:53 Örs, Çekiç, Kılıç: Rock ve Siyaset 17-08-2020 15:52 Hasbıhal XI: İngiliz-Amerikan Şiirlerinden Seçmeler 13-08-2020 23:11 Bedevinin Şerrinden Atatürk’e Sığınmak 04-08-2020 16:58 Hasbıhal X: Coleridge ve Kubilay 30-07-2020 00:40 Dosya: Gençler Dinden Neden/Nasıl Çıkıyor? 28-07-2020 18:17 AKP'yi Alkışlayarak Yıkmak 14-07-2020 14:47 Microtargeting: Kapıda Bekleyen Devrim 08-07-2020 15:54 Türk Milliyetçiliğinin Ekonomi-Politiği: İnsan Fıtratı ve Orta Sınıf 06-07-2020 15:58 Ziya Selçuk’a Kapalı Mektup 24-06-2020 22:26 Haydi Irkçılık Yapalım 21-06-2020 17:04 Muhalif Mevzilerde Canavarlaşma Problemi 16-06-2020 23:26 Faydalı Kilisenin Papazından 20 Makale Önerisi 14-06-2020 15:13 Zihin Jimnastiği: Polonya Türkiye Hattı 08-06-2020 20:58 Türk Kime Denir 27-05-2020 19:54 Bella'nın Kısa Donu 22-05-2020 21:02 Barnabas İncili: Bir Zırvanın Anatomisi 19-05-2020 20:21 Benim Seküler Milliyetçi Kardeşim… La Tahzen! Ve Düşmanım: Hele Bir Oku… 20-04-2020 20:23 20 Yaş İhtiyarları ve 30 Yaş Gençleri 16-04-2020 19:08 Sinanoğlu: Eternal Sunshine of the Spotless Türkçe 14-04-2020 18:33 Salgın ve Ekonomi: Kara Vebadan Sonra 12-04-2020 20:15 Türkçülüğün Farzı: Zengin Olmak 02-04-2020 21:26 Turan Hayal midir? 26-03-2020 15:25 Rus Gribinden Çin Virüsüne: Salgınlar ve Toplum 23-03-2020 14:28 Seküler Milliyetçilik: Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi 19-03-2020 19:59 Korona Salgını ve Milliyetçilik 17-03-2020 20:55 Siyaset ve Ahlak: Mülahazalar, Gözlemler ve Beddua 11-03-2020 20:17 Türkçü Feminizm: Başörtüsü Tartışmaları ve Birtakım Öneriler 02-03-2020 20:19 Şehitlerin Ardından Gülenlere Dair Küfür İçermeyen Bir Yazı 01-03-2020 18:17 Vahşi Doğu’nun Kovboyu: Kadir Şeker 12-02-2020 19:58 Sosyal Medyanın Korona Virüsü: İlginç Bilgi 09-02-2020 20:00 Türk Milliyetçiliğinin Ekonomi Politiği – Çare Kapitalizm 02-02-2020 15:53 Devlet Fetişi ve Deprem 26-01-2020 20:02 Gidecekler… Ya Sonra? 21-01-2020 20:39 Din mi Kültürü Etkiler, Kültür mü Dini Etkiler? 16-01-2020 14:43 İki Parti Kıskacında Milliyetçiliğin Geleceği 15-01-2020 19:58 Bozkır Hikayeleri: Türk Çocuğuna Bir Hediye 13-01-2020 14:24 Erkeklerin Aşk Acısı ve Bir Kadın Olarak Milliyetçilik 10-01-2020 18:00 Türk Ocağı’nda İncir Ağacı 03-01-2020 22:52 Yerli Otomobilin Gözleri 28-12-2019 19:57 Kutsal Kitabın Stratejisi – Tapınakçı Altınları 26-12-2019 15:09 Mansur Başkana Bir Ankaralı Mektubu 23-12-2019 14:27 Bizden Neden Bir Halt Olmaz 18-12-2019 20:14 Samimiyetinizi Seveyim 17-12-2019 19:59 Britanya Seçimleri: Yeni Sağ-Sol Savaşı 13-12-2019 23:54 İntihar Ediyorum – Lütfen Bu Yazıyı Okuyun 09-12-2019 18:30 Ali Babacan Ne Dedi 26-11-2019 23:32 Dinin Adamından Uzak Dur 25-11-2019 17:59 Milliyetçileri Silahlandırmak 18-11-2019 18:23 10 Kasım'da Dikilmek 11-11-2019 15:55 Medeniyet Fay Hattına Kurulur 04-11-2019 17:59 İmamoğlu ve Yavaş: İki Başkana Dair Bir Analiz 27-10-2019 17:58 İmkansız Muhafazakarlık ve Muhalefet 10-10-2019 15:04 Gönülleri Birleşenlere Bir Davet 10-10-2019 14:56
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA