Habib Yalçın
Giriş Tarihi : 24-12-2020 10:32

Kalıcı Avrupa Türklüğü

Yıllar önce iş gücü anlaşması ile Türkiye’den binlerce insan Avrupa’ya iş gücü olarak gittiler..
Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, İsveç, Danimarka, Avusturya yani her Avrupa ülkesinde Türkler var.

Tabii ilk giden Türkler özellikle özel olarak seçilmiş ve iş gücü ihtiyacını karşılayacak insanlardan oluşmuştur.

İlk giden nesil çok sıkıntılar çekmiştir..
Dil yok, yol bilmek yok..
Sadece iş ve o zaman şartlarında kaldıkları bekar evlerinin yolunu öğrenmişlerdi.

İşten eve, evden işe giderlerdi. Kamu ile işleri olduğu zaman çalıştıkları iş yerinde oluşturulan tercümanlar tarafından işleri halloluyor ve tercümanlar onlar için çok önem arz ediyordu.

Tercümanlar da genellikle Türkçe bilen Yunanlılardan oluşuyordu.

Tabii ki ilk giden daha çok kırsal kesimin insanı, dil öğrenmekle  zorlanan, köyünden gelmiş bir çoğu okul görmemiş insanlardan oluşuyordu.

En büyük özellikleri geldiği yerin kültürü örf ve adetleri ile yaşayan ve gerçekten Batılı komşularının “gıpta” ile baktığı evini barkını emanet ettiği insanlardı.

“Türklerin en çok sevildiği zaman dilimi, ilk neslin gittiği zamandır.”

Eğer iyice incelerseniz, ilk gidenlerde yabancı hanımla evlilik daha fazladır..
Sebebi dürüstlük, çalışkanlık ve karekter olarak sevilmeleridir; bu nedenlerle daha sonra Türkiye’den iş gücünü gelmesi ardı kesilmemiş ve artarak devam etmiştir.

Avrupa’ya ilk giden neslin ilk amacı köyünde bir ev yapmak, bir traktör almak ve biraz para biriktirip ülkesine geri dönmekti.

Aylar yılları kovaladıkça alışıyorlar ve topluma entegreyi sağlayarak çalışmaya devam ediyorlardı.

Artık bekar evlerinin yerini Türkiye’den eşlerini getirerek birleşen aileler alıyor ve hızla sosyal hayata katılmaya çalışıyorlardı.

Tabii ki o zamanlarda "Almanya acı vatan" sözü çok kullanılmıştır, bu sözün sebebi eşinden ayrılarak yapılan evlilikler Avrupa’yı acı vatan ilan etmişlerdi.

İlk gidenlerin toplanma yerleri meşhurdur;
Almanya’da "Bahnhof”lar, İsveç’te "santral” dedikleri yani tren istasyonlarındaki kafeteryalardı.

Hafta sonu buluşma  dertleşme yerleridir, işsizlere iş bulma yerleri, evi olmayanlara ev bulma yerleriydi.

Zaman geçtikçe ihtiyaçları hasıl oldukça yeni şeyler istiyorlardı.. Cemiyetler kurarak bir çeşit gettolaşmanın önünü açıyorlardı.

Bayram namazı ve cuma namazı kılma ihtiyacı için, fabrika köşelerinde barakalar arasında ihtiyaçlarını gören Türkler, artık mekanlar tutarak bu işleri görmeye çalışıyorlardı.

İlk giden neslin sadece çalışma müsaadesi vardı.. Gayrimenkul satın alma veya iş yeri açma müsaadesi yoktu.

Bu nedenlerle ilk giden Türkler kalıcı değil, geçici olduklarını bile bile çalışıyorlardı.

Almanlarda zaten yabancı iş gücüne şu ismi takmıştı; "Gastarbeiter”, yani misafir işçi statüsünde görüyorlardı.
O zaman zarfında zaten Türkiye’de de bu insanlara “Almancı” veya “gurbetçi” deniyordu.

Bu ne zamana kadar sürdü derseniz?
1982 yılında Almanya gayrimenkul alımını ve iş yeri açma izninin önünü açtıktan sonra işler tamamen değişmiştir.

Şu anda Türklerin üçüncü ve dördüncü nesil dediğimiz insanlarının % 75’i kendilerinin oturdukları ülkede kalıcı olduklarını söylüyor ve ona göre kendilerini ayarlıyorlar.

Birinci nesil zaten tamamen bitti. İkinci nesil ağır ağır emekliye ayrılıyor veya kesin dönüş yapıyor.

Kalan neslin büyük bir kısmı bulunduğu ülkenin vatandaşlığına geçiyor.
Hem çalışıyorlar hem de aklınıza sosyal hayatın neresi gelirse gelsin, mutlaka orada varlar.

Yarınlarda daha da ileri gideceklerine inanıyorum..
60 bin işveren..
150 bin üniversite de okuyan insanımız sadece Almanya’da bulunmaktadır.

Onun için onların adı artık, ne gurbetçi ne de Almancı!
Onların adı:
AVRUPA TÜRKLÜĞÜDÜR!


Habib Yalçın 

NELER SÖYLENDİ?
@
Habib Yalçın

Habib Yalçın

DİĞER YAZILARI Suat Başaran’la Oyalanmak 25-03-2021 12:47 Anayasayı Koruma Dairesi (Verfassung Schutz) ve Parti Kapatma 25-03-2021 09:30 Ozan Arif -2- 17-02-2021 10:03 Ozan Arif -1- 14-02-2021 10:56 Ozan Arif ve Mahzuni Şerif 12-02-2021 11:31 Bir Ülkücünün Ardından 09-02-2021 09:03 Mesut Özil ve Avrupa’daki Türk Gençleri 24-01-2021 12:33 Cemaatlar Önce Avrupa’da, Sonra Ülkemizde Milliyetçi Duyguları Asimile Ettiler 20-01-2021 10:48 Bedr’in Aslanları Ancak Bu Kadar Şanlı İdi 15-01-2021 16:12 Ülkücü Hareketin Tarihine Geçmek 12-01-2021 10:45 Devlet Bahçeli ve Siyaset 07-01-2021 09:54 Dünyada Kol Gezen Irkçılık ve Sömürgecilik 04-01-2021 09:45 Avrupa’daki Türkler Ne Kazandı Ne Kaybetti 28-12-2020 10:50 Kalıcı Avrupa Türklüğü 24-12-2020 10:32 Size Bir Camiye Koymama Hikayesi 19-12-2020 14:36 Türkiye Nerede Kaybetti 12-12-2020 13:37 Ali Metin Tokdemir 08-12-2020 10:20 E-Scooter 05-12-2020 15:42 Nobel Ödüllü Aziz Sancar, Aşıyı Bulan Türkler 03-12-2020 11:24 Avrupa Türk Federasyon 28-11-2020 12:11 Başbuğ Türkeş 25-11-2020 18:30 Avrupa'ya Bakış 21-11-2020 12:41 Gurbete Uzanan Yıllar 18-11-2020 11:15 Alman Eğitim Sistemi Neden Başarılı 14-11-2020 10:38 Avrupa’daki Teşkilatlar ve Fransa’nın Tavrı - 2 06-11-2020 09:41 Avrupa'daki Ülkücü Hareket ve Fransa 03-11-2020 16:50 İdealleri Çalınanlar Selam Sizlere 28-10-2020 12:04 Almanya Bizi Kıskanıyor 26-10-2020 15:22 Türk Milliyetçileri Siyasette Yol Ayrımında 21-10-2020 09:11 Siyasal Mezunu Antalyalı Aybüke, Genetik Mühendisi Kastamonulu Ayça 15-10-2020 11:24 Ülkücü Şehitlerimiz ve Mağdurlarımız Derken 13-10-2020 12:31 Fransa İslamı Üzerine 07-10-2020 11:29 Ülkenin Kurucuları ve Türk Milliyetçileri 25-07-2020 17:28 Sahabe 19-07-2020 19:36 Yıldıray Çiçek Kardeşime 15-04-2020 22:44 İhraçlar Üzerine 10-04-2020 20:31 Avrupa'da Yaşayan İnsanlara Maddi ve Manevi Zarar Veren İslamcılar 07-04-2020 20:38 Avrupa Türklüğünü Yiyip Bitiren İslamcılar 02-04-2020 20:36 Almanya'ya Göçün İlkleri Aslında Daha Eskiye Dayanır 11-02-2020 19:56 Almanya'ya Göç Zamanı ve Sebepleri 03-02-2020 21:02
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA