Erkin Çam
Giriş Tarihi : 18-11-2020 11:33

Ödünç Verilmeyen Kitaplarım (1): Çöl Gezegeni Dune

Evinde çok kitabı olanların yakından bildiği bir his vardır, o kitaplar “amatör” okurlar tarafından yağmalanır. Gelirler, alırlar bir hevesle, asla da geri getirmezler. Bunu domuzluklarından yapmazlar, sadece kitap onlar için sizin için olduğu kadar önemli değildir. Hele bir de kitaplardan birini biraz överseniz, o kitabı kaybetmeniz olasıdır. Sonra gidilir, aynı kitaptan bir tane daha alınır, aynı yere konur, o eski baskıdan kalmamışsa homurdanarak yeni baskı alınır. Birkaç ay geçmeden bir bakmışsınız o da gitmiş elden!

İşte ben son on yıldır bu yüzden “ödünç verilmezler rafı” uygulamasına geçtim. Şu anda kitaplığımdaki 80 küsur raftan 4 tanesindeki kitaplar bu evden çıkamaz. Babama da vermem, olmayan sevgilime de vermem, en yakın dostuma bile vermem. Elbette bunlar tamamen öznel seçimlerdir, bir kısmı klasik olsa da bir kısmını görseniz burun kıvırırsınız. Kıvırın, ne yapayım, o kitaplar benim hayatıma değmiştir, bazıları bir tokat gibi, bazıları bir yol tabelası gibidir. İşte bunlardan bahsedeceğim size. Bu hayatta en iyi bildiğim şeylerden, kitaplardan.

Çöl Gezegeni Dune’u tam ne zaman okudum hatırlamıyorum. Kitabı açıp baktım, bendeki 1997 baskısıymış – o yıl okumuşumdur diye tahmin ediyorum. Kitapçıların “yeni çıkanlar” raflarını sıkı takip ettiğim dönemlerdi çünkü.

Bilimkurgu okumayı çok sevdiğim doğrudur, lakin Dune serisini bilimkurgu deyip geçmek çok mümkün değil benim açımdan. Kim demişti hatırlamıyorum, “İyi bilimkurgu iyi romandır” diye (Arthur C. Clarke?), işte Dune tam olarak bu sınıfa girer. Çok iyi bir romandır. Size romanı, konusunu, niye çok güzel olduğunu anlatmaya gücüm yeter mi bilmem, zaten klasikler arasındadır kendisi ve bilimkurgu seviyorum deyip okumamışsanız sizi raftan bir Dune alıp onunla döver kitapçı. Ama bana nasıl dokunduğunu anlatabilirim:

Dune, okumayanlarınız için söyleyeyim, elbette bir hikâye anlatır, güzel de bir hikâyedir, ama insana dair çok şey de anlatır – üstelik didaktik veya sıkıcı olmadan yapar bunu. Her biri başlı başına binlerce beğeni alacak yüzlerce tweet çıkar içinden, bir bilgelik kitabıdır. İnsan psikolojisini, dürtülerini, kitlelerin nasıl yönetileceğini, doğru yolun ne olduğunu anlatıpdurur. Elbette her kitapta olduğu gibi size sunduğu bilgelik, aslında bir parça kâğıt üzerindeki bir mürekkep lekesidir, ancak hayatınıza yansıtırsanız size bir faydası olur.

Ben o devirde biraz biraz sorgulayarak okumaya başlamış gibiydim, yani “bunu okuyorum ama niye okuyorum, yoksa gerçeklerden kaçıp buraya mı sığınıyorum, bunu okumanın bana faydası nedir” dönemimdi. “Adamın biri prensmiş de, gezegene hükmediyormuş da, bana ne yahu? Bana ne faydası var, bundan ne öğrenebilirim ki? Bir hayal neticede” diyordum. Sonra kitap bana ufak tokatlar atmaya başladı, böyle baygın birini uyandırmak için attığımız cinsten, tatlı tokatlar. Bir yerde prensin babası şöyle dedi mesela (hatırladığım kadarıyla yazıyorum): “Biz adalet için yakınmayız. Ellerimiz bağlı değilse kendi adaletimizi kendimiz kurarız”. Al sana bir tokat! Tamam, hükmettiğim bir gezegen yok ama benim için de geçerliydi bu. Ya adalet için yakınırdın bu dünyada, ya da elinden geleni yapardın. Ya da ünlü korku duası: “Korkmayacağım. Korku aklın katilidir. Korku toptan yok oluşa götüren küçük ölümdür. Korkumla yüzleşeceğim…” İlk iki cümlesini hemen anladım ama gerisini yıllarca düşünüp kavrayabildim (en az bir Musashi kadar derin geldi bana). Hâlâ karnımda bir düğümlenme hissiyle karşılaşınca bunu okurum içimden üç beş kere. Bir de elbette Fremen’lerin benim için en önemli lafı “Fazla analiz gerçeğin düşmanıdır!”

Bu laflar sizi pek etkilememiş olabilir, şaşırmam. Ama kitapta eminim sizin için de bir bilgelik vardır. Üstelik o bilgelik gözünüze sokulmaz, kendi başınıza bilgelik madenciliği yapmanıza izin verir kitap. Onun için severim ben Dune’u. Roman olarak da müthiştir.

Bugünlerde dizisi de çekiliyormuş. Benim önerim önce kitabı okuyun, pişman olmazsınız. Bu serideki her kitap için demeyeceğim bunu, ama Dune cidden okunası bir kitap.

Vurucu bir kapanış cümlesi bulamadım.


Erkin Çam

NELER SÖYLENDİ?
@
Erkin Çam

Erkin Çam

DİĞER YAZILARI Ödünç Verilmeyen Kitaplarım (2): Dünyanın Fısıltısı 26-11-2020 11:13 Ödünç Verilmeyen Kitaplarım (1): Çöl Gezegeni Dune 18-11-2020 11:33 Milli Menfaat Nedir, Yenir mi İçilir mi? 20-10-2020 11:26 Bir Ergen Olarak Türkiye Cumhuriyeti 12-10-2020 11:10 Reis'i Anlamak 07-10-2020 11:39 Kriz Fırsatları 30-09-2020 10:08 Kişisel İlişkilerde Her Şeyi Berbat Etmenin Yolları 23-09-2020 10:43 Çalışmadan Nasıl Olacak? 16-09-2020 09:45 Asgari Ücret Prangası 08-09-2020 13:28 Muhalefeti Ele Almak yahut Topal Ördek 31-08-2020 16:52 İyi Biri misiniz? 19-08-2020 09:55 Diyanet İşleri Başkanlığı'na Açık Mektup 11-08-2020 20:25 Kızılay'a Açık Mektup 04-08-2020 20:10 İrfan Nasıl Öğretilir 20-07-2020 21:11 İrfan Nedir 13-07-2020 20:46 Temsili Demokrasinin Sonu 06-07-2020 21:01 Aracıların Sonu 30-06-2020 21:07 En Zorlu İkilem: Gitmek mi Zor, Kalmak mı? 23-06-2020 20:21 Keşke Patron Olduğumda Bilseydim Diyeceğiniz 7 Şey (9 da Olabilir) 02-06-2020 20:32 Freelance Çalışma: Yeni Bir Dönem 25-05-2020 21:20 Otomatik Çeviri Mucizesi (!) 18-05-2020 20:18 Everyday I'm Trolling 05-05-2020 20:11 Gemisini Kurtaran Kaptan 27-04-2020 21:20 Cumhurbaşkanlığı Forsu 23-04-2020 20:49 Bu Olanların Bir Anlamı Olmalı 13-04-2020 20:12 Kökler 04-04-2020 21:31 Ciddiyet ve Aşırı-Ciddiyet 28-03-2020 20:17 Evde(n) Çalışma Rehberi 12-03-2020 20:00 Kendo Nedir, Ne Öğretir 04-03-2020 20:09 Ana Faaliyet Konusu 03-03-2020 20:28 Bizi Kadınlar Kurtaracak 12-02-2020 20:28 AKP'nin Alanını Daraltmak 04-02-2020 19:59 İyi Biri misiniz? 21-08-2020 00:21
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA