Giriş Tarihi : 04-02-2020 19:59

AKP'nin Alanını Daraltmak

Adalet ve Kalkınma Partisi çok uzun süredir iktidarda

Adalet ve Kalkınma Partisi çok uzun süredir iktidarda. Şu ana kadar yaptıkları ve yapmayı taahhüt ettiklerine baktığımda, ülkeyi yönetmeyi “hak ettiklerini” ve “istediklerini yapabileceklerini” söyleyen tarafta durmak benim için mümkün değil, dolayısıyla muhalefetteyim şahsen. Bu benim yasal ve doğal hakkım. Ancak muhalefet tarafında olmak bu ülkede gitgide zorlaşıyor; muhaliflere uygulanan baskılardan bahsetmiyorum, yanlış anlaşılmasın, o başlı başına bir(kaç) yazı konusu, benim bahsettiğim başıboşluk ve umutsuzluk hissi. Ülkeyi bu kadar verimsiz yöneten, tek adam yönetimine sürüklemeye çalışan, eğitimi-adaleti-ekonomiyi bu kadar kötü hale getiren bir iktidarın karşısında muhaliflerin eli git gide güçlenmesi gerekirken, muhalefetin değişim isteğini organize ve kanalize edebilmesi gerekirken, sokaktaki muhalif adam kendini yalnız hissediyor. Kendisi gibi bir sürü insan tanıyor, ama her biri tek başınayken bir güç oluşturmadıklarını görüyor, sıklıkla yılgınlığa kapılıyor. Her yerin AKP işgalinde olması, memlekette sadece onların at oynatması gücünü gidiyor. Ekonomik kriz halinin ötesinde bir mutsuzluk ve umutsuzluk var, bu yeni mezun gençlerin yurt dışına kaçmasından kitap satışlarına, spor yapanların azalmasından obeziteye kadar her alanda kendini gösteriyor. Ülkedeki her alan artık AKP’nin hakimiyetinde (gibi görünüyor). Siyaset alanı daraltıldı, “uslu” olmayan her siyasetçi FETÖ’cülükle veya hainlikle suçlanabiliyor. Medyada sesini duyurma şansı yok denecek kadar az hale geldi. Eğitim ellerinde, YÖK’ünden Milli Eğitimine kadar. Adalet mekanizmasını istedikleri gibi yönlendiriyorlar. Kolluk kuvvetlerini iktidarın küçük ortağı ile paylaştıklarını düşünen tek kişi ben değilim. Ekonomide serbest piyasa kuralları geçerli değil. Devlet ihalelerinden memur alımlarına kadar her kamu alanı iktidarın elinde. Üstelik bunları gayet haklı, normal gören bir de seçmenleri var: “Seçimi kazandıklarına göre, yapacaklar elbette!” Eğer muhalefet bir gün iktidar olmak istiyorsa, ama gerçekten istiyorsa, önce bu alanları ele geçirmek durumunda. Gündemi belirlemek, sesini duyurmak, insanları bir araya getirmek, birlik olmanın gücünü onlara göstermek ve umut vermek zorunda. Yani AKP’nin alanını daraltmak zorunda. Muhalefet bunu bugüne kadar yapamadı; kendimizi kandırmayalım, AKP ekonomi yönetimi bu kadar beceriksiz olmasa ve işsizlik %14’lere vurmasa, belediye seçimlerinde de ciddi bir başarı görülemeyecekti. Demek ki bugüne kadar yapılan şeyler, izlenen yöntemler başarılı değil – AKP’nin alanını daraltacağına ona sürekli alan bırakan bir çalışma biçimi var muhalefetin. Aman her şeyi de biliyorsun madem, ne yapmalı muhalefet? Benim naçizane önerilerim aşağıdaki dört önermenin doğruluğuna dayanıyor ve bunları temel alan öneriler içeriyor. Dört ön kabul: Temel hak ve özgürlükler, basın hürriyeti, laiklik, şeffaflık, hesap verme gibi ahir zaman erdemleri bu halkın pek umurunda değildir. Bunlar üzerinden yapılan muhalefetin halkta (iktidarı değiştirecek düzeyde) bir karşılığı yoktur. AKP beton dökerek, yol genişleterek, kocaman hastaneler yaparak – yani halkın gündelik yaşamına somut biçimde dokunarak – halkın gözüne girmiştir/girmektedir/girecektir. Bugünden sonra hiçbir şey yapmasa bile duble yollardan daha on sene ekmek yer. Gündem gereğinden uzunca bir süredir iktidar tarafından belirlenmektedir. Muhalefetin bu ayrıcalığı muhalefetten aldığı tek dönem, asgari ücrete zam yapma vaadiyle iktidarı köşeye sıkıştırdığı dönemdir. AKP, ünlü bir yazarımızın deyişiyle “Türkiye’nin C takımıdır”. Çok becerikli, düzenli, organize, yetenekli, akıllı, öngörülü oldukları söylenemez. Milli Eğitim sistemini ve ihale yasasını kaç kez değiştirdiklerine (ve hala istedikleri hale getiremediklerine) bakarak bile korkulacak bir zekâya sahip olmadıkları anlaşılabilir. Hele de tek adam dönemine geçmelerinden beri, her şey için herkes tek adamın ağzına bakar olmuştur. AKP, ağırlığından dolayı güçlü, her yere eli uzanan, her şeyden haberi olan ama hızlı tepki veremeyen bir mega-makine haline dönüşmüştür. Peki bu mega-makineye nasıl meydan okunacak? Elbette zayıf yanlarından faydalanılarak! Şu anda iktidara oynayan her partinin farklı icraat planları, ideolojileri, öncelikleri, hayalleri olabilir. Ama bu mega-makine alaşağı edilmeden bunlara erişmek mümkün görünmüyor; o nedenle önce bu makineyi ve içindekileri yormak, silkelemek, sersemletmek ve domine ettikleri alanlarda etkisiz elemana çevirmek gerekiyor. İnşaat/Proje Fetişi: Madem ki halkın yapı aşkına, beton ve asfalt tutkusuna “Kaça mal oldu? Kimin cebinden çıkacak bedeli?” diyerek karşı çıkamıyoruz, o zaman bu proje aşkının üzerine oynamak gerekir. Seçmenlere “yaptırmam” demek yerine somut, gerçekçi ve işe yarayacak vaatlerle gidilmelidir. Üstelik büyük ve çılgın projeler yerine küçük ve faydalı bir sürü projeyle. Bir sabah kalktıklarında ülkedeki her ilçede yeni bir vaatle karşılaştıklarını düşünün. Ankara Altındağ’da kapalı pazar, Manisa Soma’da gençler için spor sahası, Yozgat Sorgun’da yeni oto sanayi sitesi. O yörede neye ihtiyaç varsa. Böyle bir hamle karşısında: (1) Merkezden, Reis’ten izin almadan “biz zaten yapacağız bunu” veya “Buna gerek yok” diyemezler, (2) Parayı nereden bulacaksın dedikleri anda seçmenler bile dünyanın her yerine asker yollamaya para var da bize mi yok diye sinirlenir. Elinde parası kalmamış, ekonomik kriz olduğunu itiraf edemeyen, artık Yap-İşlet-Devret projelerini üstlenecek müteahhit bile bulamayan ama tek övündüğü şey projeler olan bir iktidarı dört yandan sıkıştırmak bu şekilde mümkün olabilir. İcraat Alanları: Dediğim gibi, muhalefetin gündemi ele geçirdiği tek an, asgari ücret konusundaki vaadiydi. AKP gerçekleştirmiş olsa bile herkes o zamların aslında Kılıçdaroğlu sayesinde yapıldığını bildi; bunun oya dönüşmemiş olması başka bir konu. O zaman iktidarın sinir uçlarına dokunan her konuda somut önerilerle gelmeli muhalefet. Bir sürü devlet memuru AKP’nin hazır kıtası mı sanılıyor, sanki yarın seçim olacakmış gibi zamları masaya yatıracak muhalefet. Her gün bundan bahsedecek, gerekirse ilanlar, pankartlarla tüm bütçeyi harcayacak, halkın gündemi olacak. Çiftçiye destek mi, mazot desteğinden tohum desteğine kadar hepsini sürekli göz önünde tutacak. İşsizlik için çareleri neyse onu söyleyecek, yarın sabah iktidar olsa neler yapacağını somut biçimde sayacak bir bir. Tam, eksiksiz, somut, gerçekleştirilebilir bir parti programı yazmalı önce. “AKP alıp aynısını yapar” diye korkmadan ülkeyi düze çıkarmak için tam ve eksiksiz bir planı masaya koyacak, adalet reformunu yasa tasarısı halinde masaya koyacak, eğitim sistemi önerisini bağıra çağıra anlatacak. AKP bu önerileri (veya benzerlerini) yapmak zorunda kalırsa hem reaksiyon veren taraf hale geçip psikolojik üstünlüğü kaybedecek, hem de çözümsüz kaldığını itiraf edecek. Yok eğer bu konularda adım atmazsa, ciddi bir halk baskısı oluşmaya başlayacak. Fikr-i Takip: AKP’nin en güçlü yanlarından biri de sürekli gündem değiştirip konuların unutulmasını sağlaması. Deprem vergilerinden bir anda Kızılay’a dönüyor konu, Kanal İstanbul bir anda yok oluyor sanki vazgeçilmiş gibi. O zaman yapılacak şey basit, sürekli bastırmak. Kendi gündemini sürekli hatırlatmak. Bir rektör kızını ve damadını ve yedi sülalesini işe mi aldı, muhalefet liderleri toplanıp “Hayırlı olsun”a gidecekler, “Bir çayını içeceğiz” diyecekler. Daha bugün okudum, yine kaçak bir madende göçük olmuş, altında iki kişi var, muhalefetten “Soma’dan sonra hani her önlemi almıştınız?” diye bas bas bağıracak, üstelik bunları hafta unutup akıldan çıkmasına da izin vermeyecek. Gerekirse orada çadır kurup oturacak. Bir web sitesi yapıp X veya Y olayı olalı kaç gün olduğunu mu sayar, gerekirse bütün parasını harcayıp internet reklamları ile bazı kelimelerin günde 20 kere karşımıza çıkmasını mı sağlar, bilmiyorum. Belki bir fuar yaparlar, banknot büyüklüğünde kâğıtlar kesip, yığınlar haline getirip AKP belediyelerinin israflarını görselleştirirler, belki de bir hukuk ofisi kurup duyup gördükleri HER YOLSUZLUK için Cumhuriyet Savcılarına başvururlar. Birlikten Kuvvet Doğar: Sonuncu önerim de insanları bir araya getirmek. Bilmem ne ilçesinde istediği delegeyi seçtirmek zor olur diye üye kaydı almayı bırakan muhalefet partisinden, milyonlarca üyesi olan partilere dönüşmek zorunda tüm muhalif partiler. İnsanlara umut vermeli, elini taşın altına sokma fırsatı sunmalı, birlikte nasıl güçlü olunacağını göstermeli. Birlikten doğacak güç ile kastım mitingler, grevler falan da değil, hiçbir organizasyon olmadığı halde Kanal İstanbul ÇED raporu için saatlerce bekleyenleri düşünün; kendi homurtularını “ses”e çevirme fırsatı bulan insanlar bunu hemen kullandılar. Bir de buna benzer, yasal, zararsız, Reis’in bile kızamayacağı kadar naif ama milyonlarca kişinin örgütlü biçimde katıldığı eylemler yapılabilir, belki sonuç alınamaz ama birlikte olmanın tadını alır insanlar. Ülke, il, hatta ilçe bazında gölge kabineler kurulabilir, seçmenlere sürece dâhil olma fırsatı verilebilir, bir cep telefonu uygulamasıyla milyonlar aynı anda harekete geçirilebilir. Kısacası homurdanmaktan da, umutsuz olmaktan da, elinden bir şey gelmemesi hissinden de bıktı bu millet. Kendisine bir ses arıyor. Asgari müşterekleri bilen, sorunlar değil çözümlerden bahseden, umut veren, müşfik ama kararlı bir ses.
NELER SÖYLENDİ?
@

DİĞER YAZILARI Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada-5 13-05-2020 23:57 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada 4 26-04-2020 21:02 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3’ü Bir Arada 3 04-04-2020 22:38 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3'ü Bir Arada 2 30-03-2020 00:07 Türkiye'de Asli Kurucu İktidar Sorunu 29-03-2020 19:04 Roma, Veba ve Göçebeler 26-03-2020 20:05 Toplumların Ortak Düşmanı: Koronavirüs 26-03-2020 20:14 Benim Gözümden Muhsin Yazıcıoğlu 25-03-2020 20:30 Virüsler: 1 - İnsanlar: 0 25-03-2020 19:59 Evde Sıkılırken İzlenecek Filmler, 3'ü Bir Arada 25-03-2020 01:00 Nasıl Delirdik? 24-03-2020 23:08 Nasıl Hikaye Yazdım 23-03-2020 20:39 Koronavirüsün Gösterdiği Sosyoloji: Yeni Toplum 22-03-2020 19:57 Kamusal Sağlık ve Kamu Sağlığı 19-03-2020 20:58 Sosyal Medya Üzerine Kısa Bir Not 18-03-2020 20:37 Göçebe Köklerimiz 13-03-2020 20:00 Yeni Başlayan Esnaf Ahilik Sandığı Neler Getiriyor 12-03-2020 20:30 Evde(n) Çalışma Rehberi 12-03-2020 20:00 Fikirtepe Nasıl Dönüşür 11-03-2020 20:01 ‘Cezayirli Macron’ ve Göçmenler Sorunu 10-03-2020 20:00 Milliyetçilikte Güncel Tasnif 10-03-2020 20:31 Gulyabanilikte İyi Para Var 06-03-2020 20:39 Genç Kardeşim! 06-03-2020 20:24 Hitler'in Rüyası: Putin'in Yeni Anayasası 05-03-2020 20:03 Milliyetçilik ve Hilafet Meselesi 06-03-2020 20:02 Osmanlı'nın Son Döneminde Feminizm 04-03-2020 20:20 Bir AKP Masalı 04-03-2020 20:19 Kendo Nedir, Ne Öğretir 04-03-2020 20:09 Arktik Yeni Ortadoğu Olur mu? – 2 03-03-2020 19:58 Ana Faaliyet Konusu 03-03-2020 20:28 Irkçılık 01-03-2020 19:51 Türk Kimdir, Türk Tarihi Tezi Nedir 27-02-2020 20:02 Şirket Ortaklığı Olan Bağ-Kurluların Kucağındaki Bomba 2019/9 Sayılı Genelge 23-02-2020 21:29 Çalışanlar Açısından AGİ Günlük Artışları Derde Derman Olur Mu 23-02-2020 20:41 Ortağı Olduğu Şirketten Sigortalılık İptali Emeklileri de Vuruyor 21-02-2020 21:32 Suriyeli Sığınmacılar Krizinde Rusya'nın Rolü 21-02-2020 20:22 Türk-İslam Sentezi Mümkün Mü 20-02-2020 20:02 Havuçlu Pilav 19-02-2020 20:19 Onuncu Işık: Çevrecilik 19-02-2020 20:45 Ankara'da Ferfene Geleneği 19-02-2020 20:01 Türk Milliyetçiliğinin Sorunlarından Biri: Aman Ağzımızın Tadı Kaçmasın 17-02-2020 20:23 O Mu Ahlâk, Bu Mu Ahlâk 17-02-2020 20:13 Ahlâk Gerekli Mi 18-02-2020 21:06 Yeni Toplum Yeni İktidar 14-02-2020 10:18 Ozan Arif'i Anarken 12-02-2020 20:12 Bizi Kadınlar Kurtaracak 12-02-2020 20:28 Almanya'ya Göçün İlkleri Aslında Daha Eskiye Dayanır 11-02-2020 19:56 Lenin Alman Ajanı Mıydı 10-02-2020 20:24 Arktik Yeni Ortadoğu Olur mu? - 1 07-02-2020 20:03 Toplumsal Evrim ve Kapitalizmin Kâr Güdüsü 06-02-2020 20:15 Fitne Çıkarmayın 05-02-2020 20:02 Deneme Biçiminde Bir Üstopya: Dijital Hukuk 04-02-2020 20:27 AKP'nin Alanını Daraltmak 04-02-2020 19:59 Bir Kutsala Dokunmak: Nevzat Kösoğlu'na Dair 03-02-2020 19:59 Almanya'ya Göç Zamanı ve Sebepleri 03-02-2020 21:02 Her Hayat Ayrı Bir Tecrübedir 02-02-2020 21:14 "Celaliyim, Celalisin, Celali" 02-02-2020 20:13 Ankara'da Ünlü Heykeltıraş: Aslan Başpınar 02-02-2020 21:10 Ülkücü Kullanılmaz 30-01-2020 20:29 Türk Milliyetçiliği ve Anlamsız Tartışmalar 30-01-2020 20:00 Atatürk'ün Tarım Politikaları - Rize'de Çay Hasadı 30-01-2020 20:14 Ajan 29-01-2020 19:58 İbrahim Dülger'in Ardından -1- 28-01-2020 20:46 Elçibəydən Sonra 28-01-2020 20:17 Avrupa'daki Irkçılık 27-01-2020 19:59 Neden "Milliyetçi" Değilim 26-01-2020 21:02 Ankara'da Hocaların Hocası Sanatçı: Mustafa Ayaz 26-01-2020 20:55 Enver Altaylı Meselesi ve Türkeş Nosyonu 25-01-2020 20:25 Çar Putin Hükumeti Düşürdü 24-01-2020 19:53 Türk Milliyetçilerinin Pozitivizm ile İmtihanı 23-01-2020 19:58 İstanbulludan İntikam Projesi: Kanal İstanbul 20-01-2020 20:23 Ankara'da Bir Duayen Heykeltıraş Burhan Alkar 19-01-2020 20:01 Libya’nın Kalbi Moskova’da Attı 17-01-2020 19:59 Organize Toplum, Ekonomi ve Spor 16-01-2020 20:00 Dost Yüzün Gördükçe 15-01-2020 21:07 İranda baş verənlər kimlər üçünsə "yorğan davası", bizlər üçünsə, TÜRKÜN DAVASIDIR! 14-01-2020 20:34 "Türken Raus" Diyen Avrupalılardan Türkleri Ev Sahibi Kabul Eden Avrupalılara 13-01-2020 20:01 Bencilliği Nasıl Öğreneceğiz 15-01-2020 20:31 Başkent Ankara'da Yaşayan Sanatçılar 11-01-2020 20:15 Türkiye'de İş Sağlığı ve Güvenliğindeki Sorunlar 10-01-2020 21:00 2019’da Putin Rusların Gönlünü Kazanamadı 10-01-2020 20:31 Bizden Ne Çok Şey Çaldılar 09-01-2020 20:57 Kılık Kıyafet Devrimi ve Cumhuriyetin Sınıfsız Toplum Ütopyası 09-01-2020 20:33 Bu İşin Sırrı Ne 09-01-2020 20:45 Şamanizmi Güncelleme Girişimi Olarak Burhanizm veya Ak Din 08-01-2020 20:53 Hariçten Gazel 08-01-2020 21:01 “Milliyetçiliğin Altın Çağı” 08-01-2020 15:58 Fars Şovnizminin İslam Maskası 06-01-2020 21:03 Avrupa'daki Türklerin Her Dönem Başının Belası: Dolandırılmak 06-01-2020 19:59 Bozkırın Ortasında Bir Vaha: Ankara 05-01-2020 20:28 Bir Yemekhane Meselesi 02-01-2020 20:30 Türk Devrimleri; Harf Devrimi ve Ölçüler Kanunu 02-01-2020 20:00 Millî Devletin Yerini Şirketler Mi Aldı 02-01-2020 15:51 Mum Eğer Yanmırsa Yaşamır Demek 01-01-2020 20:00 Tarih Fetişizmi yahut Meçhul Okuyucuya Mektup 31-12-2019 20:36 Game Of Thrones'un Esin Kaynağı: Güllerin Savaşı 29-12-2019 21:09 AOÇ ve Mustafa Kemal'in Tarım Politikaları 26-12-2019 19:59 Layiqli Vətəndaş Olmaq Üçün İnsan Olmaq Gərəkdir 25-12-2019 19:59 Avrupa'da Milliyetçilik Anlayışı 24-12-2019 20:34 Ankara Efeleri 22-12-2019 20:26 Braveheart'tan Doğu Türkistan'a 21-12-2019 19:47 Doğu Akdeniz’in ‘Kalpgâh’ı: Kıbrıs 21-12-2019 19:47 Kençliyü ya da Han Yağması ve Mustafa Kemal Ekonomisi 19-12-2019 20:21 Bir veya Üç Yüz Kişi 18-12-2019 21:14 Dünden Bugüne Kimlikçi Siyaset Üzerine Düşünceler 18-12-2019 20:15 Türk-Rus Dostluğu(!) 16-12-2019 21:23 Davadan Döneni Vurun 16-12-2019 20:25 Kadın Mücadelesi Üzerine 17-12-2019 20:34 Ankara Türküsü "Misket" 15-12-2019 20:17 Avrupa'da Türk Varlığının Dünden Bugüne Neleri Değişti 14-12-2019 20:56 Türk Mitolojisinde Ayaz Ata Yoktur 14-12-2019 20:04 İdeologiya 13-12-2019 20:16 Rusya’nın Çekmecedeki Tabancası: Wagner 13-12-2019 20:17 Ankara Ahi Cumhuriyeti 12-12-2019 20:10 Siyasal İslam Hücreleri 12-12-2019 19:57 Ne Halklar Ne de Ümmetiz: Türk Milletiyiz 11-12-2019 20:25 Pelinsular, Sümeyyeler, Düşünceler 10-12-2019 20:01 Derelerle Süslü Bir Ankara Olmalı 08-12-2019 20:42 Doğu Akdeniz’de Çekilen Şah: Türkiye-Libya Mutabakatı 07-12-2019 20:16 Diktaya Açlık 07-12-2019 19:56 Elektronik Doğrudan Demokrasi 05-12-2019 21:04 3 Aralık Dünya Engelliler günü imiş, Adamlığımızdaki Engeller Hariç... 05-12-2019 21:19 Şiirimize Ne Oldu 04-12-2019 19:59 Avrupa Eski Avrupa Değil 04-12-2019 19:58 Biz Kimik, Məclis Onun Məclisidir 03-12-2019 20:23 Kadim Bir Türk Şehri Harput 01-12-2019 21:00 Türkçe ile Felsefe Yapamazsınız 01-12-2019 19:57 İspanya: Sürprizlerin Sürpriz Olmadığı Memleket 29-11-2019 19:08 Türkiye Evrensel Değerlere Bigane Kalarak Yönetilemez 29-11-2019 19:17 Don Kişot ve Günümüzün Yandaş Zekası 28-11-2019 21:02 Yeni Nesil Milliyetçiler Vatanı Nasıl Seviyor 23-11-2019 18:11 Müslüman Kardeşler 19-11-2019 18:25 Milliyetçilik Bir Egemenlik Meselesidir 15-11-2019 17:59 Suriyeliler Sorunu: İnsanlıkla Öfke Arasında Muhalefet 10-11-2019 18:05 Dede Korkut Aslında Homeros Mu? 09-11-2019 17:55 Atatürk Ezelî ve Ebedî Türk Dünyasının Sönmez Güneşi 09-11-2019 16:12 Gelecek Geliyor 07-11-2019 15:45 Sözde Ermeni Soykırımı 02-11-2019 20:09 Diriliş İçin Bir Milletin Ayağa Kalktığı Yerdir Sakarya 02-11-2019 20:24
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA