Konuk Yazar
Giriş Tarihi : 21-04-2020 20:31
Güncelleme : 31-08-2020 12:56

Sahi, Devlet Neydi?

Devlet, uzunca bir süredir Türk gençliğinin zihninde kendisinden yüklü vergiler alan, temel ihtiyaçlara sürekli zam yapan, onun işsizliğine çözüm bulamayan ve canı sıkıldıkça eğitim sistemini değiştiren yukarıdaki bir el olarak canlanıyor

Devlet, uzunca bir süredir Türk gençliğinin zihninde kendisinden yüklü vergiler alan, temel ihtiyaçlara sürekli zam yapan, onun işsizliğine çözüm bulamayan ve canı sıkıldıkça eğitim sistemini değiştiren yukarıdaki bir el olarak canlanıyor. El dememin sebebi genç çocuklar artık ülkeyi simülasyona benzetiyorlar. Sanki bir oyunun içindeymişiz de birileri tüm tuşlara basarak bölüm geçmeye çalışıyormuş gibi. Tabii burada oyun karakterleri biz oluyoruz. Çocukların bütün düzeni bu şekilde görmelerinin sebebi; onların hayatını etkileyen bir karar alındığında kimsenin onlara fikirlerini sormaması. Haksız da sayılmazlar hani. Bu yüzden ben de bu satırları onlardan biri olarak onların derdini dile getirmek için yazıyorum. Peki gerçek manada devlet nedir? Ne işe yarar? Devletin görevi bizden vergi alıp bu vergi ile yol, köprü, baraj yapıp bir yandan da bizi iç ve dış tehditlere karşı korurken tahakküm altına almak mıdır? Bu şekilde sorunca Thomas Hobbes’un devlete yaptığı Leviathan (İncil’de bahsi geçen bir canavar) tasviri canlanıyor insanın gözünde ama elbette devlet, sadece bu kadar değil. 50 yıl önce olsa yine tamam ama 21. yüzyılın ilk çeyreği bitmek üzere iken devlet mantalitesinin bu şekilde olmaması gerektiği kanısındayım. Hobbes demişken bu yazıda akademik bir değerlendirme yapmayacağız çünkü bunun için sayfalarca makale yazmak gerek. Bu yazıda devlete dair yanlış birtakım algıları, benim devlet tahayyülümü ve an itibari ile devletin ne durumda olduğunu konuşacağız. Devlete dair toplumdaki en yanlış algı hepimizin malumu olduğu üzere devlet-hükumet kavramlarının teoride olmasa bile uygulamada birbirine karıştırılmasıdır. Sürekli konuşulup tartışılmasına rağmen bu mesele hala aşılabilmiş değil. İktidar muhalifi camiada kavramların birbirine karıştırılması hükumetin yaptığı yanlışların devlete mal edilmesi ile vuku buluyor. İktidar yanlısı camiada ise bu yanlış iktidardan yana olmak devletten yana olmak anlamına geliyor. Her iki taraf da bu yanılgılar içinde şovenist söylemler içerisine girebiliyorlar. Radikal sol muhalifler iktidarın yanlışını “faşist devlet” gibi saçma bir slogan ile eleştirirken, aşırı sağ iktidar yanlıları muhalif kanadın tamamını “devlet düşmanı” ya da “vatan haini” ilan ediyor. Bu arada bahsettiğim kitleler azınlıkta değiller ve sadece eğitimsiz insanlardan oluşmuyor ne yazık ki. Devlete dair toplumda ve hatta sadece toplumda değil devlet yöneticilerinde de var olan bir başka algı da “Devlet Babadır” algısı. Burada anlatılmak istenen elbette döver de sever de mantığı. Oysaki devletin kimseyi dövmeye sopası olmadığı gibi, sevmeye kucağı da yoktur. Yargısı vardır, askeri vardır, polisi vardır ki; bunlar da adil olmak zorundadır. Kimseyi sevmeye de dövmeye de gerek yok. Gelelim benim devlet tahayyülüme. Bence devlet en tepeden en aşağıya irili ufaklı çarklardan oluşan bir saat mekanizmasıdır. Bu mekanizmada bazı çarklar çok büyüktür, devreden çıkarırsanız mekanizma çöker, saat durur. Bazı çarklar ise çok küçüktür ve önemsiz görünürler ama devreden çıkardığınızda mekanizma yavaşlar ve bir süre sonra saat yanlış gösterir. Bu mekanizmanın en büyük çarkları; ekonomi, içişleri, dışişleri, eğitim ve silahlı kuvvetlerdir. En küçük çarklar ise bunlara bağlı müfettişlikler, yerel yönetimler ve kolluklardır. Türkiye’nin mevcut durumunu bu mekanizma minvalinde ele alacak olursak vaziyet ortada, kalem kalem açıklamayacağım. Mehter Marşı eşliğinde A Haber izlemeyen herkes de durumun farkında zaten. En nihayetinde çarklar kendi kendine dönmüyor, irili ufaklı bütün çarkları çeviren birileri var. Ve vaziyetin farkında olan herkesin malumudur ki bu çarkları ne yazık ki liyakatsiz insanlar çeviriyor. Buradan “mekanizmayı yöneten iyi de çarkları çevirenler kötü” gibi bir anlam çıkmasın. Neticede çarkları çevirenlerin hepsini mekanizmayı yöneten belirliyor. Yani balık baştan kokuyor. En başta bahsettiğim Leviathan tasvirinin Türk gencinin zihninde canlanmasının sebebi tüm bu mekanizmanın düzgün çalışmamaması. En başta söyleyeceğimi en sonda söylüyor ve yazının sebebine geliyorum. Hepimizin malumudur ki son 2 aydır bütün gündemimiz Çin Virüsü. En başta hepimizin beklediği şey olası bir toplu karantina durumunda sokağa çıkma yasağının gelmesi, halkın temel ihtiyaçlarının devlet tarafından giderilmesi ve sürecin en az zararla atlatılması idi. Ancak görüldüğü üzere sokağa çıkma yasağı haftada iki gün uygulanıyor ve çok az insanın temel ihtiyacı karşılanıyor. Tabi halkın en baştaki beklentilerine temel ihtiyaçlara zam gelmemesi, vergilerin düşürülmesi ve borçların ertelenmesi de dahildi. Fakat şuan böyle bir şey söz konusu olmadığı gibi bunları yapmaya çalışan muhalif partilerin belediye başkanlarının önüne set çekilmeye çalışılıyor. Yukarıda bahsettiğimiz mekanizmayı yönetenler sürekli çıkıp #EvdeKal diyorlar. Fakat kimse bu süreçte ne yersiniz, ne içersiniz, kiranızı nasıl ödersiniz diye sormuyor. Propaganda amaçlı yapılan dizilerden bölüm başına yüz binlerce lira kazanan tuzu kuru ünlüler televizyona çıkarılıp abuk subuk polyannacılık oynanıyor. Kimsenin asgari ücretle geçinen vatandaşın evindeki buzdolabından haberi yok tabii. Milletin devletine en çok ihtiyacı olduğu zamanda çarkları çevirenler 3 maymunu oynuyor hatta bu da yetmezmiş gibi insanların talep gösterdiği ürünlere ekstra gümrük vergisi uyguluyor. Örneğin oyun konsolları gibi. Bir simülasyonda oyun karakteri olarak yer aldığımız yetmezmiş gibi oyun oynamamıza da izin vermiyorlar. Şimdi bütün bunlar ışığında hala devleti baba olarak görenlere sormak istiyorum; böyle baba mı olur yahu?


Furkan Akar

NELER SÖYLENDİ?
@
Konuk Yazar

Konuk Yazar

DİĞER YAZILARI Vahşice Katledilmiş Küçücük Bedenler: EOKA Tarafından Öldürülen Kıbrıslı Türk Çocuklar 31-05-2021 09:55 Değişmeyen Başlık: Onlar Kalabalık, Biz Yükseğiz 19-05-2021 11:17 Ülkücülerin 'Ablası', Ülkücülerin 'Şahikası' 10-05-2021 11:15 1915 Ermeni Meselesi; Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu 27-04-2021 10:11 Kayıp Sadece 128 Milyar Dolar Mı? 16-04-2021 11:21 Dünya Finans Sistemi ve Merkez Bankası: Arkasındaki Pek Bilinmeyen Gerçekler 29-03-2021 09:21 Tarih Türkeş'i Haklı Çıkardı 16-03-2021 22:51 Indie Oyun Sektörü: Bekleyeni Olmayan Bir Avuç Geliştiricinin Hikayesi 05-03-2021 12:32 “Anadolu İrfanı’na” Aykırı Bir Anadolu Türk Ozanı: Karacaoğlan 19-02-2021 10:55 Zeki Velidi Togan Hoca’nın Eğitim Disiplini Ve Hatıralarım 07-02-2021 09:21 Putin’in Tahtını Sallayan Liberal Milliyetçi: Navalny 31-01-2021 11:34 Turan: Asla Olmayacak Olanda Diretmek 08-01-2021 10:41 FPS Oyunlarının Tarihi Gelişimi 04-01-2021 11:10 Hakkı Öznur'un Kitaplarından İntihal Yapan Yapana 22-12-2020 10:00 Şiiri Kim Öldürdü? 12-12-2020 13:52 Kürdistan Kavramının Günümüzde Olmayan Karşılığı 17-11-2020 09:48 Cumhuriyet Halk Partililerin Amerikan Seçimleri ile İmtihanı 06-11-2020 10:07 Bir Algı Aracı Olarak YPJ İllüzyonu 05-10-2020 13:44 Küresel Dünya Küresel Life 28-09-2020 11:26 Medeniyet Dili Olarak Türkçe ve Hasan Tahsin 18-09-2020 12:37 Bölüneni Börü Yer mi? - Milliyetçi Ayrışma 17-09-2020 10:15 Kızılelma Gömleği X AKP 11-09-2020 10:16 Ölüm Cezasına Dair 03-09-2020 09:13 Doğu Türkistan Milli Davamız mıdır 01-08-2020 21:01 Hoşnutsuz İnsanlar Ülkesinde 01-08-2020 20:46 Atatürk'ün 9. Ordu Müfettişi Olarak Görevlendirilmesi 25-07-2020 20:05 Türkiye’de Kadının Yaşama Hakkı 21-07-2020 22:05 Libya'dan Eli Boş Dönmeyelim? 28-06-2020 20:20 Türk Milliyetçilerinin Günahları 03-06-2020 21:19 Din, Kamu Hizmeti Olmalı Mıdır? Bir Din Kamu Hizmeti Olarak Diyanet İşleri Başkanlığı Tartışması ve Fransız Laikliği Örneği 19-05-2020 19:31 Türkiye’de Sivil Toplum ve AB Üyelik Süreci 18-05-2020 20:46 Bir Siyasal Araç Olarak Serseri Aşık Liseli 16-05-2020 20:20 Lider Ne Diyorsa Doğrudur 05-05-2020 20:27 Bir Kısır Tartışma: Türk Milliyetçiliği mi, Türk-İslam Milliyetçiliği mi? 03-05-2020 21:21 Doktor Rıza Nur Hakkında Birkaç Soru ve Cevap 01-05-2020 21:14 Sahi, Devlet Neydi? 21-04-2020 20:31 Kızıl Hegemonyanın Kanlı Propagandası 17-04-2020 20:31 Çin Gerçekten Virüsü Yendi mi? 10-04-2020 21:00 Eski Türklerde Yada Taşı ve Genel Bilgilendirme 14-04-2020 20:50 Böyük Türk Mücahidi: Başbuğ Alparslan Türkeş 04-04-2020 21:02 Firdevsi ve Nevaî Üzerinden Hedefe İlerleme 31-03-2020 20:26 Bir AKP Masalı 04-03-2020 20:19 Bir Kutsala Dokunmak: Nevzat Kösoğlu'na Dair 03-02-2020 19:59 Kime Hitap Eder Bu Hutbeler 24-11-2019 19:48 İntihar Mı İsyan Mı 15-11-2019 18:11 Türk Genel Devriminin Kısa Bir Deyimi 29-10-2019 17:27
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA