Konuk Yazar
Giriş Tarihi : 08-01-2021 10:41

Turan: Asla Olmayacak Olanda Diretmek

"Asla olmayacak olanı nasıl ayırırsın asla olmamış olandan?"

Cormac McCarthy'nin Yol adlı romanında geçen bu soruda takılıp kalmış ve soruyu bir bilmece gibi tekrarlayıp durmuştum. Bunu esaslı bir soru kabul ediyorum. Esaslı sorular şöyledir; belagâta bulanmış değildir — saf bir bilme arzusuyla sorulur ve apaçık kelimelerin basit diziliminden ibarettir. En önemlisi ise sorunun muhatabı cevap vermek için birkaç sefer ağzını açar fakat ânında kapar, çünkü o soru hazırcevaplıkla geçiştirilemeyecek kadar derindir.

Kitabın bağlamı dışında herhangi bir temaya uyarlanabilir olan bu soruyu, ben, milliyetçilik ekseninde ele alacağım. Öncesindeyse soruyu yalın hâlde tetkik edelim.

Ayrım yapılması istenen iki durum var:
— Asla olmayacak olan
— Asla olmamış olan

Sıralamadaki ilk durum ("asla olmayacak olan") sadece gelecekte değil, bütün zamanlarda geçerli bir hükümdür. İkinci durum ("asla olmamış olan") ise ilkinin artık mazide kalmış tezahürüdür. Ayrım yavaş yavaş belirginleşiyor işte... Bir şeyin "asla olmamış" olması, "asla olmayacak" hükmünü sadece destekler, bu hükmü doğrulamaya muktedir değildir. Yine de tehlike devam eder. Olasılık kapısı aralıktır fakat bu kapıdan henüz geçilmemiştir. "Asla olmayacak!" hükmü, her ne kadar katı görünse ve olasılığın önüne çelikten bir set çekse de, aslında tek bir darbeyle dahi yıkılabilir.

Gündelik hayata dair çok basit bir örnekten yola çıkalım: Herhangi bir mahallede yaşayan, kondisyonu düşük, yeteneği zayıf ama futbola ilgi duyan bir çocuk olsun. Bu çocuğu, mahalle maçlarında hiçbir takımda istenmeyen ve kadro seçiminde hep en sona bırakılan bir çocuk farz edelim. Arkadaşları onun gol atamayacağında hemfikir olsunlar ve şöyle desinler: "Ya bu çocuk asla gol atamaz!" Bir tek gol uğruna topun peşinde koşup kan ter içinde kalan o çırpı bacaklı çocuk, nihâyetinde bir gol attığında, sadece makus talihini değil, aynı zamanda arkadaşlarının kesin hükmünü de yerle yeksan edecektir. Asla olmamış olan bir durum (gol atmak) böylece 'asla olmayacak olan'a evrilememiş ve süreç kesin bir şekilde son bulmuştur.

Demek ki "asla olmamış olan", esasında "asla olmayacak olana" bağlı bir sürece işaret etmektedir.

* * *

Büyük ve müebbet bir ülke olan Turan'ı hür ve müstâkil, tüm kaynakları bakımından varsıl bir ülke hâline getirme amacındayız. Tarihte ve bugün, ideal hâliyle tasavvur ettiğimiz Turan'da nasıl bir düzen tesis edileceği hakkında farklı görüşlerimiz mevcut. Hatta Turan'ın hudutları bile mutabakata vardığımız bir konu değil. Yine de Turancılık mefkûresinden içtenlikle bahsettiğimiz zaman, bize yöneltilen karşı çıkışlar aynı hükümde birleşiyor: "Turan asla kurulmayacak." Sonrasında da bu hükmün gerekçelendirilmesi sûretiyle Turan'ın müebbedi tescilleniyor.

Modernleşme sürecinde sistematize olan ve dönüşüm geçiren mefkûreler arasında Turancılık da hem kendi taraftarları hem de muarızlarınca sorgulamaya tâbi tutulmuş ve aklın laboratuvarlarında sınanmıştır. Turan'ı ister siyasî birlik, ister kültürel birlik, isterse de ekonomik birlik olarak görelim; bu çatının bir ânda inşa edilemeyeceğini kabul etmeliyiz.

Al Pacino'nun Tony D'Amato rolünde (Any Given Sunday, 1999) antrenörlüğünü üstlendiği takıma yaptığı motivasyon konuşmasını bilenler olacaktır. Kritik bir maçın molasında, profesyonel kariyerlerinin kanıtlanacağı sahaya çıkmadan önce takımına sert bir nutuk çeker Al Pacino. Hayatı ve futbolu birbiriyle özdeş tutar. Ben de, üstte, mahalle futbolundan hareketle bir örnek sunmuştum. Oysa ben futbol ile hayatı, bilhassa siyasal hayatı bir tutmuyorum. Mahallenin hevesli ama hâkir görülen çocuğu bir gol ile "asla olmayacak" hükmünü geçersiz kılabilir. Turancılar ise bir tek darbeyle o hükmün çelikten seddini yıkamaz.

Siyasî mücadele, her şeyden evvel, bir süreçtir. Bu süreci en özlü şekilde özetlemiş olanlardan biri, belki de Şevket Süreyya Aydemir'dir:

"Siyasi mücadele; bir siyasi düzen mücadelesidir. Bu mücadele; düzeni yönetenler tarafından değil, düzeni yönetenlere karşı yürütülür. Yürürlükteki siyasi düzen, öyle aksaklıklar, öyle çelişmeler, yetersizlikler verir ki, bu düzene karşı güvensizlikler, şikâyetler, toplum içinde bazı sözcüler yaratmaya başlar. Mücadele, önce bir ruhî direniş şeklinde belirir. Bu direniş; siyasi memnuniyetsizlikler, mevcut nizamı çeşitli yönlerden eleştirmeler, mevcut nizama karşı bir düzen değişikliği hasreti şeklinde gelişir. Nihayet bu gayri memnunlar yavaş yavaş çevrelerini etkilemeye başlarlar. Yavaş yavaş kendi aralarında görüş, fikir, hedef birliğine varırlar. Bundan da bir hareket birliği ihtiyacı, hatta hareket birliği doğar. Aynı fikir ve görüşleri paylaşanlar; aralarında direniş ve hareket cemiyetleri teşkil ederler. Sahnede Lider'ler belirir, sonunda bu akım; ya fiili bir mücadele, yani mevcut düzene karşı bir isyan ve ayaklanmayla su yüzüne çıkar. Azınlık, fakat aktif bir kadro, mevcut siyasi nizamı, cebir ve zor yolu ile değiştirmeye çalışır. Yahut da bu mücadele, bu kadronun mevcut siyasî nizam üstünde, kanunlara ve şekillere uygun olarak söz sahibi olması imkânını yaratır. Siyasi nizamda değişiklik, tekâmülcü bir akış takip eder."*

Siyasî mücadelelerin her safhasında inişler ve çıkışlar mevcuttur. Roma bir günde kurulmadı vecizi bu bakımdan vurgulanmayı hak eder. Aksi bir kez ispat edilene dek dillerden düşmeyecek olan "Asla olmayacak!" hükmü bizi zincirlemiştir. Zihnimizi ve ufkumuzu çevreleyen zincirlerden azat olmak -en azından şu ân için bu zincirleri gevşetmek- amacıyla başvurabileceğimiz yöntemler mevcut. Davam Türkçülük Turancılık olduğuna göre meseleyi bu minvalde değerlendireceğim. Nihâyetinde Turan'ı kurmak, bir gol atmak kadar basit değildir. Malûm hükmün çelikten seddini tek bir darbeyle değil, yıllar yılı nihaî darbeyi indirmek için hazırlanmış sayısız darbeyle yıkabiliriz.

Türk milliyetçilerinin en samimi hislerle kuracağı ve Turancılığa hizmet edecek her dernek, bir milliyetçinin Türkistan coğrafyasındaki başka bir devletin vatandaşı olan soydaşıyla tesis edeceği her dostluk, Turancı fikir ve eylem adamlarının yâd edileceği büyüklü küçüklü her meclis "Turan asla kurulmayacak!" hükmüne bir reddiyedir.

Bugün, topyekûn Türkistan'da, ateşe atılan İbrahim değil Türklüktür. Bugün, Türk'ü Türk'e bağlayan güzergâhı haramîler basmıştır. Çözüm; ateşe su taşımak, haramîye kılıç çalmaktır.

İşte o vakit geldiğinde ki Enis Behiç Koryürek'in kaleminden seslenen "Turan'ın sayhasını" duyarız: "Unutmuşdun beni; fakat ben vardım."


Celalettin Durak


*Şevket Süreyya Aydemir, Makedonya'dan Ortaasya'ya Enver Paşa — Birinci Cilt — 1860 ~ 1908 (İstanbul: Remzi Kitabevi A.Ş. Yayınları, 1983), ss. 15-16

NELER SÖYLENDİ?
@
Konuk Yazar

Konuk Yazar

DİĞER YAZILARI Bir Kereden Bir Şey Olmaz | II 13-10-2021 12:33 Bir Kereden Bir Şey Olmaz | I 11-10-2021 11:29 Muhalefet 12-08-2021 10:49 Piston Aşağı mı İndi? 03-08-2021 22:55 Vahşice Katledilmiş Küçücük Bedenler: EOKA Tarafından Öldürülen Kıbrıslı Türk Çocuklar 31-05-2021 09:55 Değişmeyen Başlık: Onlar Kalabalık, Biz Yükseğiz 19-05-2021 11:17 Ülkücülerin 'Ablası', Ülkücülerin 'Şahikası' 10-05-2021 11:15 1915 Ermeni Meselesi; Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu 27-04-2021 10:11 Kayıp Sadece 128 Milyar Dolar Mı? 16-04-2021 11:21 Dünya Finans Sistemi ve Merkez Bankası: Arkasındaki Pek Bilinmeyen Gerçekler 29-03-2021 09:21 Tarih Türkeş'i Haklı Çıkardı 16-03-2021 22:51 Indie Oyun Sektörü: Bekleyeni Olmayan Bir Avuç Geliştiricinin Hikayesi 05-03-2021 12:32 “Anadolu İrfanı’na” Aykırı Bir Anadolu Türk Ozanı: Karacaoğlan 19-02-2021 10:55 Zeki Velidi Togan Hoca’nın Eğitim Disiplini Ve Hatıralarım 07-02-2021 09:21 Putin’in Tahtını Sallayan Liberal Milliyetçi: Navalny 31-01-2021 11:34 Turan: Asla Olmayacak Olanda Diretmek 08-01-2021 10:41 FPS Oyunlarının Tarihi Gelişimi 04-01-2021 11:10 Hakkı Öznur'un Kitaplarından İntihal Yapan Yapana 22-12-2020 10:00 Şiiri Kim Öldürdü? 12-12-2020 13:52 Kürdistan Kavramının Günümüzde Olmayan Karşılığı 17-11-2020 09:48 Cumhuriyet Halk Partililerin Amerikan Seçimleri ile İmtihanı 06-11-2020 10:07 Bir Algı Aracı Olarak YPJ İllüzyonu 05-10-2020 13:44 Küresel Dünya Küresel Life 28-09-2020 11:26 Medeniyet Dili Olarak Türkçe ve Hasan Tahsin 18-09-2020 12:37 Bölüneni Börü Yer mi? - Milliyetçi Ayrışma 17-09-2020 10:15 Kızılelma Gömleği X AKP 11-09-2020 10:16 Ölüm Cezasına Dair 03-09-2020 09:13 Doğu Türkistan Milli Davamız mıdır 01-08-2020 21:01 Hoşnutsuz İnsanlar Ülkesinde 01-08-2020 20:46 Atatürk'ün 9. Ordu Müfettişi Olarak Görevlendirilmesi 25-07-2020 20:05 Türkiye’de Kadının Yaşama Hakkı 21-07-2020 22:05 Libya'dan Eli Boş Dönmeyelim? 28-06-2020 20:20 Türk Milliyetçilerinin Günahları 03-06-2020 21:19 Din, Kamu Hizmeti Olmalı Mıdır? Bir Din Kamu Hizmeti Olarak Diyanet İşleri Başkanlığı Tartışması ve Fransız Laikliği Örneği 19-05-2020 19:31 Türkiye’de Sivil Toplum ve AB Üyelik Süreci 18-05-2020 20:46 Bir Siyasal Araç Olarak Serseri Aşık Liseli 16-05-2020 20:20 Lider Ne Diyorsa Doğrudur 05-05-2020 20:27 Bir Kısır Tartışma: Türk Milliyetçiliği mi, Türk-İslam Milliyetçiliği mi? 03-05-2020 21:21 Doktor Rıza Nur Hakkında Birkaç Soru ve Cevap 01-05-2020 21:14 Sahi, Devlet Neydi? 21-04-2020 20:31 Kızıl Hegemonyanın Kanlı Propagandası 17-04-2020 20:31 Çin Gerçekten Virüsü Yendi mi? 10-04-2020 21:00 Eski Türklerde Yada Taşı ve Genel Bilgilendirme 14-04-2020 20:50 Böyük Türk Mücahidi: Başbuğ Alparslan Türkeş 04-04-2020 21:02 Firdevsi ve Nevaî Üzerinden Hedefe İlerleme 31-03-2020 20:26 Bir AKP Masalı 04-03-2020 20:19 Bir Kutsala Dokunmak: Nevzat Kösoğlu'na Dair 03-02-2020 19:59 Kime Hitap Eder Bu Hutbeler 24-11-2019 19:48 İntihar Mı İsyan Mı 15-11-2019 18:11 Türk Genel Devriminin Kısa Bir Deyimi 29-10-2019 17:27
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA