Ekim ayı içinde Azerbaycan’da bir darbe hazırlığı açığa çıktı ve ilgili yargı süreci başlatıldı. Hazırlık aşamasında kalan darbe girişiminin başındaki isim, bağımsızlık sonrası Azerbaycan yönetiminde en önemli konumlarda bulunan kişilerden biri; 1993 yılında Azerbaycan’ın cumhurbaşkanlığına gelen Haydar Aliyev ve ardından cumhurbaşkanı olan oğlu İlham Aliyev ile uzun yıllar çok yakın çalışmış olan Ramiz Mehdiyev.

Darbe hazırlığının planlayıcısı olduğu ifade edilen Cumhurbaşkanlığı İdaresinin eski Başkanı Mehdiyev tedbiren ev hapsine alındı. Girişime dair ayrıntılı bilgiler Azerbaycan makamlarınca kamuoyu ile paylaşılmadı. (Fotoğraf: Cumhurbaşkanı Aliyev, Mehdiyev’e madalya verirken. Kaynak: president.az)
1995-2019 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı İdaresi Başkanlığı yapan, 2019’dan beri de Devlet Güvenlik Kurulu üyesi olan, ayrıca üst düzey kamu kurum ve kurullarında farklı görev ve üyelikleri bulunan 87 yaşındaki Ramiz Mehdiyev darbe girişimi ile ilgili olarak ilk aşamada kamuoyuna açıklanan tek şüpheli. Darbe hazırlığı ile ilişkili başka kişilerin de tespit edildiği açıklansa da, soruşturma büyük ölçüde bir gizlilik içinde yürütülüyor ve muhtemelen ilgililerin kesin ve kapsamlı tespitini sağlamak için bulgular kamuoyuna açıklanmıyor. Buna rağmen bir kaç haber sitesi üzerinden darbe hazırlığı ile ilişkili olduğu öne sürülen bazı eski devlet adamlarının isimleri kaynak verilmeden öne sürülse de bunlarla ilgili olarak yargı süreci başlatıldığı açıklanmış değil.
Bahsi geçen isimlerin hepsi yakın zamanlara kadar önemli görevlerde bulunmuş kişiler. Darbe hazırlığı ile ilgili bilahare açıklanan az sayıdaki bilgi arasında, “Mehdiyev’in Rusya’ya gönderdiği mektup” olarak adlandırılan yaklaşık iki buçuk sayfalık Rusça bir metnin sureti de mevcut. Bu belge, Azerbaycan’da halihazırda bir takım siyasi, toplumsal, iktisadi sorunlar olduğunu, bunların aşılması için bir tür parlamenter sisteme geçilmesinin yararlı olacağını ve –belgedeki tasviri ile Sovyet sistemini andıran– bu hükümet sisteminin genel özelliklerini içeriyor.
Mehdiyev’in Yükselişi
Kariyer basamaklarını SSCB döneminde tırmanan ve Azerbaycan Sovyet Cumhuriyeti’nde önemli görevler alan Mehdiyev’in Rusya yönetimine yakın bir isim olduğu hem bağımsızlık öncesi hem de sonrası bilinen bir durumdu. Bu noktada bir anektod olarak, doktora tezi dahi milliyetçilik karşıtlığı üzerine olan Mehdiyev’i şahsen tanıyanların, bağımsızlıktan sonra onun gündelik hayatında yeni Azerbaycan harflerine geçmediğini ve kıril harflerini kullanmaya devam ettiğini aktardıkları not düşülebilir. Böylece onun Rus kültür dairesi ile ne kadar bütünleştiği görülür. “Akademisyen” olarak “bilimsel komünizm” kürsüsünde Sovyet ideolojisinin ve ateizmin tebliği gibi SSCB döneminde en değer verilen hizmetlerde bulunmuştur. SSCB’nin son yıllarına kadar yükselişi devam etmiş, 1980’lerde milletvekilliği ve çok önemli bir görev olan Komünist Parti merkez komitesi sekreterliği de dahil olmak üzere Azerbaycan’da önde gelen mevkilerde bulunmuştur.
Mehdiyev’in açık kaynaklardaki özgeçmişi incelendiğinde kariyerindeki yükselişi boyunca Haydar Aliyev’in yakınında olduğu, baba Aliyev’in muhtemelen hemşehrilik bağı üzerinden Mehdiyev’i güvenilir bir çalışma arkadaşı olarak kabul ettiği ve aralarında uzun yıllara yayılan bir irtibat olduğu anlaşılıyor. 1995’te Cumhurbaşkanlığı İdaresinde başkanlığa gelişinin ardından ülkedeki en önemli isimlerden biri olduğu, İlham Aliyev’in cumhurbaşkanlığı döneminin başında rehberlik ve akıl hocalığı yaptığına dair ifadeler pek çok kaynakta yer alıyor. Mehdiyev’in uzun yıllar yürüttüğü Cumhurbaşkanlığı İdaresi başkanı görevi, fiilen bir cumhurbaşkanı yardımcısı gibi, cumhurbaşkanının ardından ülkedeki en etkili mevki seviyesinde olduğundan, kamuoyu nezdinde ön planda olmasa da ülke yönetimi ve siyasetinde Mehdiyev’in çok etkili olduğu anlaşılıyor.
Mehdiyev Devrinin Sonu
Darbe hazırlığına dair soruşturmada Mehdiyev aleyhinde; hükümete darbe girişimi, vatana ihanet ve suç yolu ile edinilmiş varlıkları aklama gibi suçlamalar yöneltildi. Mehdiyev ve çevresi ile ilgili olarak Ağustos ayında mahkeme tarafından teknik takip kararı verildiği, bu çalışma sonucunda da suç unsurlarına rastlandığı kamuoyuna açıklandı.
1938 doğumlu Mehdiyev’in tutuklu yargılanmasına karar verilirken yaşlılığı nedeniyle dört ay süresince ev hapsi uygulanması kararlaştırıldı. Aynı günlerde Cumhurbaşkan Aliyev tarafından imzalanan bir karar ile Devlet Güvenlik Kurulu üyeliği de sona erdirildi. 250 kadar akademik yayını, yirmiden fazla kitabı ve iki doktorası olduğu ifade edilen Mehdiyev’in çok sayıdaki yayınlarını farklı kişilerin yazdığı, onu devletin teorisyeni ve beyni gibi göstererek bir kişilik kültü oluşturulmak istendiği iddia ediliyor. Bu yayınların büyük kısmının onun akademisyen olarak görev yaptığı gençliğine değil, ancak Cumhurbaşkanlığı İdaresinde başkanlık yaptığı döneme ait olması da şüpheleri güçlendiriyor. Darbe hazırlığının açığa çıkmasının ardından bazı haber sitelerinde, Mehdiyev hesabına gölge yazarlık yaptığı iddiası ile isim de verildi.
Mehdiyev, Cumhurbaşkanlığı İdaresi Başkanlığından ayrıldığı dönemde 2019-2022 yılları arasında Azerbaycan Bilimler Akademisi Başkanlığı yapmıştı. Onun dönemi ile büyük ölçüde örtüşen 2020-2023 yılları arasında Azerbaycan Bilimler Akademisinde gerçekleşen hukuksuzluk iddiaları ve bu döneme ilişkin Sayıştay raporları üzerine soruşturma başlatıldığı, darbe hazırlığının ifşa edilmesinden bir hafta kadar önce kamuoyuna duyurulmuştu. Mehdiyev’in eşi ve çocuklarının da Mehdiyev’in konumundan yararlanarak bazı gayrışmeşru menfaatler temin ettikleri iddia edildi ve bunlarla ilgili olarak da yargı süreçlerinin devam ettiği basına yansıdı. Mehdiyev ve çekirdek ailesinin büyük miktarda arazi mülkiyetine sahip olduğu ancak aynı zamanda borç içinde oldukları iddiası da basında yer aldı.
Mehdiyev ile yakınlığı bilinen bazı eski milletvekilleri yakın dönemde tekrar aday gösterilmeyerek tasfiye edildiği bilinse de aktif görevde olan milletvekilleri arasında da Mehdiyev’e yakın isimler olduğu şeklindeki iddialar bazı haber sitelerinde yer aldı. Mehdiyev’e yakın olduğu bilinen belli başlı üst düzey bürokrat ve siyasetçilerin çoğu halihazırda görevden alınmış, kızağa çekilmiş veya emekli edilmiş durumda. Bunlar dışında fiilen etkin görevlerde olan kişiler arasında da Mehdiyev’e yakın isimler bulunması ihtimal harici değil zira Cumhurbaşkanlığı İdaresini yönettiği dönemde önemli atamalar ve hatta milletvekili aday listeleri Mehdiyev’in masasından geçiyordu.
Nahçıvan Ekibinin Tasfiyesi
Nahçıvanlı Mehdiyev’in tasfiyesi, Nahçıvan Özerk Cumhuriyetini çevreleyen eski üst düzey kadroların tasfiyesinin de son perdesi olarak okunabilir. Haydar Aliyev iktidara geldiğinde çevresinde Nahçıvanlılardan oluşan bir ekip toplamıştı. 2010’lu yılların sonundan itibaren bu ekibin tasfiyesinin ardından, Nahçıvan’ın imtiyazlı sayılabilecek güçlü özerkliği de kaldırıldı. Nahçıvan’da Başbakan 2000 yılından beri yürüttüğü görevinden 2020’de, Meclis Başkanı ise 1995’ten beri yürüttüğü görevinden 2022’de azledildi. Nahçıvan’ın özerklik statüsü de 2025 Temmuzunda Özerk Cumhuriyet Anayasasında yapılan değişiklikle zayıflatıldı. Bu kapsamda Nahçıvan’ın özerkliği yasama, yürütme ve özerk cumhuriyetin üst yetkilisi/temsil makamı gibi yönlerden büyük ölçüde kısıtlanmış oldu. Haydar Aliyev’in kariyerinde de önemli bir yer tutan Nahçıvan’ın hem statü, hem de kadrolar bakımından Azerbaycan’da sahip olduğu önem böylece azaltıldı.
Rusya Darbe Girişiminin Neresinde?
Darbecilerin hükümeti devirme hazırlıkları kapsamında Rusya’dan destek istediği, Rusya’nın ise istihbaratını başka yollarla da elde ettiği darbe hazırlığının başarı şansını düşük görmesi sonucu elindeki bilgileri Azerbaycan’a teslim ettiği açık kaynaklarda yaygın olarak yer alan bir bilgi. 9 Ekim 2025’te Tacikistan’da Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) zirvesinde gerçekleşen ikili görüşmede Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından eldeki bilgilerin bizzat Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev’e iletildiğine dair haberler basında yer aldı. Bu konunun iletildiğinin açıklanmasından önce de söz konusu görüşmeye büyük önem atfedilmişti. 2024 yılının son günlerinde bir Azerbaycan yolcu uçağının Rusya hava savunma güçleri tarafından vurulup düşürülmesi ile iki devlet arasında gerilmiş olan ilişkilerin yumuşuması bakımından da bu ikili görüşme önemli bir dönüm noktası görünümü sunmuştu.
Mehdiyev’in Rusya’ya başvurduğu şeklindeki “resmi” söylemin yanında, Rusya’nın darbe girişimini haber alarak Mehdiyev ile temasa geçmiş olabileceği yönündeki iddialar da basında yer aldı. Yine Azerbaycan basınında yer alan bazı farklı değerlendirmelerde ise, darbe hazırlığını doğrudan Rusya’nın başlatmış olabileceği ihtimal dahilinde görülüyor. Böylece Rusya’nın darbe hazırlığı ile ilişkisine dair üç ana ihtimal konuşuluyor; (1) darbecilerin Rusya’dan yardım istediği, (2) Rusya’nın darbecilere ulaşmak istediği, (3) darbe sürecini Rusya’nın başlatmış olabileceği.
Sonuç Yerine
Azerbaycan’ın hem iç hem de dış siyaseti bakımından darbe girişimi olayının en önemli öğelerinden biri Rusya’dır. Girişimin başındaki kişinin Rusya’ya çok müzahir olması ve darbe girişiminin açığa çıkarılmasında Rusya’nın konumu bu bağlantının yalnızca bir boyutu. Bağlantının bir diğer boyutu ise güç dengeleri. Azerbaycan ile Rusya arasındaki ilişkiler ve dengeler bakımından Tacikistan’daki görüşmede bu bilginin paylaşılması farklı şekillerde okunabilir. En yüzeysel okuma ile Rusya, meşru bir hükümet karşısında darbecileri desteklemekten kaçınmış ve “etik olarak” elindeki bilgileri meşru hükümete sunmuş sayılabilir. İlişkilerin gergin durumu göz önüne alındığında, söz konusu adım aynı zamanda bir iyi niyet göstergesi de sayılabilir. Ancak daha derinlemesine bir tahlil ile Putin’in Aliyev’e karşı kozlara sahip olduğuna işaret ettiği, hatta Azerbaycan iktidarının o kadar mutlak olmadığını ve Rusya’nın desteği ile daha güçlü ve emin olabileceğini ima ettiği de çıkarılabilir.
Farklı bir açıdan bakıldığında ise Rusya; kendine müzahir ve kendinden yardım isteyen bir şahsı/girişimi satmış veya piyon olarak kullanmıştır. Bu durum dar bir çerçevede Rusya’nın –eğer Mehdiyev gerçekten öyle ise– bir ajanı/elemanı gözden çıkardığı veya harcadığı şeklinde değerlendirilebileceği gibi, gelecekte kendisine başvurabilecek benzer asilerin cesaret ve güvenini de yıkacaktır. Bu hareketin Rusya dışındaki Rusya’ya müzahir çevrelerde güvensizlik uyandırabileceği de düşünülebilir. Rusya, beklediği yarar veya etki karşısında bu bedeli göze almış görünmektedir. Mehdiyev’in 87 yaşında ve büyük ölçüde sahip olduğu etki ve makamlardan tasfiye edilmiş oluşu, Rusya’nın ödediği “bedeli” hafifletmiş sayılabilir.
Rusya’nın söyleminde dikkat çekici bir diğer nokta, darbeciler Rusya’ya başvurmadan önce Rusya’nın darbecilerin iletişimini yakalayarak veya ihbar alarak darbe hazırlığını kendi teknik imkânları ile tespit etmiş olduğu savıdır. Bunun tersinden okunması, Rusya’nın Azerbaycan içinde derin haber alma imkânlarına sahip olduğunu sergilemesi anlamına gelir. Putin adeta “Azerbaycan’da kuş uçsa haberimiz olur” diyerek gövde gösterisinde bulunmuştur.
Rusya’nın darbe hazırlığı ile ilişkisine dair yukarıda sunulan üç senaryo, Putin’in elindeki bilgiyi Aliyev’e sunmasıyla birleştirildiğinde farklı okumalar yapılması mümkündür. Rusya, “ya başarılı olursa” diye değil, belki ortada ciddi bir girişim dahi olmaksızın yalnızca Azerbaycan’a teslim edilerek jest yapılması için bu girişimi kurgulamış olabilir. Rusya’nın vermiş olduğu söylenebilecek bir diğer mesaj, kendine müzahir ve darbe hazırlığı yapabilecek seviyede bir kitlenin / şahısların Azerbaycan’daki mevcudiyetidir.
Darbe girişimi ile Rusya arasındaki bağlantıya dair farklı senaryolar arasında bir diğer ihtimal, aslında Rusya’nın bu girişimi kendiliğinden gözden çıkarmadığıdır. Gerek Mehdiyev’in şahsına karşı Bilimler Akademisinde başkanlık dönemine dair, gerekse yakın çevresine yönelik diğer yargı süreçlerinin son hafta ve aylarda hız kazanmasının ardından Mehdiyev’in gücünü tamamen kaybettiği ve darbe hazırlığının açığa çıkacağı Rusya makamlarınca değerlendirilmiş olabilir. Böylece Rusya bağlantısının iki devlet arasındaki gergin ilişkileri tamamen koparabileceği ihtimalinin öne çıkması ile Rusya bir “hasar kontrolü” yapma gayesi güderek Azerbaycan’ın yanındaymış görüntüsü vermek için elindeki bilgileri paylaşmış olabilir. Olabilecek tüm farklı senaryolar içinde gerçeğin tespit edilmesi ve açığa çıkarılması yalnızca Azerbaycan istihbaratı ve kolluk güçlerinin gayretlerine bağlıdır. Darbe hazırlıkları ile ilgili kamuoyuna çok bilgi verilmemesi ve sürecin bulanıklığı ortada farklı denklemlerin olabileceğine ve sürprizlerin açığa çıkabileceğine işaret etmektedir.




















































































































Azerbaycan'ın Rusya'dan İran'dan ya da Müslüman ülkelerden alacağı hiç bir misal yoktur. 250 yıllık demokrasi tecrübemize rağmen hala patinaj yapıyoruz. 30 yıllık Azerbaycan'ın demokratik olmasını beklemek insafsızlık Azerbaycan olaylara Bakü penceresinden bakan çok yetenekli dış işleri bakan ve bürokratları var. Türkiye'den daha akılcı ve Türkiye'ye rağmen Azerbaycan çok başarılı. Ve yönü akıl, bilim, batı ve bizden daha hızlı ilerliyor.
Bilgilendirme için çok teşekkürler Sayın Kırımlı. Bu konu bizim basında neredeyse hiç yer almadı.
Adı bile mehdi orda bilr sıkıntı var
Darbe ile gelen, darbe ile gider. Elçibeyin ahı var!!
seksen yaşından sonra darbemi olur kayseride bir söz var eşek ölmüş şeyi ölmemiş