Öncelikle şunu belirtmeliyim ki bu yazı, Macaristan’da seçimleri kazanan Péter Magyar’ın biyografisine değil, 2024’te TISZA etrafında yeni bir siyasal hat kurmaya başlamasından itibaren geliştirdiği siyasal iletişime odaklanmaktadır. Çünkü temelde Magyar’ın etkisi kısa sürede muhalefetin dilini ve gündemini değiştirebilmesinden kaynaklandı. Bu nedenle Türk muhafeletinin onun siyasal iletişiminden öğrenecekleri olduğunu düşünüyorum.
İdeolojik Konumlanma: Ulus Devleti Savunmak
Magyar’ın siyasal iletişiminin en dikkat çekici yönlerinden biri, Viktor Orbán’dan ideolojik olarak çok sert bir kopuş sergilememesidir. Özellikle göç, ulus-devlet ve Avrupa Birliği ile ilişki gibi başlıklarda Orbán’dan tamamen farklı bir çizgiye gitmedi. Magyar “güçlü ulus-devletlere dayanan güçlü bir Avrupa” fikrini savundu, AB ile normal ilişki kurulmasını isterken yine de eleştirel olunması gerektiğini söyledi. Aynı şekilde yasa dışı göçle mücadele söylemini benimsedi ve hükümetin sınır güvenliği politikasına da karşı çıkmadı. Bu yüzden Magyar, çoğu zaman “merkez sağ” diye tanımlansa da, Avrupa’daki klasik merkez sağın yumuşak çizgisinden daha sağda duran bir figür olarak görülebilir(Kerenyi, 2024)
Magyar, Orbán’la yarışırken mücadeleyi esas olarak ideolojik zeminde kurmadı. Tam tersine, siyasal iletişimini insanların günlük hayatında hissettiği sorunlar üzerine inşa etti. İktidarın yıllardır kurduğu büyük ideolojik anlatılara karşı, sağlık sistemi, eğitim, yoksulluk, ulaşım, hayat pahalılığı ve yolsuzluk gibi somut meseleleri öne çıkardı. TISZA özellikle hem hükümetin hem de eski muhalefetin ihmal ettiği sağlık, eğitim ve yoksulluk gibi alanlara yönelirken, Orbán sisteminin merkezindeki yolsuzluğu ve yönetim beceriksizliğini hedef aldı. Bu da Magyar’ın iletişimini klasik sağ-sol tartışmasından çıkarıp, “başarısız ve yozlaşmış yönetim” eleştirisine dönüştürdü (Benedek, 2026).
Hangi Popülizm?
Magyar’ın bu söylemi, popülizm literatüründeki araştırmalar açısından da önemlidir. Magyar’ın dili elbette popülist unsurlar taşımaktadır çünkü “halkın gerçek sorunları” ile “iktidardaki yozlaşmış elit” arasında net bir karşıtlık kuruyordu. Ancak bu popülizm, dışlayıcı ve tamamen kimlik temelli bir çizgiden ziyade, daha çok merkezde duran seçmeni de çekmeye çalışan bir türdedir. Bu söylem, kutuplaşmayı yeniden tanımlamaya çalışmış; “sağ-sol” ya da yalnızca kültürel kimlikler yerine, mücadeleyi yozlaşmış iktidar ile sıradan vatandaşlar arasında kurmuştur(Benedek, 2026). Dönüştürücü (yapıcı) yeniden-kutuplaştırma, otoriter koşullar altında en umut verici strateji olarak görülmektedir. Bu yaklaşım, rejimin söylemini taklit etmekten ya da yüzeysel bir birlik çağrısı yapmaktan ziyade, çatışmayı yeniden tanımlar ve demokrasi–otokrasi, umut–korku veya adalet–cezasızlık gibi alternatif karşıtlıklar üzerinden yeni bir ayrım hattı kurar(Benedek, 2026). Péter Magyar’ın siyasal iletişiminde de bu tür bir kutuplaşma stratejisinin kullanıldığı görülmektedir. Magyar, seçimi sık sık Batı ile Doğu, umut ile korku ve demokrasi ile otokrasi arasında bir tercih olarak çerçevelemiştir. Bu sayede hem mevcut rejimin kurduğu kutuplaşma eksenini kırmaya çalışmış hem de daha geniş bir seçmen kitlesini mobilize edebilecek yeni bir siyasal ayrım hattı oluşturmuştur. Aynı zamanda Fidesz seçmenlerini de tamamen düşmanlaştırmamış, onlara da kapı açık bırakmıştır. Bu nedenle Magyar’ın iletişiminde, literatürde “merkezci”(centrist populism) ya da en azından daha geniş toplumsal koalisyon kurmaya çalışan bir popülist tarzdan söz etmek mümkündür. Centrist populism üzerine yapılan çalışmalar gösteriyor ki bu söylemi kullanan siyasetçiler popülist söylemin genel özellikleri haricinde, rakiplerini sık sık yolsuzluk ve beceriksizlik ile suçlama arayışına giriyorlar (Haughton & Deegan-Kruse, 2015; Dvorak & Weiss, 2025). Bu nedenle Magyar’ın bu stratejiyi kullandığını söylemek yanlış olmayacaktır.
Magyar’ın iletişiminin bir başka önemli tarafı, Budapeşte merkezli kalmaması ve özellikle taşraya yönelmesidir. Aylar boyunca kasaba ve köyleri dolaşması, hatta Orbán’ın güçlü olduğu yerlerde görünmesi, onun sadece şehirli muhalefete seslenen bir aktör olmadığını gösterdi. Bu ülke turları sadece kampanya etkinliği değil, onun halk-merkezli siyasetinin ana vitrini haline geldi. İnsanların “yıllardır buraya gelen etkili bir siyasetçi olmadı” dediği yerlerde görünmesi, mesajını daha inandırıcı hale getirdi. RFE/RL’nin sahadan aktardığı gözlemler de Magyar’ın gittiği her yerde yerel şikâyetleri öne çıkardığını ve özellikle Orbán’ın memleketi Felcsút gibi sembolik alanlarda konuşarak gündem ürettiğini gösteriyor(Mezes, 2025).
Siyasal İletişim Stratejileri: Türk Muhafeleti Ne Öğrenebilir?
Magyar’ın en etkili iletişim hamlelerinden biri de, sorunları soyut cümlelerle değil, gözle görülür sembollerle anlatmasıydı. Macaristan’da hastanelerde sabun ve tuvalet kâğıdı gibi temel hijyen malzemelerinin eksik olduğunu söylemesi ve bunun üzerine gitmesi bu açıdan çok çarpıcıydı. Magyar, Avrupa Birliği’nden gelen fonlara rağmen hastanelerde tuvalet kâğıdı bulunmamasını doğrudan yolsuzlukla ilişkilendirdi. 2025’te TISZA’nın hastanelere dezenfektan, hijyen ürünleri ve tuvalet kâğıdı ulaştırmak istemesi, fakat bazı hastane yöneticilerinin bunu kabul etmemesi de bu siyasetin parçası oldu. Bu olay, Magyar’ın sağlık sistemindeki çöküşü sadece anlatmakla kalmayıp onu görünür bir siyasal gösteriye dönüştürmesiyle gündeme geldi (Görsel 1). Türkiye’de devlet okullarındada sabun ve tuvalet kağıdı bulunmamasına rağmen bu durumu iletişim açısından etkili şekilde sunamayan ve gündem haline getiremeyen Türk muhalefetinin Magyar’ın stratejisinden çıkaracağı çok ders var. Özellikle günümüzde görsel iletişim, mesajların akılda kalıcı olabilmesi için oldukça önemli. Bu nedenle bu gibi hükümet başarısızlıklarının yalnızca söylemsel eleştiril düzeyinde değil, görsel iletişim düzeyinde de de doğru kurgulanması gerekiyor.
Görsel 1: Hastaneler için toplanan yardımların önünde açıklama yapan Magyar.

İletişim tarzı açısından Magyar, geleneksel medyadan çok doğrudan ve aracısız iletişime yaslandı. Çoğu zaman röportaj vermek yerine gün içinde farklı şehir ve kasabalarda konuşmalar yapmayı tercih etti, daha çok ekonomi, sağlık ve yolsuzluk gibi halkın hemen anlayabileceği konulara odaklandı. Benzer biçimde başka gözlemler de onun iletişimini kendi sosyal medya kanalları, miting konuşmaları ve doğrudan halka seslenme üzerine kurduğunu gösteriyor. Bu yöntem, medya filtresini aşmasına ve anlatıyı kendi kontrolünde tutmasına yardımcı oldu(Applebaum, 2026).
Orban’ın Büyük Hatası
Öte yandan Orban ise siyasal iletişim stratejisinde Magyar’ın işine gelebilecek büyük hatalar yaptı. Negatif siyasi kampanyalar dikkat çekmede ve gündem olmada etkili araçlar olsalar da, eleştirdiği meselenin alternatifini sunmayan negatif siyasi kampanyalar seçmenleri ikna etmekte zorlanıyor. Orban, Magyar’a karşı sürekli hücum halinde olmasına rağmen kaybettiği seçmenleri geri kazanamadı çünkü Magyar’ın “Avrupa ile iş tutan kötü bir adam” olduğunu anlatmaya çalışmak tek başına yeterli değildi. Orban, Magyar’ın alternatifi olarak kendisinin neden “iyi bir adam” olduğunu anlatamadı. 16 yıllık siyasi hayatında iç politikada gerçekleştrdiği vaatleri vardıysa, bunları anlatması ve ortaya yeni bir vizyon koyması gerekiyordu. Ancak Orban yeni bir hikaye anlatamadı. Magyar ise yeni ve güçlü bir hikayenin baş kahramanıydı. Üstelik Magyar, Orban’ın kendisine karşı sokaklar astırdığı afişlerin önünde poz vererek, bu suçlamaların yersiz olduğunu ve bu suçlamalardan korkmadığını gösterdi(Görsel 2).
Görsel 2: Kendisini Macaristan’ın paralarını Zelensky ve Von der Leyen için harcayan bir şekilde resmeden negatif kampanya posterinin önünde poz veren Magyar.

Muhafelete Muhafelet Edilir mi?
Péter Magyar’ın siyasal iletişiminde dikkat çeken bir diğer unsur da, yalnızca iktidara değil, aynı zamanda muhalefete de muhalefet etmesidir. Magyar, kendisini sadece Orbán’a karşı bir alternatif olarak değil, aynı zamanda etkisiz ve yıpranmış muhalefetin yerine geçen yeni bir figür olarak konumlandırdı. Bu strateji, onu zamanla “en etkili muhalif aktör” haline getirdi. Yıllardır Orban’a karşı muhalif olan ancak seçim kazanamayan ve merkez solda yer alan DK(Demokratik Koalisyon) partisini “mavi Fidesz” olarak nitelendirerek Orban rejiminin sürmesine katkı sağladığını iddia etti(Benedek, 2026).
Bu durum, Türkiye bağlamı açısından da önemli bir karşılaştırma sunmaktadır. 2023 seçim sürecinde sıkça dile getirilen “muhalefete muhalefet edilmez” yaklaşımının aksine, Magyar örneği, bazı durumlarda muhalefetin de eleştirilmesinin seçmen nezdinde yeni bir güven alanı yaratabileceğini göstermektedir. Özellikle mevcut muhalefetin yetersiz görüldüğü ortamlarda, bu tür bir strateji seçmenin alternatif arayışını daha güçlü şekilde mobilize edebilmektedir. Her ne kadar Türkiye ve Macaristan örnekleri birebir benzeşmese de, Magyar’ın muhafeleti eleştirmekten çekinmemesi dikkate alınması gereken bir konu olarak göze çarpmaktadır.
Sonuç
Kısacası, Péter Magyar’ın 2024’ten itibaren kurduğu siyasal iletişim, Orbán’a tamamen zıt bir ideolojik proje sunmaktan çok, sağda duran ama çatışmanın merkezini yolsuzluk, devlet kapasitesinin çöküşü ve günlük hayat sorunlarına kaydıran bir çizgiye dayanıyordu. Göç ve ulus-devlet gibi konularda Orbán’a yakın bir ton kullanması, Fidesz seçmenine ulaşmasını kolaylaştırdı. Buna karşılık hastaneler, eğitim, geçim sıkıntısı ve yolsuzluk gibi başlıkları sürekli öne çıkarması da geniş bir memnuniyetsizler koalisyonu kurmasına yardım etti. Magyar’ın başarısı, ideolojik kopuştan çok, gündemi yeniden tanımlama ve halkın somut sorunlarını siyasal olarak görünür kılma becerisinde yatıyordu.
Benedek, I. (2026) Polarizing transition? Opposition strategies and the rise of Péter Magyar and the respect and freedom party (TISZA) in Hungary. Comp Eur Polit 24, 24 https://doi.org/10.1057/s41295-026-00460-z
Haughton, T., & Deegan-Krause, K. (2015). Hurricane season: Systems of instability in Central and East European party politics. East European Politics and Societies, 29(1), 61–80. https://doi.org/10.1177/0888325414566072
Dworak, T., & Weiss, M. (2025). “Centrist populism” in Central and Eastern Europe? Introducing a revisionist approach. Center for Open Science
Laffitte, T. (2024). In Hungary, How Péter Magyar Ambushed Orbán https://geopolitique.eu/en/articles/in-hungary-how-peter-magyar-ambushed-orban/
Kerenyi, G. (2024). Reporter's Notebook: On The Campaign Trail With Peter Magyar, The New Star Of Hungary's Opposition https://www.rferl.org/a/hungary-peter-magyar-opposition-european-elections/32983283.html
Applebaum, A. (2026) The First Post-Reality Political Campaign https://www.theatlantic.com/ideas/2026/03/hungary-first-post-reality-political-campaign/686565/
Mezes, L. (2025) The Magyar Playbook: Lessons from Hungary https://civil.ge/archives/677987



















































































































