Hepimizin malumu olduğu üzere hayat bir mücadele ve hepimiz kaderimizin çizdiği yolda kendi kişisel mücadelemizi veriyoruz. Ancak daha büyük ölçekli yani ülkemizin kaderini ilgilendiren mücadeleleri verebilmek için örgütsel yapılarda buluşmamız gerekiyor.
Milliyetçi Kongre Derneği gibi oluşumlar, toplumsal mücadelenin omurgasını oluşturur. Ancak bu mücadelenin başarıya ulaşabilmesi için, yerelden küresele uzanan ortak ideallerin ve paylaşılan dertlerin var olması gerekir.
Adalet, siyasi ve ekonomik istikrar, demokrasi, kalkınma, eğitim, sağlık ve ulaşım alanlarında görülen kayda değer kazanımlar gibi...
Tüm vatandaşlara, kimliği ve inancı ne olursa olsun, seküler tavır ve eşit mesafede yaklaşarak; memnuniyeti ve mutluluğu sağlamak gibi...
İnsanların her düzeydeki sorunlarıyla —gündelik sorunlardan orta ve uzun vadelisine kadar—bizzat ilgilenmek ve çözüm yolları geliştirmek gibi...
Kısacası, şahsi beklentileri bir kenara koyup Türk milletinin umutlarını esas alarak, Türk milletiyle omuz omuza yükselmek gibi...
Aslında tüm bu idealler ve dertler birbiriyle iç içe geçmiş durumda; ilerleme ancak aynı anda birden fazla alanda çözüm üretmekle mümkün. Sivil toplum kuruluşları aracılığıyla yürütülen bu mücadele, yalnızca üye ya da yönetici unvanı taşımakla sınırlı değil; fark yaratmayı, bilinçli ve öncü olmayı, toplumsal yaşamda yazılı olmayan birçok sorumluluğu ve yükümlülüğü üstlenmeyi de gerektiriyor. Bununla birlikte demokratik hakların ve özgürlüklerin savunulması ve geliştirilmesi şeklinde ifade edilebilecek olan bir siyasal sorumluluk da üstlenilmiş oluyor.
Bireysel mücadeleden örgütlü mücadeleye geçmek üstlenilecek olan sorumluluklarla baş etmeyi de kolaylaştırıyor. Ne de olsa birlikten kuvvet doğar. Kuşkusuz tüm bu sorumlulukların farkında ve bilincinde olarak örgütlenmek, bu doğrultuda çalışmalar yürütmek çok önemli olduğu gibi kurumsallaşmanın da bir gereğidir.
Bu da, küçük ya da büyük fark etmeksizin pek çok toplumsal sorunun çözümünde elini taşın altına koymak anlamına gelir; aynı zamanda sosyal mücadele açısından olumlu bir imaj ve tanınırlık kazanmak demektir.
Bu bağlamda, Milliyetçi Kongre Derneği’nin, 12 Ekim tarihli 3'üncü Büyük Kongresi'ni tebrik ediyorum. Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür katılımcıların ortaya koydukları geleceği birlikte inşa etme iradesinin, toplumsal ve siyasal bütünlüğü koruma ülküsüyle alınan kararların, hayırlı olmasını temenni ediyorum.
Güzel vatanımızın birliği, büyük milletimizin dirliği için; her zamankinden daha cesur, daha azimli ve daha kararlı olmak dileğimle...



















































































































