Öncelikle şunu söyleyeyim bu yazıda Zohran Mamdani’nin harika bir Müslüman ve sosyalist olmasından ve seçimi bu nedenle kazandığından bahsetmeyeceğim. Çünkü bence seçimi kazanmasını sağlayan en önemli etkenler, işini ciddiye alması, siyasal iletişim ekibinin sözünü dinlemesi ve popülizm çağında nasıl siyaset yapılacağını bilmesidir. TamgaTürk’te yayımlanan Avrupa’da yükselen sağ popülizm ve milliyetçilik hakkında yazılar yazdım, zaman geçtikçe popülizm üzerine çalışmaya devam ettim. İdeolojik ayrımlara, sağ-sol meselesine veya ekonomik sebeplere dayandırarak yapılan popülizm yorumları zaman zaman eksik kalır çünkü popülizmin kendisi bir ideoloji değil stratejidir.
Bu stratejiyi son dönemlerde sağ popülistlerin doğru kullanması ile onların yükselişini gördük. Zohran örneğinde ise karşımıza sol popülizm çıktı. İster sağdan ister soldan olsun popülistlerin bence en önemli özelliği insanların ihtiyaçlarına doğru siyasal iletişim ile seslenmeleri.
Şu anda İskoçya’da olduğum için Birleşik Krallık siyasetini yerinden takip ediyorum. Burada sağ popülist Nigel Farage bir sonraki seçimlerde başbakan olmaya hazırlanıyor. Herkes buna bir anlam getirmeye çalışıyor. Ekonomik meselelerde tutun, kültürel meselelere kadar birçok açıklama yapılabilir. Fakat ben şu sıralar siyasal iletişim üzerine yüksek lisans yaptığım için popülistler ve “merkez” siyasetçiler arasındaki iletişim farklarına bakmayı tercih ediyorum. Çünkü insanların işlerinden arta kalan zamanın çoğunu sosyal medyaya veya bir şeyler izlemeye ayırdıkları, arkadaşlarıyla buluştuklarında bile bir şekilde konunun siyasete geldiği bir dönemde siyasetin iletişimini önemsemeden bu sonuçları anlayamayız.
Mesela elinize telefonunuzu alın ve Instagram’da Nigel Farage diye aratın, sayfaya göz gezdirin. Karşınıza Farage’ın dördüncü duvarı yıkarak doğrudan kameraya bakarak konuştuğu izleyicileri muhatap olarak aldığı videolar çıkacak. Sonra sosyal demokrat Başbakan Keir Starmer’in hesabına bakın. Kameraya doğrudan baktığı video sayısının ne kadar az olduğunu göreceksiniz. Ben karşılaştırma yapmak için 30 Eylül akşamı her iki siyasetçinin son 50 videosuna bakmıştım. Farage videoların 26’sında kameraya konuşurken Starmer yalnızca 6 tanesinde kameraya bakıyordu. Anketlerde ise şu an bu iki parti arasında Farage lehine en az yüzde 12’lik bir fark var.
Gelelim New York seçimlerine. New York’u Demokrat Parti’nin adayının kazanması bir sürpriz değil. Belediye seçimlerini 2013’ten beri Demokratlar büyük farklarla kazanıyor. Zohran ise Demokrat Parti’nin ön seçimlerinde yendiği, ancak sonrasında bağımsız olarak devam etmeye karar veren Cuomo ile yarıştı, onun durumu bu nedenle biraz farklı sayılabilir. Peki neden kazandı? Ben buna yalnızca bir ideolojik ve kültürel zafer adlandırması yapamam. Yapanlara saygı duyarım ancak bence kazanan yine popülizm oldu.
Sevmediğimiz insanlara popülist diyerek onları aşağılama dönemi bitti çünkü popülizm artık bir gerçeklik. Zohran Mamdani’nin geçmişini, ailesinin kökenini, dinini anlatmak daha çok görüntülenme getirebilirdi ancak ben bunlardan bahsetmek istemiyorum. Çünkü her ne kadar rakipleri onu bu özellikleriyle eleştirse de Zohran’ın kazanma nedeninin bunlar olduğunu düşünmüyorum. Benim cevabım siyasal iletişimde saklı.
Görsel 1: Zohran’ın logosu

Hem Demokrat Parti’nin ön seçimlerinde hem de resmi seçimlerde en iyi siyasi kampanyayı Zohran yürüttü. Bunu şimdi söylemek kolay diyebilirsiniz ancak ön seçimlerden önce de kendi hesaplarımda bunu dile getirmiştim, o yüzden rahatlıkla tekrar edebiliyorum. Şimdi yine Instagram’a girin ve Zohran Mamdani ile Andrew Cuomo’nun hesaplarına göz atın, farkı siz de anlayacaksınız. Üstelik Cuomo’nun hesabının düzeltilmeye çalışılmış hali bu. Sosyal medya kullanımında özellikle ön seçimlerde Mamdani, Cuomo’ya fark attı. Cuomo oldukça sıkıcı bir logo ile neredeyse sosyal medyaya özel içerik bile üretmedi. Logosunu resmi seçimlerden önce değiştirip Zohran’ın logosunun renklerini kullansa da Cuomo için artık çok geçti. Zohran ise başlangıçtan son ana kadar sosyal medyayı profesyonellere emanet etti. Kim bu profesyoneller? Medya stratejisti Morris Katz ve video içerik üreticileri Melted Solids. Morriz Katz’ın X profiline girerseniz ve biyografisini okursanız popülist siyasete inandığını göreceksiniz. Bu yüzden popülizm kazandı diyebiliyoruz. Üstelik Zohran ve ekibi yalnızca sosyal medyayla sınırlı kalmadı, tabiri caizse kapı kapı dolaştılar. Yani hem sahada hem de dijital mecralarda en çok çalışan onlar oldu. Göz atmak isteyenler için Zohran'ın web sitesi: https://www.zohranfornyc.com/platform
Görsel 2: Cuomo’nun ilk logosu

Görsel 3: Cuomo’nun son logosu

Siyasal iletişimdeki en önemli meselelerden birisi az fikrin çok tekrarı prensibidir. Örneğin 100 günde 10 proje stratejisini her yerde görebilirsiniz. Zohran’ın kampanyası üç ana vaat üzerinde kuruldu ve bunlar sık sık tekrarlandı.
- Otobüsler ücretsiz ve hızlı olacak.
- New York’ta 2 milyondan fazla insan sabit kiralı evlerde oturuyor. Önceki belediye başkanı kiraları artırdı ancak biz kiraları donduracağız ve kiralar artmayacak.
- Çocuk bakımı(kreş) konusunda 6 haftalıktan 5 yaşına kadar bütün çocuklara ücretsiz bakım getirilecek.
Bu üç vaat “affordability” (bir nevi geçim gerdi) başlığı altında toplandı ve sürekli tekrar edildi. Seçim sonrası çıkış anketleri de bize şunu gösteriyor, bu vaatler işe yaramış. Çünkü 2024’te Trump’a oy veren bazı gelir düzeyi düşük mahalleler bu seçimde Zohran’a oy vermiş. Merkez solun, düşük gelirli vatandaşların oylarını popülist sağa kaptırdığı bir dönemde bu çok önemli bir işaret. Popülist sol, popülist sağın rakibi olabilme potansiyelini gösterdi. Zohran’ın kampanya ekibi ikinci vaadini açıklamak için çok yaratıcı bir video ürettiler. Videoyu izlemek için:
Son olarak da gençlikten bahsedeceğim. Zohran, 18-29 yaş arasındaki genç erkeklerden Cuomo’ya oranla yaklaşık 40 puan daha fazla oy almış. Demokratlar New Jersey ve Virginia’da da vali seçimlerinde kazandılar ancak oradaki adaylar 53 ve 46 yaşındalardı. Oradaki adaylar genç erkeklerden rakiplerine göre sırasıyla yalnızca 10 ve 14 puan daha fazla almışlar. Biliyorsunuz sağ popülist partilere oy veren genç erkeklere radikal yakıştırması yapılıyor. Ben buna katılmıyorum. Bu veriler de bence bunu gösteriyor. Gençlerin ekonomik taleplerinin yanı sıra bir kuşak değişimi talebi de var ve bu talepler radikal değil. Gençler siyaset sahnesinde onları anladığını zanneden yaşlı siyasetçileri değil, kendilerini görmek istiyor. Türk siyasetinde 46 ve 53 yaşındaki adaylara hala genç muamelesi yapıldığını da söylemeden geçemeyeceğim.
Görsel 4: CNN Politics

Sonuç olarak Zohran bir zafer kazandı ve evet popülizm de bir zafer kazandı. Fakat ben bu zaferden dünyada bir ideolojik yayılmadan ziyade bir siyasal iletişim devrimi yayılacağını düşünüyorum.
Zohran’ın vaatlerini gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceği onun fikirlerinin yayılıp yayılmayacağında etkili olacak. Ancak Zohran çok kötü bir belediye başkanlığı yapsa da kampanyası dünyanın dört bir yanındaki siyasetçilere ilham olacak. Obama’nın 2008 başkanlık kampanyası modern siyasal iletişim 1.0’dı, Zohran Mamdani’nin kampanyası ise modern siyasal iletişim 2.0 oldu



















































































































