M. Bahadırhan Dinçaslan
Giriş Tarihi : 24-06-2020 22:26
Güncelleme : 28-08-2020 13:29

Ziya Selçuk’a Kapalı Mektup

Millete ve milliyetçiliğe dair bütün yazılarımda temel, sürekli tekrar eden bir motif vardır: Kültür kurumları, insanları, neticeyi etkiler

Millete ve milliyetçiliğe dair bütün yazılarımda temel, sürekli tekrar eden bir motif vardır: Kültür kurumları, insanları, neticeyi etkiler. Bir “şey”in nasıl “öyle” olduğunu anlamak için yalnızca üretim araçlarının mülkiyeti yahut üst-yapının özelliklerini analiz etmek yetmez. Bambaşka bir üretim anlayışı ve ekonominin hakim olduğu, bambaşka bir coğrafyada, bambaşka nedenlerle gelişmiş bir kültürel motif, bin yıl sonra yepyeni bir coğrafyada kültürün neticeyi hiç beklenmedik bir forma sokmasına sebep olabilir.

Coğrafya yahut üretim usulleri kader olsaydı, temel belirleyici olsaydı, surette çok da farkımız olmayan Yunanlılar yahut Suriyelilerle aynı olmamız gerekirdi; halbuki hem olumlu, hem olumsuz yönleriyle birçok farklılığımız vardır. Kültür basitçe belli etno-sembollerin paylaşılması demek. Bu paylaşılma halini de mümkün kılan araçlar vardır. Mesela kilise, cami böyledir. Okur yazarlığın pek olmadığı Ortaçağ’da, İncil’i okuma şansı olmayan köylülerin İncil’de tasvir edilen belli başlı olaylara ve fikirlere aşina olması için, mesela, kilise camlarına sahneleri görsel tasvir eden vitraylar, duvarlarına freskler işlenmişti. Bunlara “Fakir Adamın İncili” denir. Okuma bilmeseler bile, her Pazar kiliseye gidip bu sahneleri gören köylüler, aynı sembollere, hikayelere aşina olurlar, üstelik görsel işlev kullanıldığı için, epey aşina hissederler.

Modern dünyada kültürün paylaşılmasını sağlayan en önemli araçlardan biri eğitim müessesesi. Kültürün sembollerine, ikonlarına hakim olmamızı sağladığı (ve hangi sembolün, ikonun paylaşılacağını belirlediği) gibi, değerlerini de içselleştirmemizi sağlar. Nasıl bir tip insan yetiştirmek istediğiniz müfredatınıza gömülü bir şekilde bellidir. Bir ülkenin müfredatını incelemek, gelecekte nasıl olacağına dair tahmin yaparken en önemli veriniz olabilir.

Bugün sosyal medyada bir üniversite öğrencisinin “üniversiteye mi geldik ilkokula mı?” diyen bir tweet attığı için disiplin cezasına çarptırıldığını öğrendim. Bu bana tam olarak yukarıdaki meseleyi düşündürdü: Müfredatımız ve eğitim anlayışımız başı omzumun içine kaçmış, Peyami Safa’nın alıntılamayı çok sevdiğim tarifindeki tufeyli tipini yaratmayı hedefliyor: İdealsiz cemiyetlerde, ihtiyar ve yatalak, uyuşuk ve mıymıntı cemiyetlerde gençlik, davasız ve teşkilatsız bir parazit sürüsüdür. Bütün ateş çağı, dinamizm ve kahramanlık çağı evle okul, kahveyle okul arasında geçen bu şaşkın ve avare yığınının başı omuzlarının arasına kaçmış, bakışları ürkek ve solgun, sesi kısıktır. Talimatnamelerin demir korsası, geçim zoru ve imtihan kâbusu içinde beyni karmakarışık bilgilerin ve ihtiyaçların antreposu haline gelmiştir. Bu yığın memleket davalarını alçak sesle konuşur ve hiç birinde faal rol almaz. Ona bir tek hedef gösterilmiştir: diploma. Bunu ele geçirinceye kadar o, ezeli ana kuzusu, istiklâlinden mahrum, sosyal bir rol sahibi olmaktan mahrum bir tufeylidir ve… adam değildir.

Mizah yapamayan, okul yönetimiyle, rektörle, milli eğitim bakanıyla, cumhurbaşkanıyla (…) kafa bulamayan çocuk, ne işe yarar diye düşünüyorum. Bir tweet atacağı zaman üç kere düşünen, bir eylem yapacağı, laf edeceği zaman korkan çocuklar yetiştiriyorlar. Bir şeye "karşı gelmeleri" gerektiğinde ne yapacak bunlar? Çığır açıcı bir keşif, dönüştürücü bir icat yahut heybetli bir düşmanın işgaline direnmek. Hepsi karşı çıkıştır. Yenilikler mevcuda karşı çıkmayı gerektirir. Çoğu zaman da, kavga etmeyi. Yeniliği yaratacak insanın iradesi sağlam olmalı. Karakteri iğdiş edilmemiş olmalı. Karşı çıkmayı, hayır öyle değil böyle demeyi, herkes başka düşünüyorsa bile gördüğüm budur demeyi bilmesi lazım. İnovasyon haftası etkinliklerine milyonlarca lira harcıyorsunuz. Eğitim sisteminiz karşı çıkışı ne kadar destekliyor? Karşı çıkma cesaretini ne kadar aşılıyor? Eğitim sisteminiz nakledileni ezberleyip el pençe divan duran tip yetiştirmek üzerine kurulu, bekleyin inovasyon yaparsınız.

Üstelik çocuğun açıklamasına bakınca, “yaptığımın doğru olmadığını biliyorum” dediğini görüyorum. Bu disiplin cezasına uğramasından daha acı. Çünkü küçük dünyasında disiplin cezası çok önemli ve bu yüzden çekingenleşiyor. Üniversitenin gerçekten ilkokula dönüp dönmediğini tartışmamalıyız bile; çocuk haksız da olsa ceza almamalıydı, “yanlış/yersiz eleştirmişsin” diyerek insanlara ceza verilmez. Ama ceza verilen o çocuk, gözlemlediği “yanlış”ı dile getirmekten ömür boyu korkacak. Ne okuyor bilmiyorum, ama asla bilime yahut tekniğe hizmet edemeyecek. Aldığı o ceza ömür boyunca ona “boş ver” dedirtecek.

Sayın bakan, bizim kültürümüz “kendi kafasına göre iş yapma”yı sevmez. Sürüden ayrılanı kurda kaptırır, dalından kopan yaprağın kaderini rüzgara bırakır. Oysa tarih, sürüden ayrılanların, dalından kopanların yazdığı bir kitaptır. Biz köşesine çekilip akılla düşünmeye ve bir şeyleri bulmaya çalışana “mutezile” dedik, “uzaklaşan, ayrılıp bir köşeye çekilen” anlamına geliyormuş. Sonra yılanın küçükken başını ezdik, akletmekten kurtulduk. Kendi başımıza düşünmek, kendi kafamıza göre iş yapmak hastalığı, çok şükür, bu aziz millete tesir etmedi. Müfredatın bilimsel içeriği önemlidir, fakat çok önemli değildir. Çünkü bu çağda bir öğrenci, hocasının ona verebileceğinden çok daha fazlasını internetten bulabilir, edinebilir, kendisine binlerce özel hoca yaratabilir. Ama okulların işleyiş şekli çocuğun bunu yapmasını engeller. İşte tam olarak bunu yapıyorsunuz, çocuklara balık vermeyi geçtim, oltalarını kırıp, oltayı korkunç bir şey gibi gösteriyorsunuz.

Subaylarımız, mesela, “mesleğe” başlar başlamaz yalnızca itaati, sorgulamamayı, akmaz kokmaz olmayı, mesaiyi bitirip eve dönmeyi öğreniyorlar. Bu subaylar paşa olduklarında Türk Ordusu’nun savaş doktrinini nasıl çağa uyarlayacaklar? Yenilikçi fikirlerle nasıl, eldeki imkanları en iyi şekilde değerlendirip cürmümüzden büyük ateşler yakmamızı sağlayacaklar? Bu iş de bunun gibi: Öğretmenlerimiz için, mesela, iyi bir öğretmen olmak bininci planda. KPSS’ye çalışmak birinci, mülakatta “adamını bulmak” ikinci plana geldiyse, bunlar nasıl çocuklar yetiştirirler? Kısa yoldan köşe dönmeci, işi kitabına uydurmacı, salla başı al maaşı fikrini şiar edinmiş çocuklar.

Sayın bakan, Jean Kim, pusuya yatmış köpekbalıklarından bahseder. O köpekbalıkları ki, evvela, diğer iri köpekbalıklarının zulmünü onaylar, desteklerler. Sıra kendilerine gelsin isterler. Zalimlerin en büyük destekçileri onlardır. İşte, sayın bakan, ilköğretimden üniversiteye, idareci pozisyonuna ataması yapılan tiplerin çoğu birer latent köpekbalığı. Ömrünce tek başarısı doğru adamı tanımak, doğru cemaate girmek, kafasını hiç kaldırmadan saman altından yürüttüğü suyla değirmenini döndürmek olan tipler. Bunlar bir defa idareci konumuna geldiklerinde, egolarını tatminden başka bir halt düşünmüyorlar. Ufukları o kadar. Bu dar ufuklu köpekbalıklarının elinde, birkaç nesil heba oldu bile. Şikayet eden öğrenciye sopa, kafa bulan öğrenciye sopa, eğlenen öğrenciye sopa. Hani şirin görünmek için gençliğin takip ettiği popüler motiflere gönderme yapmayı sever ya sizinkiler, öyle yapalım. Harry Potter evrenindeki Dolores Umbridge, AKP eğitim anlayışının kişileştirilmiş halidir.

Hakim kılmaya çalıştığınız kültür, işte, asırlardır Müslümanın “emperyal” olandan dayak yemesinin müsebbibidir. Biz dayak yemediysek vaktiyle Batılı, pozitif eğitim almış ve yüksek seciyesiyle bu iş böyle gitmez, herkes yanlış düşünüyor, ben haklıyım ve bir başıma da kalsam bunu savunacağım diyebilen subaylarımız ve tıbbiyelilerimiz sayesindeydi. Neyzen “tam üç yüz sene biçareye müslim dendi” diyor, toplumu biçareleştiriyorsunuz.

Sayın bakan, göreve geldiğinizde “AKP’li ama iyi adam” diyorlardı. Sizden bir şeyler bekliyorlardı. Hiçbirini karşılayamadınız. Benim öyle bir beklentim yoktu, hala yok. Ama sonuçta muhatap sizsiniz, size kızacağız, size öfkeleneceğiz, size ve sizden şikayet edeceğiz. O yüzden bu kapalı mektuptur, okuyup gündeme alın diye değil, ne kadar yanlış bir adam olduğunuzu göstermek için yazıldı. Elbette siz tarihte önemsiz bir figürsünüz, asıl yanlış olan AKP zihniyetidir, ama bir misyon üstlenir de, yanlışı devam ettirirseniz tarihin önünde kişilik olarak da yargılanıp lanetleneceğinizi hatırlatmak istiyorum. Bu memlekete hizmet edecekseniz, geleceğe inovasyon yapacak, farklı düşünecek, çığır açacak bir nesil bırakmak, her sene olgunlaşan nesillerdeki en yeteneklilerin kendini gerçekleştirmeyi başardığı bir zemin tesis etmek istiyorsanız, işe disiplin mantığıyla başlayın.

Bu yeni rejimde işler nasıl yürüyor bilmiyorum, ferman mı yayımlıyorsunuz, yoksa Erdoğan’ın mı yayımlaması uygun düşer; bir şekilde ilan edin. “Disiplin yönetmelikleri daraltılacak, eğitim sürecini doğrudan baltalamayan her türlü söylem ve eylem serbesttir. Biz öğrencileri disipline etmek için değil, geliştirmek için varız.” Deyin. Egosunu tatmin için öğrencisine ceza veren, gücünü el kadar çocuklar üzerinde kullanıp tatmin olan köpekbalıklarının da dişlerini sökün. Yapar mısınız? Zannetmiyorum. Ama evet, öğrencileri sindiriyorsunuz, talimatnamelerin demir korsasını geçiriyor, pısırık bir nesil yaratıyorsunuz.

Fakat bu çocukların tek özelliği bu değil. Shakespeare, “Kör edilen kişi, görme yetisi hazinesinden mahrum bırakıldığını asla unutmaz” diyor. Evet, kör edildiler, ama görebildikleri zamanı hatırlıyorlar. O yüzden gözlerine mil çeken elden nefret ediyorlar. 10 yıl önceki bakanlar biraz şanslı, unutuldular. Fakat sizler unutulmayacaksınız. Sizden nefret eden milyonlar yetişiyor. Onlar da, aslında, küçük köpekbalıkları oldular. Büyükler aradan çekildiğinde, vaktiyle köhne yarıklara kaçmalarına sebep olanları parçalamak için saldıracaklar. Sayın bakan, en çok insana dokunan bakan sizsiniz. Dokunduğunuz herkes sizden nefret ediyor ve haklılar.

M. Bahadırhan Dinçaslan

NELER SÖYLENDİ?
@
M. Bahadırhan Dinçaslan

M. Bahadırhan Dinçaslan

DİĞER YAZILARI TamgaTürk'ün Kısa Öyküsü 20-10-2021 11:25 Aydınlanma'nın Fosseptiği 10-10-2021 13:51 Alp Er Tunga'nın Mezarını Bulmak ya da Bulamamak 05-10-2021 12:12 Senin Fikrinin Ne Önemi Var Vasat Herif yahut Ajdar Problemi 30-09-2021 12:33 Post-AKP Dönemine Milliyetçiliği Hazırlamak - II 29-09-2021 11:25 Post-AKP Dönemine Milliyetçiliği Hazırlamak 26-09-2021 11:23 Türk Milliyetçiliğinin Sahipliği Kavgası: Hudutsuz Namussuzlar 05-09-2021 13:39 Bir Komplo Teorisi: LGBT Kampanyasının Ekonomisi 27-08-2021 11:58 Afgan Anayasası Nasıl İflas Etti? 16-08-2021 14:24 Taş Kesilmek: Bir Savruk Hasbıhal 09-08-2021 11:05 Türk Milliyetçiliğinin 7 Temel Meselesi 27-07-2021 12:04 Derin Devlet Meselesine Farklı Bir Bakış 16-07-2021 11:39 Şort Giydi Diye Ağlatılan Kız ve Davarlar 06-07-2021 13:27 Türk Aile Yapısı ve Anonimleştiren Cemaat 02-07-2021 14:31 Sokakta Köpek Olmaması Gerektiğini Bilallere Anlatmak 30-06-2021 19:13 Kutsallar ve Domuzlar: İslamcılığın Sekülerleşmesi 28-06-2021 11:29 Milli Şairimiz Kimdir? 21-06-2021 23:38 Sen Hiç Milliyetçiye Benzemiyorsun 09-06-2021 20:48 Yakın Dosta Kredi Çekmek: Yalnızlar Ülkesi Türkiye 07-06-2021 01:25 Batı’yı Aydınlatmak: Yeliz’in Dedesi ve Erbaş’ın Zırvaları 04-06-2021 12:23 Faydalı Kilisenin Papazından 7 Ölümsüz Oyun Önerisi 24-05-2021 14:37 Sorusuz Bir Toplum: Kadim Cevaplarla Yetinmek 23-05-2021 14:30 Muhaliflerin Ümidini Baltalamak – Bir Seküler Günah 11-05-2021 12:38 Neden Milliyetçiyiz – Bir Nutuk Taslağı 02-05-2021 16:10 Türk Usulü İslam Arayışına Dair Birkaç Not 29-04-2021 01:31 Faydalı Kilisenin Papazından Mitoloji Kitapları Seçkisi 20-04-2021 22:51 12 Nisan Şakası(!) ve Mizah Üzerine 12-04-2021 21:49 Türk Esirlerine Yardım Eden Bir Uygur'un Düşündürdükleri 04-04-2021 23:44 İbne LGBT Olunca 29-03-2021 16:53 Milliyetçi Siyasetin Geleceği: Özdağ ve Kuracağı Parti 21-03-2021 00:01 Büyük Adam Yaratamamak: Neden Bu Haldeyiz? 12-03-2021 15:32 Azgın Milliyetçilik: İnfial Yaratan Şiddet Olayları ve Milliyetçilik İlişkisi 07-03-2021 14:34 Eyam’dan Eyyamcılığa: Salgın Tedbirlerinin Bitmesi Gerekliliğine Dair 05-03-2021 12:43 Trrrummm Tiki Tak - Makinalaşmak: İnternet Çağının Hafızasız Yığınları 28-02-2021 19:39 Bir Kitap Nasıl Basılıyor? 19-02-2021 20:55 Şeriatçılar Ay'a Gidebilir mi? 15-02-2021 14:26 Samimi İslamcılar ve Yapmacık Muhalifler: Bir Eleştiri Yazısı 11-02-2021 14:12 Boğaziçi Olayları ve Makul Vatandaş: Ya-Ya Kamplarına Mecbur Muyuz? 08-02-2021 02:51 Bir Polis Yazısı 03-02-2021 22:49 Turan Hayal Midir - II 24-01-2021 23:53 Qanon: Bir Siber-Kültün Portresi 22-01-2021 01:39 Şimşirgil'in Cevabına Cevap 17-01-2021 15:39 Sosyal Medya: İnternetin Poposunun Rengi 10-01-2021 16:40 ABD'den Türkiye'ye İki Kamplı Siyaset 08-01-2021 11:37 Sümüklü Sıpalar ve Medya Sansürü 06-01-2021 16:33 Teröristsin Teröristim Terörist 05-01-2021 21:03 Nazım Dişe Dokunur mu IV: Şiir İnsanların Umrundayken 28-12-2020 10:37 Bayburt’un Acı Serencamı – Türk Kültüründe İçkinin Yeri ve Önemi 23-12-2020 21:23 Türk Milliyetçiliği Gözünden Mevlana 22-12-2020 11:10 Kuzgun - The Raven 20-12-2020 02:56 7 Güzel Ressam 13-12-2020 01:14 Türk Edebiyatı mı Türkçe Edebiyat mı? 10-12-2020 15:20 Türk Milliyetçileri Kime Oy Verecek? 09-12-2020 13:06 Nazım Dişe Dokunur mu III: Bohemya’dan Bürokrasiye 09-12-2020 00:47 Nazım Dişe Dokunur mu II: Alt-Kültürün İçyüzü 06-12-2020 18:55 Nazım Dişe Dokunur mu I: Şiir Nasıl Gözden Düştü? 05-12-2020 15:31 Mustafa Öztürk'le Dayanışma: Rafızi Olma Hürriyeti 03-12-2020 16:20 Etimoloji: Mihrap, Feriştah, Kalak, Gerekmek 27-11-2020 12:37 CHP’den Atsız Parkı yahut Alevilik Ali’yi Sevmekse Biz de Aleviyiz 19-11-2020 15:34 İyi Şiir Üzerine 17-11-2020 15:51 Batı'ya Ağıt 15-11-2020 23:01 Azerbaycan Sahada Kazandı – Masada Kaybetti – mi? 11-11-2020 13:42 Onlar Kalabalık, Biz Yükseğiz - II 09-11-2020 13:32 Karabağ'dan Turancılık Dersleri 08-11-2020 18:46 Onlar Kalabalık, Biz Yükseğiz - I 04-11-2020 21:17 Eşit Değiliz: Demokrasi ve Alt-İnsana Dair 02-11-2020 14:29 İfade Özgürlüğü: Karikatür Çizme Hürriyetine Dair 27-10-2020 15:08 Alt-İnsanın Müziği: Rap 23-10-2020 12:38 Türk Milliyetçilerini Bekleyen Kavga 18-10-2020 23:58 Anayasa Mahkemesi Tartışmasından Kadir Şeker’e: Devlet Kabadayılığı 14-10-2020 12:36 Etkili Hitabet Sözlüğü IV – Türkçenin Sırları 09-10-2020 11:53 Türk’ü Teoriye Hapsetmek 06-10-2020 13:55 Türk Milliyetçileri Neden Dağınık 29-09-2020 13:22 Etkili Hitabet Sözlüğü III – Etkileyici Metin Örnekleri 28-09-2020 12:39 Etkili Hitabet Sözlüğü II – Retoriğin Teorisi 24-09-2020 11:22 Etkili Hitabet Sözlüğü I – Retoriğin Sırları 22-09-2020 11:52 Mitolojiden Beslenmek: Arthur mu, Beyrek mi? 21-09-2020 10:52 Ne Gereği Var Gülüşü 17-09-2020 12:44 Dini Çıkarırsan Geriye Ne Kalır? 16-09-2020 10:35 Koydu, Koyduk, Koyarız: Koyunların Milliyetçiliği 15-09-2020 11:13 Elini Sallasan Elli Hassasiyet 14-09-2020 14:35 Türk Kaşarı: Halkımızın Bir Bölümünün Değerleri 07-09-2020 14:02 Köpekbalıklarının Türkiye'si 31-08-2020 13:05 Ölüm Orucu: Devletin Temelinde Bir Dinamit 30-08-2020 00:00 Dış Türklere Rağmen: Turancılığın Zırvaları(!) 27-08-2020 14:36 Türk Milliyetçisi Nasıl Bir Demokrasi İster? 23-08-2020 17:53 Örs, Çekiç, Kılıç: Rock ve Siyaset 17-08-2020 15:52 Hasbıhal XI: İngiliz-Amerikan Şiirlerinden Seçmeler 13-08-2020 23:11 Bedevinin Şerrinden Atatürk’e Sığınmak 04-08-2020 16:58 Hasbıhal X: Coleridge ve Kubilay 30-07-2020 00:40 Dosya: Gençler Dinden Neden/Nasıl Çıkıyor? 28-07-2020 18:17 AKP'yi Alkışlayarak Yıkmak 14-07-2020 14:47 Microtargeting: Kapıda Bekleyen Devrim 08-07-2020 15:54 Türk Milliyetçiliğinin Ekonomi-Politiği: İnsan Fıtratı ve Orta Sınıf 06-07-2020 15:58 Ziya Selçuk’a Kapalı Mektup 24-06-2020 22:26 Haydi Irkçılık Yapalım 21-06-2020 17:04 Muhalif Mevzilerde Canavarlaşma Problemi 16-06-2020 23:26 Faydalı Kilisenin Papazından 20 Makale Önerisi 14-06-2020 15:13 Zihin Jimnastiği: Polonya Türkiye Hattı 08-06-2020 20:58 Türk Kime Denir 27-05-2020 19:54 Bella'nın Kısa Donu 22-05-2020 21:02 Barnabas İncili: Bir Zırvanın Anatomisi 19-05-2020 20:21 Benim Seküler Milliyetçi Kardeşim… La Tahzen! Ve Düşmanım: Hele Bir Oku… 20-04-2020 20:23 20 Yaş İhtiyarları ve 30 Yaş Gençleri 16-04-2020 19:08 Sinanoğlu: Eternal Sunshine of the Spotless Türkçe 14-04-2020 18:33 Salgın ve Ekonomi: Kara Vebadan Sonra 12-04-2020 20:15 Türkçülüğün Farzı: Zengin Olmak 02-04-2020 21:26 Turan Hayal midir? 26-03-2020 15:25 Rus Gribinden Çin Virüsüne: Salgınlar ve Toplum 23-03-2020 14:28 Seküler Milliyetçilik: Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi 19-03-2020 19:59 Korona Salgını ve Milliyetçilik 17-03-2020 20:55 Siyaset ve Ahlak: Mülahazalar, Gözlemler ve Beddua 11-03-2020 20:17 Türkçü Feminizm: Başörtüsü Tartışmaları ve Birtakım Öneriler 02-03-2020 20:19 Şehitlerin Ardından Gülenlere Dair Küfür İçermeyen Bir Yazı 01-03-2020 18:17 Vahşi Doğu’nun Kovboyu: Kadir Şeker 12-02-2020 19:58 Sosyal Medyanın Korona Virüsü: İlginç Bilgi 09-02-2020 20:00 Türk Milliyetçiliğinin Ekonomi Politiği – Çare Kapitalizm 02-02-2020 15:53 Devlet Fetişi ve Deprem 26-01-2020 20:02 Gidecekler… Ya Sonra? 21-01-2020 20:39 Din mi Kültürü Etkiler, Kültür mü Dini Etkiler? 16-01-2020 14:43 İki Parti Kıskacında Milliyetçiliğin Geleceği 15-01-2020 19:58 Bozkır Hikayeleri: Türk Çocuğuna Bir Hediye 13-01-2020 14:24 Erkeklerin Aşk Acısı ve Bir Kadın Olarak Milliyetçilik 10-01-2020 18:00 Türk Ocağı’nda İncir Ağacı 03-01-2020 22:52 Yerli Otomobilin Gözleri 28-12-2019 19:57 Kutsal Kitabın Stratejisi – Tapınakçı Altınları 26-12-2019 15:09 Mansur Başkana Bir Ankaralı Mektubu 23-12-2019 14:27 Bizden Neden Bir Halt Olmaz 18-12-2019 20:14 Samimiyetinizi Seveyim 17-12-2019 19:59 Britanya Seçimleri: Yeni Sağ-Sol Savaşı 13-12-2019 23:54 İntihar Ediyorum – Lütfen Bu Yazıyı Okuyun 09-12-2019 18:30 Ali Babacan Ne Dedi 26-11-2019 23:32 Dinin Adamından Uzak Dur 25-11-2019 17:59 Milliyetçileri Silahlandırmak 18-11-2019 18:23 10 Kasım'da Dikilmek 11-11-2019 15:55 Medeniyet Fay Hattına Kurulur 04-11-2019 17:59 İmamoğlu ve Yavaş: İki Başkana Dair Bir Analiz 27-10-2019 17:58 İmkansız Muhafazakarlık ve Muhalefet 10-10-2019 15:04 Gönülleri Birleşenlere Bir Davet 10-10-2019 14:56
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA