M. Bahadırhan Dinçaslan
Giriş Tarihi : 13-12-2019 23:54
Güncelleme : 28-08-2020 16:22

Britanya Seçimleri: Yeni Sağ-Sol Savaşı

Trump’ın Amerika’daki seçim zaferi oldukça sarsıcıydı

Trump’ın Amerika’daki seçim zaferi oldukça sarsıcıydı. “Gizli gündem”i keşfedip, ona hitap ederek siyaset yapan, alışıldık siyasi figürlere benzemeyen ve pek de makul durmayan bir tip, bu sayede dünyanın işleyişini en çok etkileyen makama oturabildi.

HDP’nin kürtçü-terör destekçisi siyasi uzantılar tarihinde görülmemiş başarısının arkasında, genç “beyaz yakalı Türk”ün ve diğer “ana-akım-dışı Türk” unsurların gizli gündemine hitap etmesi yatıyordu diyebiliriz. Şüphesiz gizli gündemlerden bir adedi de borçluluk durumunun yarattığı siyasal talepler. Bütün dünyada tüketici borçlanması had safhada, ev kredisini hariç tuttuğunuzda bile, dünyada, hele ki gelişmiş Batı ülkelerinde insanlar borçla yaşıyorlar. Kredi kartları, tüketici kredileri, finans araçlarının kullanımını bireye kadar indiren uygulamalar… Hepimiz vadeli yaşıyoruz ve bu durum elbette siyasi talep, beklenti ve tercihlerimizi etkiliyor. Birleşik Krallık da farklı değil, üstelik 2018 yılı, hane halkı borcunun zirve yaptığı bir yıl. Benzer bir durum ABD için de geçerli.

Şu halde, borçluluk ve politika ilişkisinin sağ, sol ve Britanya seçimleri bağlamında ele alınması ilgi çekici olacaktır. Britanya seçimlerinin yeniden ispatladığı bir husus, Twitter’ın seçim sonuçlarına dair yanıltıcı olduğu. İşçi Partisi ve Britanya bağlamındaki “sol”, gençler ve yüksek eğitimliler arasında daha popüler, bu da tam olarak Twitter’ın kullanıcı profiline denk düşüyor. Britanya’yla alakası olmayan bir twitter kullanıcısı olarak ben dahi, ünlü simaların, yazarların yahut siyasilerin Britanya seçimlerine dair İşçi Partisi’ni destekleyerek yaptıkları açıklamaları ana sayfamda sık sık gördüm. Üstelik bir kısmını da Türkçe olarak gördüm. Bu, İşçi Partisi’nin zaferinin kesin olduğu anlamına gelebilirdi, fakat nihayetinde, bir kez daha, Twitter’a bakarak yorum yapmamak gerektiği anlamına geldi.

Fakat bu durum gençler arasında İşçi Partisi’nin popüler olduğunun da bir işaretidir. Ki, tam olarak bu minvalde birçok yorum, özellikle “solcu”lar tarafından dile getirildi. Muhafazakar temayül gösteren “yaşlı”lar aşağılandı, ırkçılıkla, geri kafalılıkla, kısa ahir ömürlerinde gelecek nesillerin istikbalini karartmakla suçlandılar. Bu noktada, Britanya’yla ilgili birkaç istatistik paylaşmak yerinde olacaktır. [caption id="attachment_4191" align="aligncenter" width="865"] 2017 seçimlerinde yaş gruplarına göre oy dağılımı. Gençlerde İşçi Partisi, orta yaşlı ve yaşlılarda Muhafazakar Parti güçlü.[/caption] 18 yıl önce, 2001 seçimlerinde İşçi Partisi %40,7 oy alıyor, 413 sandalyeyle güçlü bir şekilde tek başına iktidar oluyordu. 18 yıl önce Britanya nüfusu 58,7 milyondu. Bugüne geldiğimizde, Muhafazakar Parti %43,6 oy oranıyla 365 sandalye kazandı. Bugün Britanya nüfusu 66,5 milyon olarak tahmin ediliyor. Bu rakama, 2000 yılından bu yana vatandaşlık başvurusu kabul edilen 2.6 milyon kişi de dahil. İşçi Partisi’ne genellikle gençler oy verirken, Muhafazakar Parti’ye ihtiyarlar oy veriyor.

Yani, bugün Muhafazakar Parti’ye oy verenlerin çoğunun 18 yıl önce İşçi Partisi’ne oy veren “solcu”lar olduğunu söylemek mümkün. Üstelik 2.6 milyon yeni vatandaş alınmış, bunların da seçmen olduğunu ve göçmenlerin baskın biçimde sol ağırlıklı partilere oy verdiği düşünülünce, esasen şansın İşçi Partisi’nden yana olduğunu söylemek mümkün. Üstelik İşçi Partisi 2001 öncesinde ve sonrasında yapılan seçimlerde de baskın çıkmış. Fakat neden böyle olmadı? Yaşlılıkta bir maraz mı vardır ki, böyle oluyor? Yahut meşhur söz doğru mu? Bir adam 20’sinde komünist değilse eşşek, 40’ında hala komünistse eşşoğlueşşektir.

İnsanların entelektüel gelişimi kadar, yaşam şartlarının ekonomik tercihlerinde belirleyici olduğunu, hatta daha belirleyici olduğunu biliyoruz. Demek, seçmenin eşşek olup olmadığına hükmetmek yerine, bu yaşlar geçtikçe, yaşla ilişkili bir şekilde değişen bir parametre olup olmadığına bakmak lazım. Bu parametrelerden belki de en önemlisi, borçluluk durumu. Buna göre, gençler hayata borçlu başlıyor, evlenip çocuk sahibi oldukları yaşlarda borçları tavan yapıyor, yaş ilerledikçe borçları düşüyor. Bunda tabii, kredi kartı kullanım oran ve alışkanlıklarının da payı var, ancak manzara budur. Öğrenci kredileri, kredi kartları ve tüketici kredileri, ilerleyen yaşlarda ev kredisiyle birleşerek bütün bireyleri ciddi bir borç batağının içine sokuyor. İşte bütün Batı Avrupa’da konuşulur olan Yeni Sağ ve Yeni Sol’un, doğrudan bu konuya dair bir politika yahut söylem üretmeseler bile (ki üretiyorlar) hitap ettikleri en önemli gizli gündem bu. Seçmen borçlu ve borçluluk hissi, oy tercihlerinde ciddi bir belirleyiciliğe sahip.

Borçluluk, göçmenlere bakışı da etkiliyor: Borcun getirdiği faiz yükümlülüğü daha çok çalışma dürtüsü ve işsiz kalma korkusunu tetiklerken, daha az ücrete daha çok çalışma vaadi sunan, geldiği ülkedeki çok daha kötü şartlar sebebiyle asırlardır süren bir mücadelenin getirdiği birçok haktan feragat edebilen ve bunu umursamayan göçmen, beklendik şekilde nefret objesi oluyor. (Burada, Britanya’da 18 yıllık nüfus artışı olan 7.8 milyonun en az 2.6 milyonluk kısmının vatandaşlık alan yabancılardan kaynaklandığını tekrar etmek isterim. Artışın 3’te 1’i göçmenler tarafından sağlanmış. İşçi ihtiyacının 2008’de çok düştüğünü, hükumet müdahaleleriyle artsa da yeniden düşme trendinde olduğunu da akılda tutmak yararlıdır.)

Şu halde, borçlu kesimler arasında bir ayrışma var. Yeni Sol’un seçmeni, bu durumun sosyal devletle, hibeler, düzenlemeler ve koruyucu önlemlerle aşılacağını düşünürken, Britanya’da kısmi yansımaları görülürken kıta Avrupası’nda çok daha yaygın görülmeye başlanan “genç ve borçlu Yeni Sağ seçmen” ise, göçmenlere durumu daha da kötüleştirdikleri için tepkili. Karşılaştırma için bir örneğe bakacak olursak, tüketici borçluluğu Amerika’da da seçimleri ve tercihleri etkiliyor. Örneğin son seçimlerde tercihini Trump’tan yana kullanan seçmen, ülkenin en borçlu seçmeni. Britanya’da borçluluk durumunun siyasete etkileri siyasetçilerin uzun zamandır bildiği ve üzerine eğildiği bir konu.

Fakat hem Amerika’da, hem Britanya’da karşımıza çıkan bir durum var, “Yeni Sol” borçlulukla bireyi önceleyen yöntemlerle başa çıkmaya çalışırken (Obama ve Corbyn), “Yeni Sağ” sistemi ve ekonomiyi önceleyen yöntemleri önemsiyor. (Trump ve Johnson) Corbyn’in sübvansiyon stratejisi, Johnson’un “milli borç”u önceleyen stratejisine yenilmiş görünüyor ki, benzer bir durum Romney ve Obama arasında da karşımıza çıkmıştı. Seçmeninin borçluluğunun farkında olan Trump, FED’e “faizleri sıfırlayın” çağrısı yapmaktan çekinmiyor. Görünüşe göre Britanya’da, en yüksek borçluluk seviyesinde olan seçmen ve borcu olmayan seçmen, “genel çözüm”ü, “özel çözüm”e yeğliyor. Hayata borçla başlayan ve borçlanacağının farkında olan genç seçmen sosyal politikalardan yanayken, orta yaşlı borçlu seçmen, ekonomik sistemin istikrarından ve güçlenmesinden yana. Bu istikrarın faiz oranlarına, işsizlik oranlarına yansıyacağını biliyor ve ona göre tercih yapıyor. Borcu olmayan seçmense, bedavacılık olarak gördüğü politikalara karşı tavırlı.

Bütün bu analizleri yaparken, Britanya’daki ve Batı’daki seçimlerin katılım oranlarına bakılınca ortada ciddi bir “apolitik kesim”in de olduğunu görüyoruz ki, bu kesim Avrupa’nın kaderini belirleyebilir. Hatta bu belirleyiş, Fransa’da gördüğümüz üzere, şiddet de içerebilir. (“Bu, siyasete karşı apolitiklerin ihtilalidir.”) Vaktiyle “Avrupa’nın spazmı” diye tarif ettiğim sancı, git gide şiddetleniyor. Sol, belki de kitlesini daha etkili aktivize ettiğinden, gençler arasında baskın görünebilir, ancak bu apolitik kesimin, göçmen düşmanlığıyla birlikte ne kadar “Yeni Sağ” temayülü göstereceğinden emin değiliz. Kişisel öngörüm, bu kitle politikleşirse, Yeni Sol’un Britanya’daki hezimetinin dahi başarı sayılabileceği yeni bir politik manzaranın doğacağı.

Analizi bitirmeden önce, ülkemize dikkat çekmek istiyorum. Türkiye’de hanehalkı borcu sürekli artıyor, TÜİK’in son verilerine göre “borçlu nüfus” oranımız %70. (Üstelik bizde özel sektör borcu da ciddi bir ekonomik sorun). Buradan bakınca, Erdoğan’ın Trump gibi “düşük faiz” taraftarı olması ve seçmenin ekonomik istikrarı politik günah keçilerine düşmanlıkla birleştirip sürekli mevcut politikaları desteklemesi beklenmedik değil. Burada insan psikolojisinin de bir rol oynadığını söylemek mümkün: Bireyler devletle ve lider figürüyle özdeşleşiyorlar. Devlet borcunu, ekonomik sistemin sağlığını, bireysel sağlıklarıyla bir tutuyorlar. Şunu söylemek gerekir ki, objektif açıdan “Yeni Sol”un önermeleri ve önerileri çok daha güçlü, hiç değilse bireye daha çok hitap ediyor. Ancak Yeni Sol’un diğer siyasi “defo”ları, finansal sistemi ve ekonominin topyekün sağlığını önceleyen “Yeni Sağ”ın güçlenmesine neden oluyor. Tuhaf olan, her şeyi ekonomik dinamikler ve ilişkilerle açıklamayı seven Marksist geleneğin argümanlarının “bunak ihtiyarlar!”a indirgenmesi, bencileyin iflah olmaz Marksizm düşmanınınsa ekonomik bir parametrenin ciddi bir amil olduğunu iddia etmesi. Okurdan, Yeni Sağ-Sol Savaşı’nın görünmeyen bir yüzünü irdelemek için vaktiyle yazdığım “Avrupa’nın Hayaleti” yazımı okumasını rica ederek bitiriyorum.

M. Bahadırhan Dinçaslan

NELER SÖYLENDİ?
@
M. Bahadırhan Dinçaslan

M. Bahadırhan Dinçaslan

DİĞER YAZILARI Milli Şairimiz Kimdir? 21-06-2021 23:38 Sen Hiç Milliyetçiye Benzemiyorsun 09-06-2021 20:48 Yakın Dosta Kredi Çekmek: Yalnızlar Ülkesi Türkiye 07-06-2021 01:25 Batı’yı Aydınlatmak: Yeliz’in Dedesi ve Erbaş’ın Zırvaları 04-06-2021 12:23 Faydalı Kilisenin Papazından 7 Ölümsüz Oyun Önerisi 24-05-2021 14:37 Sorusuz Bir Toplum: Kadim Cevaplarla Yetinmek 23-05-2021 14:30 Muhaliflerin Ümidini Baltalamak – Bir Seküler Günah 11-05-2021 12:38 Neden Milliyetçiyiz – Bir Nutuk Taslağı 02-05-2021 16:10 Türk Usulü İslam Arayışına Dair Birkaç Not 29-04-2021 01:31 Faydalı Kilisenin Papazından Mitoloji Kitapları Seçkisi 20-04-2021 22:51 12 Nisan Şakası(!) ve Mizah Üzerine 12-04-2021 21:49 Türk Esirlerine Yardım Eden Bir Uygur'un Düşündürdükleri 04-04-2021 23:44 İbne LGBT Olunca 29-03-2021 16:53 Milliyetçi Siyasetin Geleceği: Özdağ ve Kuracağı Parti 21-03-2021 00:01 Büyük Adam Yaratamamak: Neden Bu Haldeyiz? 12-03-2021 15:32 Azgın Milliyetçilik: İnfial Yaratan Şiddet Olayları ve Milliyetçilik İlişkisi 07-03-2021 14:34 Eyam’dan Eyyamcılığa: Salgın Tedbirlerinin Bitmesi Gerekliliğine Dair 05-03-2021 12:43 Trrrummm Tiki Tak - Makinalaşmak: İnternet Çağının Hafızasız Yığınları 28-02-2021 19:39 Bir Kitap Nasıl Basılıyor? 19-02-2021 20:55 Şeriatçılar Ay'a Gidebilir mi? 15-02-2021 14:26 Samimi İslamcılar ve Yapmacık Muhalifler: Bir Eleştiri Yazısı 11-02-2021 14:12 Boğaziçi Olayları ve Makul Vatandaş: Ya-Ya Kamplarına Mecbur Muyuz? 08-02-2021 02:51 Bir Polis Yazısı 03-02-2021 22:49 Turan Hayal Midir - II 24-01-2021 23:53 Qanon: Bir Siber-Kültün Portresi 22-01-2021 01:39 Şimşirgil'in Cevabına Cevap 17-01-2021 15:39 Sosyal Medya: İnternetin Poposunun Rengi 10-01-2021 16:40 ABD'den Türkiye'ye İki Kamplı Siyaset 08-01-2021 11:37 Sümüklü Sıpalar ve Medya Sansürü 06-01-2021 16:33 Teröristsin Teröristim Terörist 05-01-2021 21:03 Nazım Dişe Dokunur mu IV: Şiir İnsanların Umrundayken 28-12-2020 10:37 Bayburt’un Acı Serencamı – Türk Kültüründe İçkinin Yeri ve Önemi 23-12-2020 21:23 Türk Milliyetçiliği Gözünden Mevlana 22-12-2020 11:10 Kuzgun - The Raven 20-12-2020 02:56 7 Güzel Ressam 13-12-2020 01:14 Türk Edebiyatı mı Türkçe Edebiyat mı? 10-12-2020 15:20 Türk Milliyetçileri Kime Oy Verecek? 09-12-2020 13:06 Nazım Dişe Dokunur mu III: Bohemya’dan Bürokrasiye 09-12-2020 00:47 Nazım Dişe Dokunur mu II: Alt-Kültürün İçyüzü 06-12-2020 18:55 Nazım Dişe Dokunur mu I: Şiir Nasıl Gözden Düştü? 05-12-2020 15:31 Mustafa Öztürk'le Dayanışma: Rafızi Olma Hürriyeti 03-12-2020 16:20 Etimoloji: Mihrap, Feriştah, Kalak, Gerekmek 27-11-2020 12:37 CHP’den Atsız Parkı yahut Alevilik Ali’yi Sevmekse Biz de Aleviyiz 19-11-2020 15:34 İyi Şiir Üzerine 17-11-2020 15:51 Batı'ya Ağıt 15-11-2020 23:01 Azerbaycan Sahada Kazandı – Masada Kaybetti – mi? 11-11-2020 13:42 Onlar Kalabalık, Biz Yükseğiz - II 09-11-2020 13:32 Karabağ'dan Turancılık Dersleri 08-11-2020 18:46 Onlar Kalabalık, Biz Yükseğiz - I 04-11-2020 21:17 Eşit Değiliz: Demokrasi ve Alt-İnsana Dair 02-11-2020 14:29 İfade Özgürlüğü: Karikatür Çizme Hürriyetine Dair 27-10-2020 15:08 Alt-İnsanın Müziği: Rap 23-10-2020 12:38 Türk Milliyetçilerini Bekleyen Kavga 18-10-2020 23:58 Anayasa Mahkemesi Tartışmasından Kadir Şeker’e: Devlet Kabadayılığı 14-10-2020 12:36 Etkili Hitabet Sözlüğü IV – Türkçenin Sırları 09-10-2020 11:53 Türk’ü Teoriye Hapsetmek 06-10-2020 13:55 Türk Milliyetçileri Neden Dağınık 29-09-2020 13:22 Etkili Hitabet Sözlüğü III – Etkileyici Metin Örnekleri 28-09-2020 12:39 Etkili Hitabet Sözlüğü II – Retoriğin Teorisi 24-09-2020 11:22 Etkili Hitabet Sözlüğü I – Retoriğin Sırları 22-09-2020 11:52 Mitolojiden Beslenmek: Arthur mu, Beyrek mi? 21-09-2020 10:52 Ne Gereği Var Gülüşü 17-09-2020 12:44 Dini Çıkarırsan Geriye Ne Kalır? 16-09-2020 10:35 Koydu, Koyduk, Koyarız: Koyunların Milliyetçiliği 15-09-2020 11:13 Elini Sallasan Elli Hassasiyet 14-09-2020 14:35 Türk Kaşarı: Halkımızın Bir Bölümünün Değerleri 07-09-2020 14:02 Köpekbalıklarının Türkiye'si 31-08-2020 13:05 Ölüm Orucu: Devletin Temelinde Bir Dinamit 30-08-2020 00:00 Dış Türklere Rağmen: Turancılığın Zırvaları(!) 27-08-2020 14:36 Türk Milliyetçisi Nasıl Bir Demokrasi İster? 23-08-2020 17:53 Örs, Çekiç, Kılıç: Rock ve Siyaset 17-08-2020 15:52 Hasbıhal XI: İngiliz-Amerikan Şiirlerinden Seçmeler 13-08-2020 23:11 Bedevinin Şerrinden Atatürk’e Sığınmak 04-08-2020 16:58 Hasbıhal X: Coleridge ve Kubilay 30-07-2020 00:40 Dosya: Gençler Dinden Neden/Nasıl Çıkıyor? 28-07-2020 18:17 AKP'yi Alkışlayarak Yıkmak 14-07-2020 14:47 Microtargeting: Kapıda Bekleyen Devrim 08-07-2020 15:54 Türk Milliyetçiliğinin Ekonomi-Politiği: İnsan Fıtratı ve Orta Sınıf 06-07-2020 15:58 Ziya Selçuk’a Kapalı Mektup 24-06-2020 22:26 Haydi Irkçılık Yapalım 21-06-2020 17:04 Muhalif Mevzilerde Canavarlaşma Problemi 16-06-2020 23:26 Faydalı Kilisenin Papazından 20 Makale Önerisi 14-06-2020 15:13 Zihin Jimnastiği: Polonya Türkiye Hattı 08-06-2020 20:58 Türk Kime Denir 27-05-2020 19:54 Bella'nın Kısa Donu 22-05-2020 21:02 Barnabas İncili: Bir Zırvanın Anatomisi 19-05-2020 20:21 Benim Seküler Milliyetçi Kardeşim… La Tahzen! Ve Düşmanım: Hele Bir Oku… 20-04-2020 20:23 20 Yaş İhtiyarları ve 30 Yaş Gençleri 16-04-2020 19:08 Sinanoğlu: Eternal Sunshine of the Spotless Türkçe 14-04-2020 18:33 Salgın ve Ekonomi: Kara Vebadan Sonra 12-04-2020 20:15 Türkçülüğün Farzı: Zengin Olmak 02-04-2020 21:26 Turan Hayal midir? 26-03-2020 15:25 Rus Gribinden Çin Virüsüne: Salgınlar ve Toplum 23-03-2020 14:28 Seküler Milliyetçilik: Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi 19-03-2020 19:59 Korona Salgını ve Milliyetçilik 17-03-2020 20:55 Siyaset ve Ahlak: Mülahazalar, Gözlemler ve Beddua 11-03-2020 20:17 Türkçü Feminizm: Başörtüsü Tartışmaları ve Birtakım Öneriler 02-03-2020 20:19 Şehitlerin Ardından Gülenlere Dair Küfür İçermeyen Bir Yazı 01-03-2020 18:17 Vahşi Doğu’nun Kovboyu: Kadir Şeker 12-02-2020 19:58 Sosyal Medyanın Korona Virüsü: İlginç Bilgi 09-02-2020 20:00 Türk Milliyetçiliğinin Ekonomi Politiği – Çare Kapitalizm 02-02-2020 15:53 Devlet Fetişi ve Deprem 26-01-2020 20:02 Gidecekler… Ya Sonra? 21-01-2020 20:39 Din mi Kültürü Etkiler, Kültür mü Dini Etkiler? 16-01-2020 14:43 İki Parti Kıskacında Milliyetçiliğin Geleceği 15-01-2020 19:58 Bozkır Hikayeleri: Türk Çocuğuna Bir Hediye 13-01-2020 14:24 Erkeklerin Aşk Acısı ve Bir Kadın Olarak Milliyetçilik 10-01-2020 18:00 Türk Ocağı’nda İncir Ağacı 03-01-2020 22:52 Yerli Otomobilin Gözleri 28-12-2019 19:57 Kutsal Kitabın Stratejisi – Tapınakçı Altınları 26-12-2019 15:09 Mansur Başkana Bir Ankaralı Mektubu 23-12-2019 14:27 Bizden Neden Bir Halt Olmaz 18-12-2019 20:14 Samimiyetinizi Seveyim 17-12-2019 19:59 Britanya Seçimleri: Yeni Sağ-Sol Savaşı 13-12-2019 23:54 İntihar Ediyorum – Lütfen Bu Yazıyı Okuyun 09-12-2019 18:30 Ali Babacan Ne Dedi 26-11-2019 23:32 Dinin Adamından Uzak Dur 25-11-2019 17:59 Milliyetçileri Silahlandırmak 18-11-2019 18:23 10 Kasım'da Dikilmek 11-11-2019 15:55 Medeniyet Fay Hattına Kurulur 04-11-2019 17:59 İmamoğlu ve Yavaş: İki Başkana Dair Bir Analiz 27-10-2019 17:58 İmkansız Muhafazakarlık ve Muhalefet 10-10-2019 15:04 Gönülleri Birleşenlere Bir Davet 10-10-2019 14:56
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA