M. Bahadırhan Dinçaslan
Giriş Tarihi : 17-12-2019 19:59
Güncelleme : 28-08-2020 16:21

Samimiyetinizi Seveyim

Sevgili kaari, Başlık aslında başka olacaktı

Sevgili kaari, Başlık aslında başka olacaktı. Akif’in dediği gibi, hüneri samimiyetinde bir çift sözüm vardır, onu da sivri söylemekten hiç çekinmedim. Ama yaşım büyüdü artık, baba olmak da ufukta. Nedense ilk defa, kendime yakıştıramadım. Hem, hitabımın dahil ettiği zümrede ağabey, başkan, dost dediğim insanlar da var, onlara da, ne yalan söyleyeyim, sövemedim. Onları hala seviyorum, en çok onlara kızışım da bu sevgiden. Fakat sen beni sövmüş say, Ady Endre’nin dediği gibi, “küfür etti yahut siz ıslık çaldı da diyebilirsiniz”.

Vaktiyle aklıma düşmüştü, insanlar nasıl Türk milliyetçisi oluyor, anlamak istemiştim. Her nesilden sorabildiğim kadar insana sordum, “nasıl Türk milliyetçisi oldun”. Sevgili babam için bu soru “nasıl ülkücü oldun” formundaydı tabii. Ve şöyle bir manzara anlattı: “İlkokulun hemen ertesi, öğretmen lisesi kazanmışım. O dönem küçük yaşta başlardık. El kadar çocuk, okula başladım. Bir komünist militan mı öldürülmüş ne… Okulda devasa bir orak-çekiç bayrağı var. Birini çevirip sordum: ‘Gardaş bu ne hele?’, Sovyet bayrağı dedi… Ben ne bileyim Sovyet’i, ‘O nedir?’ diye sorunca, ‘Rus bayrağı yav, Rus’ dedi. Ben de ‘… …min Rusunun bayrağının benim ülkemde ne işi var’ diyerek tepki gösterdim. Sonra yaşça büyük birkaç öğrenci yanıma geldi, ‘sen de ülkücüymüşsün’ diyerek. Böyle ülkücü oldum.”

Ben hep Türk milliyetçiliğinin yüksek bir fikir olduğuna inandım ve daha önemlisi öyle olduğunu gördüm. Ancak mücadelenin bu boyutu da vardır ve en az entelektüel boyut kadar kıymetlidir. O Allah’ın dağında Kuran dahil tek kitap okumamış bir silsileden gelen Avşar çocuğunun bildiği tek şey Türk olduğu ve Türk olduğu için, memleketine asılmış bir yabancı bayrağının kötü anlamlara geldiğiydi. Babamı onlu yaşlarında o refleks “ülkücü” yaptı. Sonraları çok daha ötesine geçti tabii, sevgili anneciğimle evlendi, kafa yoran, bu basit ve iptidai refleksin ötesine geçen, ama onu hep taşıyan bir Türk milliyetçiliğinin peşine düştüler. Taze evlilerken, darbenin ateşli günlerinde aldıkları, üzerine tarihi not düştükleri kitap, İskender Öksüz’ün “Türk Milliyetçiliği Fikir Sistemi” kitabı, mesela… Yıllar sonra o kitabın müellifine “çırak”lık etmek nasibim oldu.

İki dilde ve o iki dilin en yüksek belagat gerektiren hallerinde Türk milliyetçiliğini savunabilirim, savunuyorum. Onlarca temel kitaba notlarıma hiç bakmaksızın, neredeyse sayfa numarasına varana dek referans vererek makaleler yazabilirim bu fikrin hakikatini anlatmak için. Eş dost sohbetinde, hatta, en alakasız meseleden, söz gelimi Amerikan İç Savaşından Türk milliyetçiliğini ilgilendiren metaforlar yahut tespitler “çekmek”le meşhurumdur, inceden dalga bile geçerler benimle. Fakat bütün bu şaşaalı ve girift portrenin derininde, kendisine “solucan” diye hitap eden komünist hocasını döven annenin, Rus bayrağını asanın … …mek isteyen o babanın damarı vardır. Orada o samimiyeti görürüm ve son tahlilde anlamların hepsinin insan tarafından inşa edildiğini düşünen bir adam olarak, bir taraf tutmamız gerektiğinde, her ne kadar bilimsel ve rasyonel yaklaşsak da, hiçbir bilimsel formüle yahut ahlaki kaideye oturtamayacağımız tercihler olduğunu bilirim. O tarafım, hep o samimiyeti arar. Onu tercih eder.

Şimdi düşünüyorum. Doğu Türkistan kan ağlıyor. Doğu Türkistan’da işkence var, soykırım var. Kendine Türk milliyetçisiyim deyip, “Bunlar hep CIA’nın işi” diyerek geçenleri saymıyorum. Onlar bildiğiniz, düpedüz, şeksiz, şüphesiz, sansürsüz piçlerdir. Onların öncesi, sonrası yoktur, soysuzluk diye hakaret olarak kullanılan durum budur işte. Bir çiğ ruh halinin, iğdiş edilmiş, fikir görünümlü sanrılarla sevişerek peydahladığı, en boktanından, en sefilinden bir piçlik. Fakat öyle olmadığı halde, yeterince samimi olmayan insanlar da var. Daha doğrusu, samimiyetini ispatlamayan. Şu sıralar her mecliste aynı lafı ediyorum. Mecliste Türk milliyetçisiyim diyen iki parti var. Doğu Türkistan için kıyamet kopuyor mu? Ben vekil olsam mecliste havaya silah sıkmak dahil, dikkat çekmek için her şeyi yapardım. Efendim önerge verdik falan değil, kıyametten bahsediyorum. Vekil olunca ideolojimizin esasları, kaygıları, öncelikleri değişmiyor.

Düşünüyorum, nasıl bir kaygı, senden ve benden, herhangi bir Türk milliyetçisinden çok daha fazla ses getirebilecek bir konuma gelmiş Türk milliyetçisini, bu konumun bütün imkanlarını kullanarak, onu o konuma getiren fikrin ve kitlenin gereğini/talebini gerçekleştirmekten alıkoyabilir? Neden gidip Çin elçiliği önünde gerekirse tek başına eylem yapmaz? Bir bilet alıp, TÜRKLERİN ŞİMDİYE DEK TEMELİNİ ATTIĞI EN KUTSAL KURUM OLAN TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNİN, o eski ve şerefli günleri hatırlatacak bir mensubu sıfatıyla, gerekirse Çin’e giderek orada eylem yapmaz? Onu korkutan tutuklanmak mıdır? Yahut Doğu Türkistan için kullanmadığı o tek atımlık barut, çok daha önemli bir hedefe sıkılacak bir kurşun için mi saklanıyor? Nedir o hedef ve Türkler şu yüzyılda dahi dehşetle örülmüş bir ağda zulme uğrarken nasıl olur da bu meseleden daha önemli görülebilir? Türk milliyetçisi vekiller, üç buçuk kürtçü terörist destekçisinin kendi boktan davaları için gösterdiği adanmışlığın onda birini göstermiyor ve bu benim kanıma dokunuyor. Türk milliyetçisi olduğum için kolum kırılınca yen içinde bırakacak değilim, işte açıkça söylüyorum: Teröristler, mikyas buysa, Türk milliyetçilerini elli kere ceplerinden çıkarırlar.

Çoğunluk olmanın getirdiği rahatlık mıdır, Çin ipeğinin yerini alan fonların getirdiği alçaklık mıdır bizdeki bilmiyorum ama, vekil arabasıyla örgütünün ticaretini yaptığı, dolayısıyla amacı için gelir elde ettiği uyuşturucuyu taşıyıp satan adam bizden daha adanmıştır, daha tutarlıdır. Samimiyet dedim ya, al işte samimiyet, fikrim tam olarak bu. Bir milletvekiline açılacak onca kapı var. Vekillik sıfatı ve sağladığı imkanlar CANINDAN, MALINDAN, IRZINDAN EDİLEN bir soydaşın bekasından daha mı önemlidir? Evet, önerge veren, soru soran, hükumeti sıkıştırmaya çalışan vekiller vardır mutlaka. Ama yeter mi? Her saat bir Uygur kaybediyorsak, her saat bir baba kızının tacizine şahitlik ediyor, bir anne oğlundan zorla ayrılıyorsa, ne anlamı var? Yaptık ama olmadı demek ne halta yarıyor? Başbuğ’u başbuğ yapan bu değil miydi? Çok daha az adamla, çok daha az imkanla Kırımoğlu’na moral vermeyi başarıyordu. Kırımoğlu anlattı, oradan biliyorum.

Ben bu samimiyetin siyasetini arıyorum. Dün kendine söven adama “siyasi nezaket icabıdır” diyerek el uzatmayı marifet sayanı değil mesela, gördüğü yerde bir tokat atan, yahut hiç değilse uzatılan eli çevirip gereğini lafla ifade eden adamı arıyorum. Türk milliyetçiliği iddiasıyla meclise girince, her oturumda bir şekilde, gerekirse sabote ederek, can sıkarak, hatta can yakarak, gerekirse kendini yakarak Doğu Türkistan meselesini gündeme getirecek adamı. Türk milliyetçileri bu samimiyeti arıyor. İl il dolaştık. Kah büyük, kah küçük toplantılar yaptık. Yüzlerce, belki binlerce insanla e-postalaştım, mesajlaştım. İşin pratik tarafına dair çokça yorum yaptım ama, özüne dair ilk defa paylaşıyorum bu yorumumu: Türk milliyetçileri samimiyet arıyor. Samimiyeti görünce, küçücük cürmüyle koskoca bir kıtaya tesir etmeyi başarmış adamlar bunlar. Samimi önderler, bir araya gelince samimiyeti kaybetmeyen örgütler arıyorlar. Oturulunca “kim kimin kontenjanından nereye” sorularının değil, “Türk milliyetçiliğinin öncelikli meseleleri nelerdir ve biz ne yapacağız” sorularının samimiyetle sorulduğu meclisler istiyorlar. Kendimi de dahil ediyorum, Doğu Türkistan Kerkük olduktan sonra, demografisi geri alınamayacak şekilde bozulduktan, hatta Altay olup, -maalesef- ilelebet Türk yurdu olmaktan çıktıktan sonra… Geri kalan hesaplarımızın, kaygılarımızın, önceliklerimizin ne anlamı var? Türk milliyetçisi değilsek anlamı olabilir elbette, fakat öyleysek? Hükumetin bu meseleye neden değinmediği malum; hükumet Türk düşmanıdır ve neredeyse yirmi yıl olacak, -maalesef- alıştık. Ancak muhalefette yahut gizli iktidarda olan Türk milliyetçisi olmak iddiasındaki partilerin bir iki cılız sesi dostlar alışverişte görsün edasıyla gösterip işin peşini bırakması anlaşılamaz.

Unutmayın ki yakın dönem tarihin en önemli ve geniş Türk milliyetçisi damarı ülkücü hareket, hiç öyle hesapla, kitapla, temkinle büyümemiş, bir avuç deliden ibaretken haritayı önüne koyup, iki kıtanın kısm-ı küllisinde hak iddia ederek yola çıkmış ve bu sayede damgasını vurmuştu. Beylik laflar edip, sıradan işler yapanlar değil, kafası atan Türk milliyetçisi gençler lazım bize. Kırıp döken, can sıkan, düşman kazanan... Küfreden, gerekirse kafa atan genç, belki arzu etmediğimiz sığ bir zeminde çakılı kalıyor, mücadelesini bunun ötesine geçirecek entelektüel ölçeği karşılayamıyordur… Hatta bu yüzden başarısız oluyordur ama… Türklük ediyordur! Hiç değilse çelişkisi yoktur içinde, imanıyla ameli uyumludur; her ne kadar ameli yanlış, yahut eksik olsa da.

Kim bilir kaçınca defa Faruk Kurtbaş’ın romanının başlığını anıyorum, “Çocuktum Ülkücüydüm”... Ve kim bilir kaçıncı defa, fonunu …in Çin’inin ne işi var ülkemde diyen kitlelerin oyuyla seçilen vekillerimize, kanaat önderi belirlediğimiz ağabeylerimize bakıyor, Ömer Seyfettin’in ölümsüz satırlarını mırıldanıyorum: "...Ve kavmiyetimizden, hadsî Türklükten uzaklaştıkça daha müteaffin derinliklerine yuvarlandığımız karanlık uçurumun; bu ahlaksızlık ve bozukluk, vefasızlık ve hodgâmlık, adilik ve miskinlik cehenneminin dibinde meyus ve sartlaşmış kıvranırken, saf ve nurdan mazi kaybolmuş bir cennetin hakikatten uzak bir serabı halinde karşımda açılır… Beni müteselli ve mesut eder. Saatlerce Mıstık’ın hatırasıyla, bu muazzez ve necip matemin eskiyip unutuldukça daha ziyade kıymeti artan tatlı ve mahzun acısıyla mütelezziz olurum…"

Kurtkaya’nın edebiyatını yapan çok, elini çözen yok.

M. Bahadırhan Dinçaslan

NELER SÖYLENDİ?
@
M. Bahadırhan Dinçaslan

M. Bahadırhan Dinçaslan

DİĞER YAZILARI Milli Şairimiz Kimdir? 21-06-2021 23:38 Sen Hiç Milliyetçiye Benzemiyorsun 09-06-2021 20:48 Yakın Dosta Kredi Çekmek: Yalnızlar Ülkesi Türkiye 07-06-2021 01:25 Batı’yı Aydınlatmak: Yeliz’in Dedesi ve Erbaş’ın Zırvaları 04-06-2021 12:23 Faydalı Kilisenin Papazından 7 Ölümsüz Oyun Önerisi 24-05-2021 14:37 Sorusuz Bir Toplum: Kadim Cevaplarla Yetinmek 23-05-2021 14:30 Muhaliflerin Ümidini Baltalamak – Bir Seküler Günah 11-05-2021 12:38 Neden Milliyetçiyiz – Bir Nutuk Taslağı 02-05-2021 16:10 Türk Usulü İslam Arayışına Dair Birkaç Not 29-04-2021 01:31 Faydalı Kilisenin Papazından Mitoloji Kitapları Seçkisi 20-04-2021 22:51 12 Nisan Şakası(!) ve Mizah Üzerine 12-04-2021 21:49 Türk Esirlerine Yardım Eden Bir Uygur'un Düşündürdükleri 04-04-2021 23:44 İbne LGBT Olunca 29-03-2021 16:53 Milliyetçi Siyasetin Geleceği: Özdağ ve Kuracağı Parti 21-03-2021 00:01 Büyük Adam Yaratamamak: Neden Bu Haldeyiz? 12-03-2021 15:32 Azgın Milliyetçilik: İnfial Yaratan Şiddet Olayları ve Milliyetçilik İlişkisi 07-03-2021 14:34 Eyam’dan Eyyamcılığa: Salgın Tedbirlerinin Bitmesi Gerekliliğine Dair 05-03-2021 12:43 Trrrummm Tiki Tak - Makinalaşmak: İnternet Çağının Hafızasız Yığınları 28-02-2021 19:39 Bir Kitap Nasıl Basılıyor? 19-02-2021 20:55 Şeriatçılar Ay'a Gidebilir mi? 15-02-2021 14:26 Samimi İslamcılar ve Yapmacık Muhalifler: Bir Eleştiri Yazısı 11-02-2021 14:12 Boğaziçi Olayları ve Makul Vatandaş: Ya-Ya Kamplarına Mecbur Muyuz? 08-02-2021 02:51 Bir Polis Yazısı 03-02-2021 22:49 Turan Hayal Midir - II 24-01-2021 23:53 Qanon: Bir Siber-Kültün Portresi 22-01-2021 01:39 Şimşirgil'in Cevabına Cevap 17-01-2021 15:39 Sosyal Medya: İnternetin Poposunun Rengi 10-01-2021 16:40 ABD'den Türkiye'ye İki Kamplı Siyaset 08-01-2021 11:37 Sümüklü Sıpalar ve Medya Sansürü 06-01-2021 16:33 Teröristsin Teröristim Terörist 05-01-2021 21:03 Nazım Dişe Dokunur mu IV: Şiir İnsanların Umrundayken 28-12-2020 10:37 Bayburt’un Acı Serencamı – Türk Kültüründe İçkinin Yeri ve Önemi 23-12-2020 21:23 Türk Milliyetçiliği Gözünden Mevlana 22-12-2020 11:10 Kuzgun - The Raven 20-12-2020 02:56 7 Güzel Ressam 13-12-2020 01:14 Türk Edebiyatı mı Türkçe Edebiyat mı? 10-12-2020 15:20 Türk Milliyetçileri Kime Oy Verecek? 09-12-2020 13:06 Nazım Dişe Dokunur mu III: Bohemya’dan Bürokrasiye 09-12-2020 00:47 Nazım Dişe Dokunur mu II: Alt-Kültürün İçyüzü 06-12-2020 18:55 Nazım Dişe Dokunur mu I: Şiir Nasıl Gözden Düştü? 05-12-2020 15:31 Mustafa Öztürk'le Dayanışma: Rafızi Olma Hürriyeti 03-12-2020 16:20 Etimoloji: Mihrap, Feriştah, Kalak, Gerekmek 27-11-2020 12:37 CHP’den Atsız Parkı yahut Alevilik Ali’yi Sevmekse Biz de Aleviyiz 19-11-2020 15:34 İyi Şiir Üzerine 17-11-2020 15:51 Batı'ya Ağıt 15-11-2020 23:01 Azerbaycan Sahada Kazandı – Masada Kaybetti – mi? 11-11-2020 13:42 Onlar Kalabalık, Biz Yükseğiz - II 09-11-2020 13:32 Karabağ'dan Turancılık Dersleri 08-11-2020 18:46 Onlar Kalabalık, Biz Yükseğiz - I 04-11-2020 21:17 Eşit Değiliz: Demokrasi ve Alt-İnsana Dair 02-11-2020 14:29 İfade Özgürlüğü: Karikatür Çizme Hürriyetine Dair 27-10-2020 15:08 Alt-İnsanın Müziği: Rap 23-10-2020 12:38 Türk Milliyetçilerini Bekleyen Kavga 18-10-2020 23:58 Anayasa Mahkemesi Tartışmasından Kadir Şeker’e: Devlet Kabadayılığı 14-10-2020 12:36 Etkili Hitabet Sözlüğü IV – Türkçenin Sırları 09-10-2020 11:53 Türk’ü Teoriye Hapsetmek 06-10-2020 13:55 Türk Milliyetçileri Neden Dağınık 29-09-2020 13:22 Etkili Hitabet Sözlüğü III – Etkileyici Metin Örnekleri 28-09-2020 12:39 Etkili Hitabet Sözlüğü II – Retoriğin Teorisi 24-09-2020 11:22 Etkili Hitabet Sözlüğü I – Retoriğin Sırları 22-09-2020 11:52 Mitolojiden Beslenmek: Arthur mu, Beyrek mi? 21-09-2020 10:52 Ne Gereği Var Gülüşü 17-09-2020 12:44 Dini Çıkarırsan Geriye Ne Kalır? 16-09-2020 10:35 Koydu, Koyduk, Koyarız: Koyunların Milliyetçiliği 15-09-2020 11:13 Elini Sallasan Elli Hassasiyet 14-09-2020 14:35 Türk Kaşarı: Halkımızın Bir Bölümünün Değerleri 07-09-2020 14:02 Köpekbalıklarının Türkiye'si 31-08-2020 13:05 Ölüm Orucu: Devletin Temelinde Bir Dinamit 30-08-2020 00:00 Dış Türklere Rağmen: Turancılığın Zırvaları(!) 27-08-2020 14:36 Türk Milliyetçisi Nasıl Bir Demokrasi İster? 23-08-2020 17:53 Örs, Çekiç, Kılıç: Rock ve Siyaset 17-08-2020 15:52 Hasbıhal XI: İngiliz-Amerikan Şiirlerinden Seçmeler 13-08-2020 23:11 Bedevinin Şerrinden Atatürk’e Sığınmak 04-08-2020 16:58 Hasbıhal X: Coleridge ve Kubilay 30-07-2020 00:40 Dosya: Gençler Dinden Neden/Nasıl Çıkıyor? 28-07-2020 18:17 AKP'yi Alkışlayarak Yıkmak 14-07-2020 14:47 Microtargeting: Kapıda Bekleyen Devrim 08-07-2020 15:54 Türk Milliyetçiliğinin Ekonomi-Politiği: İnsan Fıtratı ve Orta Sınıf 06-07-2020 15:58 Ziya Selçuk’a Kapalı Mektup 24-06-2020 22:26 Haydi Irkçılık Yapalım 21-06-2020 17:04 Muhalif Mevzilerde Canavarlaşma Problemi 16-06-2020 23:26 Faydalı Kilisenin Papazından 20 Makale Önerisi 14-06-2020 15:13 Zihin Jimnastiği: Polonya Türkiye Hattı 08-06-2020 20:58 Türk Kime Denir 27-05-2020 19:54 Bella'nın Kısa Donu 22-05-2020 21:02 Barnabas İncili: Bir Zırvanın Anatomisi 19-05-2020 20:21 Benim Seküler Milliyetçi Kardeşim… La Tahzen! Ve Düşmanım: Hele Bir Oku… 20-04-2020 20:23 20 Yaş İhtiyarları ve 30 Yaş Gençleri 16-04-2020 19:08 Sinanoğlu: Eternal Sunshine of the Spotless Türkçe 14-04-2020 18:33 Salgın ve Ekonomi: Kara Vebadan Sonra 12-04-2020 20:15 Türkçülüğün Farzı: Zengin Olmak 02-04-2020 21:26 Turan Hayal midir? 26-03-2020 15:25 Rus Gribinden Çin Virüsüne: Salgınlar ve Toplum 23-03-2020 14:28 Seküler Milliyetçilik: Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi 19-03-2020 19:59 Korona Salgını ve Milliyetçilik 17-03-2020 20:55 Siyaset ve Ahlak: Mülahazalar, Gözlemler ve Beddua 11-03-2020 20:17 Türkçü Feminizm: Başörtüsü Tartışmaları ve Birtakım Öneriler 02-03-2020 20:19 Şehitlerin Ardından Gülenlere Dair Küfür İçermeyen Bir Yazı 01-03-2020 18:17 Vahşi Doğu’nun Kovboyu: Kadir Şeker 12-02-2020 19:58 Sosyal Medyanın Korona Virüsü: İlginç Bilgi 09-02-2020 20:00 Türk Milliyetçiliğinin Ekonomi Politiği – Çare Kapitalizm 02-02-2020 15:53 Devlet Fetişi ve Deprem 26-01-2020 20:02 Gidecekler… Ya Sonra? 21-01-2020 20:39 Din mi Kültürü Etkiler, Kültür mü Dini Etkiler? 16-01-2020 14:43 İki Parti Kıskacında Milliyetçiliğin Geleceği 15-01-2020 19:58 Bozkır Hikayeleri: Türk Çocuğuna Bir Hediye 13-01-2020 14:24 Erkeklerin Aşk Acısı ve Bir Kadın Olarak Milliyetçilik 10-01-2020 18:00 Türk Ocağı’nda İncir Ağacı 03-01-2020 22:52 Yerli Otomobilin Gözleri 28-12-2019 19:57 Kutsal Kitabın Stratejisi – Tapınakçı Altınları 26-12-2019 15:09 Mansur Başkana Bir Ankaralı Mektubu 23-12-2019 14:27 Bizden Neden Bir Halt Olmaz 18-12-2019 20:14 Samimiyetinizi Seveyim 17-12-2019 19:59 Britanya Seçimleri: Yeni Sağ-Sol Savaşı 13-12-2019 23:54 İntihar Ediyorum – Lütfen Bu Yazıyı Okuyun 09-12-2019 18:30 Ali Babacan Ne Dedi 26-11-2019 23:32 Dinin Adamından Uzak Dur 25-11-2019 17:59 Milliyetçileri Silahlandırmak 18-11-2019 18:23 10 Kasım'da Dikilmek 11-11-2019 15:55 Medeniyet Fay Hattına Kurulur 04-11-2019 17:59 İmamoğlu ve Yavaş: İki Başkana Dair Bir Analiz 27-10-2019 17:58 İmkansız Muhafazakarlık ve Muhalefet 10-10-2019 15:04 Gönülleri Birleşenlere Bir Davet 10-10-2019 14:56
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA