M. Bahadırhan Dinçaslan
Giriş Tarihi : 18-10-2020 23:58

Türk Milliyetçilerini Bekleyen Kavga

Ersin Tatar'ın Kuzey Kıbrıs’ta seçimleri kazanması güzel bir gelişme. Fakat Türkiye'nin, özellikle Türk milliyetçilerinin düşünmesi gerekiyor: Türkiye'nin "dışarıdaki Türkler" için attığı en ciddi adım olan Kıbrıs'ta insanlar neden yıldı? Neden akıl almaz hezeyanlar taraftar buluyor? Çok değil, 46 yıl önce kasapların elinden kurtardığımız soydaşlar neden “T.C.” ifadesiyle konuşur oldular, neden kayıtsız şartsız teslim olma siyasetine ciddi bir destek verdiler?

Sadece Kıbrıs'ta değil, korkarım ki Türkiye'de de bu iş böyle gidecek. Arasına sıkıştığımız "ya-ya", bizi "onlardan olmamak" için "bunlarla bir arada" olmaya zorluyor.

Kuzey Kıbrıs’ta Türkiye ile birlikte hareket edecek bir Cumhurbaşkanı elbette tercihimizdir. Fakat Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nı ne kadar seviyoruz? Yaptıkları ne kadar doğru? Türkiye’nin çıkarını ne kadar düşünüyor, ne kadar ehliyet sahibi?

“Yerli ve milli” olanın, devletin, milletin, bayrağın temsili kötü, ahlaksız, ehliyetsiz ve hatta hain kimselerin eline geçebilir. Böyle olduğunda ne olur? Beklendik şekilde gelişecek olan muhalefet, bu kavramlara da düşmanlık edebilir. Hele, halihazırda Stalin’den tutun işgalci ve ahlaksız Ermenistan’a bütün Türk düşmanlarını alkışlamaya ve desteklemeye hazır odakların bulunduğu ülkemizde, iktidara karşı gelişen haklı tepkiler, bu kavramlara düşmanlık için kullanılabilir. Hayattan ümidini kesmiş yığınlar, öfke dolu gençler; bu insanların “Türklüğün de Allah belasını versin, devletin de. İşgale uğrarsak uğrayalım yeter ki düze çıkalım, şikayetlerimiz giderilsin” dediği senaryoyu şöyle bir hayal edin.

Peki, bunlar olabilir diye ne yapalım, sırf birtakım kavramlar ve müesseseler zarar görmesin diye, iktidarla işbirliği mi yapalım? Bu işbirliği, bu kavramları ve müesseseleri işgalden kurtarır mı? Yoksa, onları kullanarak Türk halkının boynuna tasma, bileğine kelepçe takanların zulmünü pekiştirmiş, ömürlerini uzatmış mı oluruz? Bence ikincisi.

Bu noktada İYİ Parti’nin ihanetine bir parantez açmak gerekiyor. İYİ Parti, bu “ya-ya” sıkışmışlığından bunalanların kurduğu bir partiydi. Milliyetçi söylemin iktidarın zulmüne payanda yapılmasından rahatsız olanların bir ihtimal daha var diyerek kendilerine yepyeni bir yol açmasıyla doğmuştu. Öyle görünüyor ki İYİ Parti bu misyonu daha fazla üstlenmek istemiyor, iktidara yakınlaşıyor, uzun süredir iktidarın eylemlerine destek açıklamaları yaparak hazırlanıyordu. Sanırım şu an seçmenini ikna edecek bir bahane arayışında, o da ömrünü bir diğer ayak oyunu ile uzatmış bir Tayyip Erdoğan’ın şimdiye dek muhalif olmamıza neden olan hatalarını aynen devam ettireceği yeni bir “güçlendirilmiş parlamenter sistem modeli” olacak gibi.

Bunlar güncel siyasetin manzaraları, fakat çok daha ciddi ve hayati bir tehlikeye dikkat çekmek istiyorum: Türk milliyetçiliğini bir tür “liberalizm” ile bir kavga bekliyor. Tayyip Erdoğan’ın ilelebet cumhurbaşkanı olmayacağı aşikar, o gittiği zaman kim gelecek? Türk-İslamcı bir siyasetin post-Erdoğan döneminde iktidarda kalabileceğini sanmıyorum, zira Erdoğan’ın gidişi muhtemelen büyük bir kırılmayla, bir öfke patlamasıyla, acı bir çöküşle olacak. Şu halde bunun zıttı bir iktidarın zayıf da olsa kurulacağını tahmin edebiliriz.

Bu iktidar geldiğinde ne yapacağız? Milliyetçi partilerimizden biri, Erdoğan’ın bütün fiillerinin sorumluluğunu, faturasını üstlenmiş durumda, elinde ne idüğü belirsiz, bomboş bir beka tekerlemesinden başka hiçbir argüman yok. Diğer partimiz, eğer seçmen ve parti içi muhalefet sert tepkiler göstererek engel olmazsa, iktidarın dümen suyuna girecek gibi. Üstelik söylemlerimiz, sembollerimiz iktidarın ağzında; artık yapılan her yolsuzluk, işlenen her suç Türklük, millet, ecdat, vatan, devlet adına yapılıyor.

İşin başka bir boyutu da şu: Şimdiye dek İslamcılıkla yahut klasik solculukla mücadele etmek kolaydı. Zira onlar bize “yanlışsınız” diyorlar, biz “haklıyız, doğruyuz” diyerek argüman üretiyorduk. Fakat “yanlışsın!” diyenle, cepheden gelen düşmanla kapışmaya alışık reflekslerimiz, “boş ver?” diyenle nasıl baş edecek? Evet, bizi bekleyen budur, “boş ver” diyen bir “liberal” tepki, bize saldırmayacak bile, bizi yok sayacak.

Teker teker Erdoğan muhalifi olmuşluğumuzun, mücadele etmişliğimizin bir önemi yok. İktidar değiştiğinde, milliyetçilik kaybeden tarafta yer alacak. Daha acısı, kurulan ikilik denkleminde “ya baskıcı, zalim ve hukuksuz ancak surette milliyetçi” bir tarafın yahut “milleti, devleti boş ver” diyen ancak özgürlükçü, Batı standartlarına uygun bir devlet anlayışını savunan tarafın safına geçmeye zorlanacağız. Ne yaparsak yapalım, içimize sinerek oy vereceğimiz bir parti bulamayacağız, sahnede, karar alıcı pozisyonlarda “adamımız” olmayacak, aleyhimize gelişen imaj da bize karşı kullanılacak.

Hürriyetçi, şehirli, Batı standartlarını savunan, hamasetten uzak durup aklın ve vicdanın emrinde hareket eden bir partimiz olmalıydı. Maalesef yok – şimdiden bu müstakbel kavgaya yönelik stratejiler geliştirmek, söylem inşa etmek gerekiyor. FETÖ'cülerin hürriyet kahramanı olarak döndüğü, tetikçilerin milliyetçilik aleyhine bu sahtekarların milliyetçiliğinin cinayetlerini kullandığı, kirletilen değerler üzerinde siyaset yapmanın ayıplandığı bir Türkiye… Ufuk çok karanlık görünüyor, çözüm süreci zamanında dahi bu kadar koyu bir siyaha baktığımı hatırlamıyorum.


M. Bahadırhan Dinçaslan

NELER SÖYLENDİ?
@
M. Bahadırhan Dinçaslan

M. Bahadırhan Dinçaslan

DİĞER YAZILARI Mustafa Öztürk'le Dayanışma: Rafızi Olma Hürriyeti 03-12-2020 16:20 Etimoloji: Mihrap, Feriştah, Kalak, Gerekmek 27-11-2020 12:37 CHP’den Atsız Parkı yahut Alevilik Ali’yi Sevmekse Biz de Aleviyiz 19-11-2020 15:34 İyi Şiir Üzerine 17-11-2020 15:51 Batı'ya Ağıt 15-11-2020 23:01 Azerbaycan Sahada Kazandı – Masada Kaybetti – mi? 11-11-2020 13:42 Onlar Kalabalık, Biz Yükseğiz - II 09-11-2020 13:32 Karabağ'dan Turancılık Dersleri 08-11-2020 18:46 Onlar Kalabalık, Biz Yükseğiz - I 04-11-2020 21:17 Eşit Değiliz: Demokrasi ve Alt-İnsana Dair 02-11-2020 14:29 İfade Özgürlüğü: Karikatür Çizme Hürriyetine Dair 27-10-2020 15:08 Alt-İnsanın Müziği: Rap 23-10-2020 12:38 Türk Milliyetçilerini Bekleyen Kavga 18-10-2020 23:58 Anayasa Mahkemesi Tartışmasından Kadir Şeker’e: Devlet Kabadayılığı 14-10-2020 12:36 Etkili Hitabet Sözlüğü IV – Türkçenin Sırları 09-10-2020 11:53 Türk’ü Teoriye Hapsetmek 06-10-2020 13:55 Türk Milliyetçileri Neden Dağınık 29-09-2020 13:22 Etkili Hitabet Sözlüğü III – Etkileyici Metin Örnekleri 28-09-2020 12:39 Etkili Hitabet Sözlüğü II – Retoriğin Teorisi 24-09-2020 11:22 Etkili Hitabet Sözlüğü I – Retoriğin Sırları 22-09-2020 11:52 Mitolojiden Beslenmek: Arthur mu, Beyrek mi? 21-09-2020 10:52 Ne Gereği Var Gülüşü 17-09-2020 12:44 Dini Çıkarırsan Geriye Ne Kalır? 16-09-2020 10:35 Koydu, Koyduk, Koyarız: Koyunların Milliyetçiliği 15-09-2020 11:13 Elini Sallasan Elli Hassasiyet 14-09-2020 14:35 Türk Kaşarı: Halkımızın Bir Bölümünün Değerleri 07-09-2020 14:02 Köpekbalıklarının Türkiye'si 31-08-2020 13:05 Ölüm Orucu: Devletin Temelinde Bir Dinamit 30-08-2020 00:00 Dış Türklere Rağmen: Turancılığın Zırvaları(!) 27-08-2020 14:36 Türk Milliyetçisi Nasıl Bir Demokrasi İster? 23-08-2020 17:53 Örs, Çekiç, Kılıç: Rock ve Siyaset 17-08-2020 15:52 Hasbıhal XI: İngiliz-Amerikan Şiirlerinden Seçmeler 13-08-2020 23:11 Bedevinin Şerrinden Atatürk’e Sığınmak 04-08-2020 16:58 Hasbıhal X: Coleridge ve Kubilay 30-07-2020 00:40 Dosya: Gençler Dinden Neden/Nasıl Çıkıyor? 28-07-2020 18:17 AKP'yi Alkışlayarak Yıkmak 14-07-2020 14:47 Microtargeting: Kapıda Bekleyen Devrim 08-07-2020 15:54 Türk Milliyetçiliğinin Ekonomi-Politiği: İnsan Fıtratı ve Orta Sınıf 06-07-2020 15:58 Ziya Selçuk’a Kapalı Mektup 24-06-2020 22:26 Haydi Irkçılık Yapalım 21-06-2020 17:04 Muhalif Mevzilerde Canavarlaşma Problemi 16-06-2020 23:26 Faydalı Kilisenin Papazından 20 Makale Önerisi 14-06-2020 15:13 Zihin Jimnastiği: Polonya Türkiye Hattı 08-06-2020 20:58 Türk Kime Denir 27-05-2020 19:54 Bella'nın Kısa Donu 22-05-2020 21:02 Barnabas İncili: Bir Zırvanın Anatomisi 19-05-2020 20:21 Benim Seküler Milliyetçi Kardeşim… La Tahzen! Ve Düşmanım: Hele Bir Oku… 20-04-2020 20:23 20 Yaş İhtiyarları ve 30 Yaş Gençleri 16-04-2020 19:08 Sinanoğlu: Eternal Sunshine of the Spotless Türkçe 14-04-2020 18:33 Salgın ve Ekonomi: Kara Vebadan Sonra 12-04-2020 20:15 Türkçülüğün Farzı: Zengin Olmak 02-04-2020 21:26 Turan Hayal midir? 26-03-2020 15:25 Rus Gribinden Çin Virüsüne: Salgınlar ve Toplum 23-03-2020 14:28 Seküler Milliyetçilik: Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi 19-03-2020 19:59 Korona Salgını ve Milliyetçilik 17-03-2020 20:55 Siyaset ve Ahlak: Mülahazalar, Gözlemler ve Beddua 11-03-2020 20:17 Türkçü Feminizm: Başörtüsü Tartışmaları ve Birtakım Öneriler 02-03-2020 20:19 Şehitlerin Ardından Gülenlere Dair Küfür İçermeyen Bir Yazı 01-03-2020 18:17 Vahşi Doğu’nun Kovboyu: Kadir Şeker 12-02-2020 19:58 Sosyal Medyanın Korona Virüsü: İlginç Bilgi 09-02-2020 20:00 Türk Milliyetçiliğinin Ekonomi Politiği – Çare Kapitalizm 02-02-2020 15:53 Devlet Fetişi ve Deprem 26-01-2020 20:02 Gidecekler… Ya Sonra? 21-01-2020 20:39 Din mi Kültürü Etkiler, Kültür mü Dini Etkiler? 16-01-2020 14:43 İki Parti Kıskacında Milliyetçiliğin Geleceği 15-01-2020 19:58 Bozkır Hikayeleri: Türk Çocuğuna Bir Hediye 13-01-2020 14:24 Erkeklerin Aşk Acısı ve Bir Kadın Olarak Milliyetçilik 10-01-2020 18:00 Türk Ocağı’nda İncir Ağacı 03-01-2020 22:52 Yerli Otomobilin Gözleri 28-12-2019 19:57 Kutsal Kitabın Stratejisi – Tapınakçı Altınları 26-12-2019 15:09 Mansur Başkana Bir Ankaralı Mektubu 23-12-2019 14:27 Bizden Neden Bir Halt Olmaz 18-12-2019 20:14 Samimiyetinizi Seveyim 17-12-2019 19:59 Britanya Seçimleri: Yeni Sağ-Sol Savaşı 13-12-2019 23:54 İntihar Ediyorum – Lütfen Bu Yazıyı Okuyun 09-12-2019 18:30 Ali Babacan Ne Dedi 26-11-2019 23:32 Dinin Adamından Uzak Dur 25-11-2019 17:59 Milliyetçileri Silahlandırmak 18-11-2019 18:23 10 Kasım'da Dikilmek 11-11-2019 15:55 Medeniyet Fay Hattına Kurulur 04-11-2019 17:59 İmamoğlu ve Yavaş: İki Başkana Dair Bir Analiz 27-10-2019 17:58 İmkansız Muhafazakarlık ve Muhalefet 10-10-2019 15:04 Gönülleri Birleşenlere Bir Davet 10-10-2019 14:56
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA