Yerel seçim bitti. İYİ Parti kongresi de bitti. Ve tahmin edildiği üzere zamlar ufak ufak gelmeye başladı. Yakın tarihte yaşanılan tüm olaylar adeta dejavu gibi bir bir yaşanmaya devam ediyor. Neden mi bahsediyorum? Tabii ki sahipsiz Türk milliyetçileri meselesinden.
Tahmin ediyorum ve hatta neredeyse eminim. 1- 1.5 sene içerisinde erken genel seçim olacak ve bizim gibi temiz Türklerin gidecek bir yeri ve Cumhurbaşkanlığı için doğru adayları yok.
Dönem dönem bizdenmiş gibi görünen ama hiç bizden olmamış adayların ortaya çıkıp duygularımızı istismar etmesi ve oylarımıza ipotek koyması her seferinde bize on yıllar kaybettirdi.
Peki Ne Olacak?
Benim umudum var. Ama bu kadar dağılmış ve farklı metotlarla milliyetçiliği anlatmaya çalışan aktörler aslında Türk milletçilerine zarardan başka bir şey vermiyor. Yüzde 50+1 gibi bir ucube sistemde birçok parti ve birçok farklı görüş kilit haline geldi. Evet çok garip; milliyetçilik düşüncesi önceki yıllara göre daha popüler oldu ama somut anlamda bir fayda göremedik. 14-28 Mayıs seçimlerinde de gördük ki Türk milliyetçileri, milliyetçi olmayan iki ayrı adaya oy vermeye zorlandı ve nitekim kim kazanırsa kazan sonuç değişmeyecekti. Bence tüm milliyetçi aktörler asgari müşterekte buluşmalı ve maksimum fayda sağlayacak bir ittifak kurmalı. Ama bu ittifak kurulurken geçmişten dilimizin yandığını hatırlamalı ve ilk maddenin güven esasına dayanmasını tesis etmeliyiz. Aksi takdirde Türk milletçilerinin başka bir şansı olmayabilir.
Mansur Yavaş Meselesi
Mansur Yavaş hiç şüphesiz Ankara nezdinde büyük bir başarı elde etti. Ama bunu tüm ülkeye yayabilmesi şu an imkansıza yakın. Çünkü her şeyden evvel Mansur Yavaş’ın bir partisi ve örgütü yok. CHP ülke sathında büyük bir başarı elde etse de bu başarı CHP’nin yaptığı hamleler değil, AKP’nin yapamadığı icraatlerin sonucunda elde edilmiş suni bir başarıdır. Mansur Yavaş eğer kendini Cumhurbaşkanlığı için doğru bir aday olarak görüyorsa tüm ülkeye kendini kabul ettirmesi gerekir. Ama kendisi de çok iyi biliyor ki mevcut şartlar altında bu mümkün değil.
Çünkü CHP içerisinde üç farklı lobi var ve en güçsüz lobi Mansur Yavaş’ın lobisi. Bu noktada Ekrem İmamoğlu hem maddi anlamda hem de lobi faaliyetleri anlamında çok daha etkili. Özgür Özel ise CHP Genel Başkanı olması hasebiyle ve AKP ile dirsek teması yapması nedeniyle Ekrem İmamoğlu’nu ve Mansur Yavaş’ı ekarte etmiş görünüyor. Mansur Yavaş’ın ise aslında İYİ Parti ve görece milliyetçi partiler dışında bir seçeneği yok.
Peki İYİ Parti Hangi Noktada?
İYİ Parti'nin kongresi yeni bitti. Muhalefet bloğunda ikinci genel başkan değişimi İYİ Parti'ye nasip oldu. Aslında son aylarda yapılan yanlış politikalar bu durumu işaret ediyordu. Asıl soru ise bu yanlış politika devam edecek mi yoksa daha ılımlı ama geleneksel anlayışa mı dönülecek? Nitekim bu yanlış politikalar sonucunda İYİ Parti "merkeze dönülecek" hikayesini anlata anlata milliyetçi eksende konsolide edilen oyu da kaybetti. Belki Mansur Yavaş olmaz ama eğer bir aday olacaksa da bu gerçekten oylarımıza sahip çıkacak ve görüşlerimizi ilelebet savunmayı garanti edecek bir aktör olmalı. Azmi Karamahmutoğlu böyle bir aktör ve Türk milliyetçilerinin hayallerini diri tutuyor ama başka bir aktörün olmaması bizi aday arayışına yönlendiriyor. İYİ Parti ağabeylik yapmalı ve kurulacak bir ittifak modelini hayata geçirmek için adım atabilmeli!
Sayın Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu ağabeyliği yapabilecek yegâne kişidir ve önümüzdeki dönemde bu adımları atacaktır. Ümidim odur ki artık bizim dönemimiz ve devrimiz başlayacak hatta iktidar olabilmek kişisel hesaplaşmaları sonsuza kadar kibir çöplüğüne atabilmeyi gerçek kılacaktır.
2025 çok yakın…



















































































































