M. Bahadırhan Dinçaslan
Giriş Tarihi : 09-10-2020 11:53
Güncelleme : 09-10-2020 11:59

Etkili Hitabet Sözlüğü IV – Türkçenin Sırları

“Dır, tir… Dır, tir… Dır, tir…” Hep böyle konuşan bir siyasetçimiz vardır. Çoğunuz hatırlamıştır. “Ne yapmıştır, ne yapmak istemiştir”, “Bu anlama gelmektedir”, “Kaynağını şuradan almaktadır” diye giden konuşmaları vardır. Bu konuşmalar çok sıkıcıdır. Böyle konuşarak neyin hedeflendiği akla gelmemektedir. Beş dakikadan fazla dayanılmamaktadır.

Retoriğin kaidelerine, teorisine değindik, örnek metinler inceledik. Bir de “ne yapmamak gerektiği” sorusuna cevap vermek gerekiyordu elbette. Bu sorunun cevabı kullanılan dille bağlı ve kayıtlıdır, o yüzden örnekleri Türkçeden vereceğim. İlk olarak, tabii, yardımcı fiilimiz “imek”i ele almalıyız.

Bu fiil, çoğu kaynakta “ek fiil” olarak geçiyor, yardımcı fiil olarak değil. Fakat literatürde yardımcı fiil olarak gösterilen fiillerimiz, basbayağı fiildirler. İngilizce başta olmak üzere dünya dillerinde görülen auxiliary fiilimiz yalnızca imek fiilidir demenin doğru olduğu kanaatindeyim.

Bu fiilin arkaik hali “ermek” idi, “…Türk budun ilingin törüngün kim artati udaçı erti?” diyoruz ya, son kısmı “kim bozacak idi?” diye aktarabiliriz. O çağdan bu çağa, imek fiili, isim soylu sözcüklerin fiilleşmesini ve çekilebilmesini sağlamak başta olmak üzere birçok işlevle donanmış. Birleşik zamanlı bir çekim yapacağımız zaman da kullanırız (Gelmiş idim / gelmiştim), isimleri fiilleştirirken de (Gelen annem idi / annemdi) kullanırız. Bir de bildirme işlevi vardır: Bildirme işlevi var demek mümkün, ama vardır dediğimizde, bildiren bir anlam baskın oluyor.

İşte, özellikle bu ikinci anlamı, hem yazılı hem sesli metinlerin kabusudur. Elbette bu Türkçede var olan bir özellik ve yeri geldiğinde kullanılmalı, ancak sürekli tekrarı, yalnızca monotonluk hissi verecek, dinleyici yahut okuyucuyu rahatsız edecektir. Mesela az evvelki cümlede, yeri geldiğinde kullanılmalıdır deseydim, bildirme işlevini çok sık ve gereksiz yere kullanmış olacaktım.

Bu yüzden, birinci kural, “-dır, -tir”den mümkün olduğunca kaçınmak. Bunun yolu da hikayeleştirmekten, etken bir dil kullanmaktan geçer. İlk paragrafı şöyle yeniden yazalım:

Hep böyle konuşan bir siyasetçimiz var. Hatırladınız mı? “Ne yapmıştır, ne yapmak istemiştir” diye konuşur. Bu konuşmalar insanı sıkar. Neden böyle yapıyor bilmiyoruz. Fakat beş dakikadan fazla dayanamıyoruz.

Etken bir dilden bahsettik. Nedendir bilinmez, bizde tumturaklı konuşma yapmak isteyen hep edilgen çatılar kullanır. Birkaç gün önce twitterda akademik makalelerde edilgen çatının ve dilin çok fazla kullanıldığından şikayet eden bir tweet görmüştüm; sonuna kadar haklıydı. (Tweeti arayıp bulamadım, bulan olursa yazının yorum kısmına bırakabilir.) “Yapılmaktadır”, “söylenmektedir” gibi ifadeler bunaltıcı bir şekilde tekrarlanıyor. “Türkiye’de hukuka zincir vurulmuştur, hak arama yolları tıkanmıştır, yönetim liyakatsizler tarafından ele geçirilmiştir” demek yerine, “Yönetimi ele geçiren liyakatsizler hukuka zincir vurdular, hak arama yollarını tıkadılar” demek, özellikle seslendirilecek olan bir metnin etkileyiciliğini arttırır. Burada da, tabii, eklemek lazım: İmek fiilimiz gibi, edilgen çatı da Türkçenin bir özelliğidir, yeri gelince kullanılır. Fakat sürekli edilgen çatı kullandığınızda hem muğlaklık yaratır, hem etkileyiciliğinizi kaybedersiniz.

Bir diğer husus, tekrardan kaçınmak. (Retorik tekrar hariç) Dır-tir cümlelerinin tekrarından kaçınmak, edilgen çatıların tekrarından kaçınmak gibi, sözcük tekrarından da kaçınmak gerekir. Eşanlamlılar burada devreye girer ve hayat kurtarır: Bir önceki cümlede hayat dediysen ve cümlenin yapısı gereği birkaç kez de tekrar etmen gerektiyse, mesela “Hayatımıza yön vermeye karışıyorlar, insan hayatı gibi girift bir meselede, küçük beyinleriyle özel hayatımızda tasarruf sahibi olabileceklerini onlara düşündüren nedir?” dediysen; “Yaşamımıza kimsenin karışmasına müsaade etmeyeceğiz” diye devam etmelisin.

Bir de, tabii, sıkışınca kolay sığınılan ifadeler, meşhur olan terkipler vs. var. Bunlardan en sevimsizi, en gereksizi, “noktasında” denen garabet. Her pozisyonda oynayan topçu gibi, sayısız işlevde, sayısız amaçla kullanılıyor. Eğer telmih yoluyla geçmişe referans verip ba harfinin altındaki noktadan bahsetmiyorsan, “noktasında” ifadesini kullanmamayı seçerek etkili bir hatip olma yolunda dev bir adım atabilirsin. “Dolayı”, “dolayısıyla” gibi ifadeler de öyle; bunları bir yerde kullandıysan, yeri gelince bu defa başka bir ifadeyle bağlamayı tercih et.

Üzerinde uzun süredir düşündüğüm bir başka mesele var: Erkek Türkçesi ve kadın Türkçesi. Buna dair hala çalışıyorum, net bulgularım, sınanmış tespitlerim yok. Ancak fark ettim ki, bir metnin kadının mı, erkeğin mi elinden çıktığı anlaşılıyor. Mesela yeterli uzunlukta bir kısa mesajı atanın kadın mı erkek mi olduğunu, cinsiyet belirten hiçbir ifade yahut cinsiyetle özdeşleşmiş hiçbir kullanım olmasa da, çoğu zaman anlıyoruz. Kadınların daha kibar olması vs. ile, yani üslupla ilgili değil bu, sanıyorum kelime kullanım frekansıyla ilgili. Kadınlar bazı kelimeleri, erkekler bazı kelimeleri daha fazla ve -sanırım- nüanslarla kullanıyorlar. İyi bir hatibin buna da dikkat etmesi gerekir; yalnızca cinsiyetiyle uyumlu konuşmak için değil; kadınlardan oluşan bir topluluğa hitap ederken mesela, keşfettiği kadın Türkçesi özelliklerini kullanabilir. Dediğim gibi hala üzerine kafa yorduğum bir konu olduğu için detaylandıramıyorum, ancak benden daha bilgili ve zeki bir hatip bunu keşfedebilir diye değinmek istedim.

Türkçenin bir başka özelliği de, arkaik kullanımın verdiği destansı hava. (Diğer dillerde de aşağı yukarı böyledir) Mesela -ende, -anda ekiyle güncel Türkçede çekim yapmıyoruz, ama hamasi bir konuşma yapacaksak, kullanabiliriz. Yahut şive, hitap edilen kitlenin özelliklerine göre, ikna ediciliğinizi arttırabilir. Güncel dilin dışına çıkan bir üslup cambazlık gerektirir, ince bir ipin üstünde dozu doğru ayarlayarak kullanırsanız başarılı olur, fakat sindirmediğiniz, tam hakim olmadığınız bir alana girerseniz suni algılanabilirsiniz.

Türkçeye mahsus değil, cümlelerin uzunluk-kısalığı da metnin etkileyiciliğini belirler. Çok uzun yahut çok kısa cümlelerin tekrarı zararlıdır. Araya kısa cümleler koymak gerekir. Bu kısa cümleler retorik araçlarıyla bezenebilir. Bu sayede konuşmacı, dinleyicinin dikkatini kazanabilir. Sonra bir uzun cümleyle, edebi bir üslupla, attığı ateşli nutkun şahikasında tanrıya kaldırdığı eli, delici bakışlarıyla kitleye çevirip, kalplerinin en metruk köşelerine, zihinlerinin en karanlık kuytularına uzanabilir.

Kelimelerin doğru anlamında kullanılması gerektiğine, imla ve dilbilgisi kurallarına hakim olmak gerektiğine hiç değinmedim. Ortaokuldan sonra zaten bunu başarmış olmalısınız. Devam yazısını, meraklılarla sanal ortamda bir araya gelerek, birlikte bir metin kaleme almak suretiyle yazmak niyetindeyim. O zaman kendisini pek belli etmeyen ancak hayati görünen birçok husus da gün yüzüne çıkacaktır. Devam yazısı gelene dek, eski adamların en basit yazışmalarının dahi neden çok etkileyici, edebi hissettirdiğine dair kafa yorunuz.


M. Bahadırhan Dinçaslan


Etkili Hitabet Sözlüğü I - Retoriğin Sırları (Birinci Bölümü okumak için tıklayınız)
Etkili Hitabet Sözlüğü II - Retoriğin Teorisi (İkinci Bölümü okumak için tıklayınız)
Etkili Hitabet Sözlüğü III - Etkileyici Metin Örnekleri (Üçüncü Bölümü okumak için tıklayınız)

NELER SÖYLENDİ?
@
M. Bahadırhan Dinçaslan

M. Bahadırhan Dinçaslan

DİĞER YAZILARI Türk Milliyetçiliğinin Sahipliği Kavgası: Hudutsuz Namussuzlar 05-09-2021 13:39 Bir Komplo Teorisi: LGBT Kampanyasının Ekonomisi 27-08-2021 11:58 Afgan Anayasası Nasıl İflas Etti? 16-08-2021 14:24 Taş Kesilmek: Bir Savruk Hasbıhal 09-08-2021 11:05 Türk Milliyetçiliğinin 7 Temel Meselesi 27-07-2021 12:04 Derin Devlet Meselesine Farklı Bir Bakış 16-07-2021 11:39 Şort Giydi Diye Ağlatılan Kız ve Davarlar 06-07-2021 13:27 Türk Aile Yapısı ve Anonimleştiren Cemaat 02-07-2021 14:31 Sokakta Köpek Olmaması Gerektiğini Bilallere Anlatmak 30-06-2021 19:13 Kutsallar ve Domuzlar: İslamcılığın Sekülerleşmesi 28-06-2021 11:29 Milli Şairimiz Kimdir? 21-06-2021 23:38 Sen Hiç Milliyetçiye Benzemiyorsun 09-06-2021 20:48 Yakın Dosta Kredi Çekmek: Yalnızlar Ülkesi Türkiye 07-06-2021 01:25 Batı’yı Aydınlatmak: Yeliz’in Dedesi ve Erbaş’ın Zırvaları 04-06-2021 12:23 Faydalı Kilisenin Papazından 7 Ölümsüz Oyun Önerisi 24-05-2021 14:37 Sorusuz Bir Toplum: Kadim Cevaplarla Yetinmek 23-05-2021 14:30 Muhaliflerin Ümidini Baltalamak – Bir Seküler Günah 11-05-2021 12:38 Neden Milliyetçiyiz – Bir Nutuk Taslağı 02-05-2021 16:10 Türk Usulü İslam Arayışına Dair Birkaç Not 29-04-2021 01:31 Faydalı Kilisenin Papazından Mitoloji Kitapları Seçkisi 20-04-2021 22:51 12 Nisan Şakası(!) ve Mizah Üzerine 12-04-2021 21:49 Türk Esirlerine Yardım Eden Bir Uygur'un Düşündürdükleri 04-04-2021 23:44 İbne LGBT Olunca 29-03-2021 16:53 Milliyetçi Siyasetin Geleceği: Özdağ ve Kuracağı Parti 21-03-2021 00:01 Büyük Adam Yaratamamak: Neden Bu Haldeyiz? 12-03-2021 15:32 Azgın Milliyetçilik: İnfial Yaratan Şiddet Olayları ve Milliyetçilik İlişkisi 07-03-2021 14:34 Eyam’dan Eyyamcılığa: Salgın Tedbirlerinin Bitmesi Gerekliliğine Dair 05-03-2021 12:43 Trrrummm Tiki Tak - Makinalaşmak: İnternet Çağının Hafızasız Yığınları 28-02-2021 19:39 Bir Kitap Nasıl Basılıyor? 19-02-2021 20:55 Şeriatçılar Ay'a Gidebilir mi? 15-02-2021 14:26 Samimi İslamcılar ve Yapmacık Muhalifler: Bir Eleştiri Yazısı 11-02-2021 14:12 Boğaziçi Olayları ve Makul Vatandaş: Ya-Ya Kamplarına Mecbur Muyuz? 08-02-2021 02:51 Bir Polis Yazısı 03-02-2021 22:49 Turan Hayal Midir - II 24-01-2021 23:53 Qanon: Bir Siber-Kültün Portresi 22-01-2021 01:39 Şimşirgil'in Cevabına Cevap 17-01-2021 15:39 Sosyal Medya: İnternetin Poposunun Rengi 10-01-2021 16:40 ABD'den Türkiye'ye İki Kamplı Siyaset 08-01-2021 11:37 Sümüklü Sıpalar ve Medya Sansürü 06-01-2021 16:33 Teröristsin Teröristim Terörist 05-01-2021 21:03 Nazım Dişe Dokunur mu IV: Şiir İnsanların Umrundayken 28-12-2020 10:37 Bayburt’un Acı Serencamı – Türk Kültüründe İçkinin Yeri ve Önemi 23-12-2020 21:23 Türk Milliyetçiliği Gözünden Mevlana 22-12-2020 11:10 Kuzgun - The Raven 20-12-2020 02:56 7 Güzel Ressam 13-12-2020 01:14 Türk Edebiyatı mı Türkçe Edebiyat mı? 10-12-2020 15:20 Türk Milliyetçileri Kime Oy Verecek? 09-12-2020 13:06 Nazım Dişe Dokunur mu III: Bohemya’dan Bürokrasiye 09-12-2020 00:47 Nazım Dişe Dokunur mu II: Alt-Kültürün İçyüzü 06-12-2020 18:55 Nazım Dişe Dokunur mu I: Şiir Nasıl Gözden Düştü? 05-12-2020 15:31 Mustafa Öztürk'le Dayanışma: Rafızi Olma Hürriyeti 03-12-2020 16:20 Etimoloji: Mihrap, Feriştah, Kalak, Gerekmek 27-11-2020 12:37 CHP’den Atsız Parkı yahut Alevilik Ali’yi Sevmekse Biz de Aleviyiz 19-11-2020 15:34 İyi Şiir Üzerine 17-11-2020 15:51 Batı'ya Ağıt 15-11-2020 23:01 Azerbaycan Sahada Kazandı – Masada Kaybetti – mi? 11-11-2020 13:42 Onlar Kalabalık, Biz Yükseğiz - II 09-11-2020 13:32 Karabağ'dan Turancılık Dersleri 08-11-2020 18:46 Onlar Kalabalık, Biz Yükseğiz - I 04-11-2020 21:17 Eşit Değiliz: Demokrasi ve Alt-İnsana Dair 02-11-2020 14:29 İfade Özgürlüğü: Karikatür Çizme Hürriyetine Dair 27-10-2020 15:08 Alt-İnsanın Müziği: Rap 23-10-2020 12:38 Türk Milliyetçilerini Bekleyen Kavga 18-10-2020 23:58 Anayasa Mahkemesi Tartışmasından Kadir Şeker’e: Devlet Kabadayılığı 14-10-2020 12:36 Etkili Hitabet Sözlüğü IV – Türkçenin Sırları 09-10-2020 11:53 Türk’ü Teoriye Hapsetmek 06-10-2020 13:55 Türk Milliyetçileri Neden Dağınık 29-09-2020 13:22 Etkili Hitabet Sözlüğü III – Etkileyici Metin Örnekleri 28-09-2020 12:39 Etkili Hitabet Sözlüğü II – Retoriğin Teorisi 24-09-2020 11:22 Etkili Hitabet Sözlüğü I – Retoriğin Sırları 22-09-2020 11:52 Mitolojiden Beslenmek: Arthur mu, Beyrek mi? 21-09-2020 10:52 Ne Gereği Var Gülüşü 17-09-2020 12:44 Dini Çıkarırsan Geriye Ne Kalır? 16-09-2020 10:35 Koydu, Koyduk, Koyarız: Koyunların Milliyetçiliği 15-09-2020 11:13 Elini Sallasan Elli Hassasiyet 14-09-2020 14:35 Türk Kaşarı: Halkımızın Bir Bölümünün Değerleri 07-09-2020 14:02 Köpekbalıklarının Türkiye'si 31-08-2020 13:05 Ölüm Orucu: Devletin Temelinde Bir Dinamit 30-08-2020 00:00 Dış Türklere Rağmen: Turancılığın Zırvaları(!) 27-08-2020 14:36 Türk Milliyetçisi Nasıl Bir Demokrasi İster? 23-08-2020 17:53 Örs, Çekiç, Kılıç: Rock ve Siyaset 17-08-2020 15:52 Hasbıhal XI: İngiliz-Amerikan Şiirlerinden Seçmeler 13-08-2020 23:11 Bedevinin Şerrinden Atatürk’e Sığınmak 04-08-2020 16:58 Hasbıhal X: Coleridge ve Kubilay 30-07-2020 00:40 Dosya: Gençler Dinden Neden/Nasıl Çıkıyor? 28-07-2020 18:17 AKP'yi Alkışlayarak Yıkmak 14-07-2020 14:47 Microtargeting: Kapıda Bekleyen Devrim 08-07-2020 15:54 Türk Milliyetçiliğinin Ekonomi-Politiği: İnsan Fıtratı ve Orta Sınıf 06-07-2020 15:58 Ziya Selçuk’a Kapalı Mektup 24-06-2020 22:26 Haydi Irkçılık Yapalım 21-06-2020 17:04 Muhalif Mevzilerde Canavarlaşma Problemi 16-06-2020 23:26 Faydalı Kilisenin Papazından 20 Makale Önerisi 14-06-2020 15:13 Zihin Jimnastiği: Polonya Türkiye Hattı 08-06-2020 20:58 Türk Kime Denir 27-05-2020 19:54 Bella'nın Kısa Donu 22-05-2020 21:02 Barnabas İncili: Bir Zırvanın Anatomisi 19-05-2020 20:21 Benim Seküler Milliyetçi Kardeşim… La Tahzen! Ve Düşmanım: Hele Bir Oku… 20-04-2020 20:23 20 Yaş İhtiyarları ve 30 Yaş Gençleri 16-04-2020 19:08 Sinanoğlu: Eternal Sunshine of the Spotless Türkçe 14-04-2020 18:33 Salgın ve Ekonomi: Kara Vebadan Sonra 12-04-2020 20:15 Türkçülüğün Farzı: Zengin Olmak 02-04-2020 21:26 Turan Hayal midir? 26-03-2020 15:25 Rus Gribinden Çin Virüsüne: Salgınlar ve Toplum 23-03-2020 14:28 Seküler Milliyetçilik: Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi 19-03-2020 19:59 Korona Salgını ve Milliyetçilik 17-03-2020 20:55 Siyaset ve Ahlak: Mülahazalar, Gözlemler ve Beddua 11-03-2020 20:17 Türkçü Feminizm: Başörtüsü Tartışmaları ve Birtakım Öneriler 02-03-2020 20:19 Şehitlerin Ardından Gülenlere Dair Küfür İçermeyen Bir Yazı 01-03-2020 18:17 Vahşi Doğu’nun Kovboyu: Kadir Şeker 12-02-2020 19:58 Sosyal Medyanın Korona Virüsü: İlginç Bilgi 09-02-2020 20:00 Türk Milliyetçiliğinin Ekonomi Politiği – Çare Kapitalizm 02-02-2020 15:53 Devlet Fetişi ve Deprem 26-01-2020 20:02 Gidecekler… Ya Sonra? 21-01-2020 20:39 Din mi Kültürü Etkiler, Kültür mü Dini Etkiler? 16-01-2020 14:43 İki Parti Kıskacında Milliyetçiliğin Geleceği 15-01-2020 19:58 Bozkır Hikayeleri: Türk Çocuğuna Bir Hediye 13-01-2020 14:24 Erkeklerin Aşk Acısı ve Bir Kadın Olarak Milliyetçilik 10-01-2020 18:00 Türk Ocağı’nda İncir Ağacı 03-01-2020 22:52 Yerli Otomobilin Gözleri 28-12-2019 19:57 Kutsal Kitabın Stratejisi – Tapınakçı Altınları 26-12-2019 15:09 Mansur Başkana Bir Ankaralı Mektubu 23-12-2019 14:27 Bizden Neden Bir Halt Olmaz 18-12-2019 20:14 Samimiyetinizi Seveyim 17-12-2019 19:59 Britanya Seçimleri: Yeni Sağ-Sol Savaşı 13-12-2019 23:54 İntihar Ediyorum – Lütfen Bu Yazıyı Okuyun 09-12-2019 18:30 Ali Babacan Ne Dedi 26-11-2019 23:32 Dinin Adamından Uzak Dur 25-11-2019 17:59 Milliyetçileri Silahlandırmak 18-11-2019 18:23 10 Kasım'da Dikilmek 11-11-2019 15:55 Medeniyet Fay Hattına Kurulur 04-11-2019 17:59 İmamoğlu ve Yavaş: İki Başkana Dair Bir Analiz 27-10-2019 17:58 İmkansız Muhafazakarlık ve Muhalefet 10-10-2019 15:04 Gönülleri Birleşenlere Bir Davet 10-10-2019 14:56
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA