M. Bahadırhan Dinçaslan
Giriş Tarihi : 09-12-2020 00:47
Güncelleme : 28-12-2020 12:04

Nazım Dişe Dokunur mu III: Bohemya’dan Bürokrasiye

Aşağıdaki metin, Dana Gioia’nın 1991 yılında The Atlantic’te yayımlanan bir makalesidir. TamgaTürk sanat teması kapsamında, üçüncü bölümü okurlarımızla paylaşıyoruz.

Türkiye’de elbette şiirin birinci derdi meslekleşmesi değil – ancak şairin şairlik vasfından başka vasıflarla tanımlanmasının şiiri nasıl katlettiğine dair bir vaka analizi olarak önemsiyoruz.


Bohemya’dan Bürokrasiye

Etkinliklerini muhafaza etmek için, alt-kültürler ekseriyetle kurumlara ihtiyaç duyarlar, zira cemiyetin geneli onların ilgi alanlarını paylaşmaz. Nudistler pervasız yaşam tarzlarını yaşamak için “doğa kampları”na doluşurlar. Keşişler kalender yaşam tarzlarını korumak için manastırlarda kalırlar. Şairler, sanatçılar ve entelektüellerden oluşan daha geniş bir sınıfın parçası olmaya devam ettikçe, hayatlarını şehir Bohemyaları [Entelektüel gettosu – Ç.N.] merkezli yaşadılar, burada kurumlar karşısında şüpheci bir bağımsızlığı muhafaza ettiler. Fakat bir defa şairler üniversiteye göç etmeye başladıklarında, Greenwich Köyü’nün ya da North Beach’in işçi sınıfı heterojenliğine akademinin profesyonel homojenliğini tercih ettiler.

İngiliz Edebiyatı bölümlerinin kıyısına yerleşirken bu durum başta sağlıklıydı. Daha üst rütbeleri ve resmi kariyer yolları yokken, şairler özel yaratıklar gibi görülüyorlardı. Antropologun kampını ziyaret eden bir yerli kabile şefi gibi, kendi kurallarına göre yaşamalarına izin veriliyordu. Fakat yaratıcı yazarlık için talep arttıkça, şairin görevi de edebi içerikten idari içeriğe kaydı. Üniversitenin teşvikiyle, bu kendi kendini yetiştirmiş yazarlar, genç şairler için tarihte ilk defa kurumsal bir müfredat hazırladılar. Yaratıcı yazarlık, arada bir İngilizce bölümlerinde verilen bir kurstan, başlı başına bir lisans ve yüksek lisans programına dönüştü. Yazarlar akademik uzmanlıklarını diğer üniversite programlarına benzer bir şekilde biçimlendirdiler. Yeni yazarlık bölümleri çoğaldıkça, bu yeni profesyoneller de alt-yapılarının ana hatlarını Bohemya’ya göre değil eğitim kurumlarının standartlarına göre belirlediler – mesleki unvanlar, dergiler, yıllık buluşmalar ve organizasyonlarını. Bu eğitim açılımının yarattığı profesyonel ağların içinden, şiir alt-kültürü doğdu.

Başlarda, yaratıcı yazarlık programlarının çoğalması baş döndürücü şekilde neşeli bir iş olmuş olmalı. Bohemya’da güç bela geçinen ya da ilk yetişkinlik çağlarını İkinci Dünya Savaşı’nda savaşarak geçiren şairler bir anda düzenli, iyi kazandıran birer meslek sahibi oldular. Kamuoyunun yoğun ilgisine hiç mazhar olmamış yazarlar kendilerini hevesli öğrencilerle çevrili buldular. Daha evvel seyahat etmek için bile çok fakir olan şairler kampüsten kampüse, konferanstan konferansa uçmaya, meslektaşlarının oluşturduğu kitlelere nutuk atmaya başladılar. Wilfrid Sheed’in John Berryman’ın kariyerindeki bir anı vaktiyle tasvir ettiği gibi: “Yeni filizlenen üniversite ağında, bir anda insanın kendisini milli şair olarak görmesi mümkün olmuştu – bu millet yalnızca İngiliz Edebiyatı Bölümlerinden ibaret olsa da.” Savaş sonrasının parlak dünyası Amerikan şiirine bir Rönesans vaat ediyordu.

Maddi açıdan bu vaat, Berryman’ın Buhran yıllarının izlerini taşıyan neslinin hayallerinin ötesine geçecek kadar yerine getirildi. Altı haneli maaş alan epey şatafatlı birkaç kürsüden, Burger King’in çalışanlarına ödediği kadar kazandıran epey part-time işe kadar, şairler şu sırada akademinin her seviyesinde nişler işgal ediyorlar. Asgari ücret dahi alsalar, şiir öğretmek onu yazmanın şimdiye dek kazandırabildiğinden çok daha fazlasını kazandırıyor artık. Yaratıcı yazarlık patlamasından önce şair olmak genellikle soylu bir fakirlik içinde, hatta daha kötü şartlarda yaşamak demekti. Şiirin istediği fedakarlıklar çile getirirken, Milton’un “nankör ilham perisi”ne hizmet etmek aynı zamanda yalnızca adanmış sanatçılardan başka herkesi şiirden uzak tutmayı da bir kolektif kültürel kazanım olarak getiriyordu.

Bugün şairlik yukarı doğru hareket imkanı sağlayan bir orta sınıf mesleği – atık yönetimi ya da dermatoloji kadar para kazandırmıyorsa da Bohemya’nın sefaletinden birkaç büyük basamak yukarıda. Ancak bir cahil  geçen yılların -kurtulduğumuza şükrettiğimiz- sanatçı fakirliğini romantize edecektir. Fakat iyi gören bir göz aynı zamanda şairlerin işini herkese açıp yazarları yazmaktan başka işlerle meşgul ederek, kurumların şairin kimliğini sanatçıdan eğitimciye dönüştürdüğünü de görecektir. Sosyal açıdan şairin öğretmen olarak tanımlanması süreci artık tamamlandı. Birbirine takdim edilen iki şairden biri diğerine artık ilk olarak “nerede ders veriyorsun” diye soruyor. Sorun şairlerin ders vermesi değil. Kampüs bir şairin çalışması için kötü bir yer de değil. Yalnızca bütün şairlerin burada çalışması kötü. Cemiyet, şairlerin sağladığı hayal gücü ve ruh zindeliğinden mahrum kalarak zarar görüyor. Şiir, edebi standartlar kurumsal standartlara uymaya zorlanınca zarar görüyor.

Üniversitenin içinde bile, çağdaş şiir yalnızca bir alt-kültür olarak var. Ders veren şair, akademik meslektaşlarıyla pek az ortak noktası olduğunu görüyor. Edebiyatın akademik olarak incelenmesi son yirmi beş yılda hayal gücü yüksek yazarların pek az sempati gösterip hakkında bilgi sahibi olduğu teorik bir yöne doğru kaydı. Otuz yıl önce yaratıcı yazarlık programlarının muarızları, üniversitelerdeki şairlerin edebi eleştiriyle uğraşıp duracaklarını öngörmüşlerdi. Bu tahmin epey yanlış çıktı. Şairler akademide eleştirel meslektaşlarından neredeyse tamamen ayrılmış kurtarılmış bölgeler oluşturdular. Akademiye girmelerinden önce yazdıklarına nazaran çok daha az eleştiri yazıyorlar. Sayısız yeni şiirden, dergiden, antolojiden haberdar olma baskısıyla, eski edebiyatı da artık çok daha az okuyorlar. Birçok bölümde, yazarlar ve edebi kuramcılar neredeyse bir savaş halindeler. İki grubu aynı çatı altında buluşturmak, paradoksal bir şekilde iki grubun da bölgesine daha korumacı yaklaşmasıyla sonuçlandı. Üniversitede bile tecrit edilmiş olmasıyla, hakiki meselesi bütünüyle insanın varoluşu olması gereken şair, zoraki bir şekilde bir eğitim uzmanına dönüştü.


Çeviren: M. Bahadırhan Dinçaslan


Yazının ilk bölümü için tıklayınız: Nazım Dişe Dokunur mu I: Şiir Nasıl Gözden Düştü?

Yazının ikinci bölümü için tıklayınız: Nazım Dişe Dokunur mu II: Alt-Kültürün İçyüzü

Yazının dördüncü bölümü için tıklayınız: Nazım Dişe Dokunur mu IV: Şiir İnsanların Umrundayken

NELER SÖYLENDİ?
@
M. Bahadırhan Dinçaslan

M. Bahadırhan Dinçaslan

DİĞER YAZILARI Milli Şairimiz Kimdir? 21-06-2021 23:38 Sen Hiç Milliyetçiye Benzemiyorsun 09-06-2021 20:48 Yakın Dosta Kredi Çekmek: Yalnızlar Ülkesi Türkiye 07-06-2021 01:25 Batı’yı Aydınlatmak: Yeliz’in Dedesi ve Erbaş’ın Zırvaları 04-06-2021 12:23 Faydalı Kilisenin Papazından 7 Ölümsüz Oyun Önerisi 24-05-2021 14:37 Sorusuz Bir Toplum: Kadim Cevaplarla Yetinmek 23-05-2021 14:30 Muhaliflerin Ümidini Baltalamak – Bir Seküler Günah 11-05-2021 12:38 Neden Milliyetçiyiz – Bir Nutuk Taslağı 02-05-2021 16:10 Türk Usulü İslam Arayışına Dair Birkaç Not 29-04-2021 01:31 Faydalı Kilisenin Papazından Mitoloji Kitapları Seçkisi 20-04-2021 22:51 12 Nisan Şakası(!) ve Mizah Üzerine 12-04-2021 21:49 Türk Esirlerine Yardım Eden Bir Uygur'un Düşündürdükleri 04-04-2021 23:44 İbne LGBT Olunca 29-03-2021 16:53 Milliyetçi Siyasetin Geleceği: Özdağ ve Kuracağı Parti 21-03-2021 00:01 Büyük Adam Yaratamamak: Neden Bu Haldeyiz? 12-03-2021 15:32 Azgın Milliyetçilik: İnfial Yaratan Şiddet Olayları ve Milliyetçilik İlişkisi 07-03-2021 14:34 Eyam’dan Eyyamcılığa: Salgın Tedbirlerinin Bitmesi Gerekliliğine Dair 05-03-2021 12:43 Trrrummm Tiki Tak - Makinalaşmak: İnternet Çağının Hafızasız Yığınları 28-02-2021 19:39 Bir Kitap Nasıl Basılıyor? 19-02-2021 20:55 Şeriatçılar Ay'a Gidebilir mi? 15-02-2021 14:26 Samimi İslamcılar ve Yapmacık Muhalifler: Bir Eleştiri Yazısı 11-02-2021 14:12 Boğaziçi Olayları ve Makul Vatandaş: Ya-Ya Kamplarına Mecbur Muyuz? 08-02-2021 02:51 Bir Polis Yazısı 03-02-2021 22:49 Turan Hayal Midir - II 24-01-2021 23:53 Qanon: Bir Siber-Kültün Portresi 22-01-2021 01:39 Şimşirgil'in Cevabına Cevap 17-01-2021 15:39 Sosyal Medya: İnternetin Poposunun Rengi 10-01-2021 16:40 ABD'den Türkiye'ye İki Kamplı Siyaset 08-01-2021 11:37 Sümüklü Sıpalar ve Medya Sansürü 06-01-2021 16:33 Teröristsin Teröristim Terörist 05-01-2021 21:03 Nazım Dişe Dokunur mu IV: Şiir İnsanların Umrundayken 28-12-2020 10:37 Bayburt’un Acı Serencamı – Türk Kültüründe İçkinin Yeri ve Önemi 23-12-2020 21:23 Türk Milliyetçiliği Gözünden Mevlana 22-12-2020 11:10 Kuzgun - The Raven 20-12-2020 02:56 7 Güzel Ressam 13-12-2020 01:14 Türk Edebiyatı mı Türkçe Edebiyat mı? 10-12-2020 15:20 Türk Milliyetçileri Kime Oy Verecek? 09-12-2020 13:06 Nazım Dişe Dokunur mu III: Bohemya’dan Bürokrasiye 09-12-2020 00:47 Nazım Dişe Dokunur mu II: Alt-Kültürün İçyüzü 06-12-2020 18:55 Nazım Dişe Dokunur mu I: Şiir Nasıl Gözden Düştü? 05-12-2020 15:31 Mustafa Öztürk'le Dayanışma: Rafızi Olma Hürriyeti 03-12-2020 16:20 Etimoloji: Mihrap, Feriştah, Kalak, Gerekmek 27-11-2020 12:37 CHP’den Atsız Parkı yahut Alevilik Ali’yi Sevmekse Biz de Aleviyiz 19-11-2020 15:34 İyi Şiir Üzerine 17-11-2020 15:51 Batı'ya Ağıt 15-11-2020 23:01 Azerbaycan Sahada Kazandı – Masada Kaybetti – mi? 11-11-2020 13:42 Onlar Kalabalık, Biz Yükseğiz - II 09-11-2020 13:32 Karabağ'dan Turancılık Dersleri 08-11-2020 18:46 Onlar Kalabalık, Biz Yükseğiz - I 04-11-2020 21:17 Eşit Değiliz: Demokrasi ve Alt-İnsana Dair 02-11-2020 14:29 İfade Özgürlüğü: Karikatür Çizme Hürriyetine Dair 27-10-2020 15:08 Alt-İnsanın Müziği: Rap 23-10-2020 12:38 Türk Milliyetçilerini Bekleyen Kavga 18-10-2020 23:58 Anayasa Mahkemesi Tartışmasından Kadir Şeker’e: Devlet Kabadayılığı 14-10-2020 12:36 Etkili Hitabet Sözlüğü IV – Türkçenin Sırları 09-10-2020 11:53 Türk’ü Teoriye Hapsetmek 06-10-2020 13:55 Türk Milliyetçileri Neden Dağınık 29-09-2020 13:22 Etkili Hitabet Sözlüğü III – Etkileyici Metin Örnekleri 28-09-2020 12:39 Etkili Hitabet Sözlüğü II – Retoriğin Teorisi 24-09-2020 11:22 Etkili Hitabet Sözlüğü I – Retoriğin Sırları 22-09-2020 11:52 Mitolojiden Beslenmek: Arthur mu, Beyrek mi? 21-09-2020 10:52 Ne Gereği Var Gülüşü 17-09-2020 12:44 Dini Çıkarırsan Geriye Ne Kalır? 16-09-2020 10:35 Koydu, Koyduk, Koyarız: Koyunların Milliyetçiliği 15-09-2020 11:13 Elini Sallasan Elli Hassasiyet 14-09-2020 14:35 Türk Kaşarı: Halkımızın Bir Bölümünün Değerleri 07-09-2020 14:02 Köpekbalıklarının Türkiye'si 31-08-2020 13:05 Ölüm Orucu: Devletin Temelinde Bir Dinamit 30-08-2020 00:00 Dış Türklere Rağmen: Turancılığın Zırvaları(!) 27-08-2020 14:36 Türk Milliyetçisi Nasıl Bir Demokrasi İster? 23-08-2020 17:53 Örs, Çekiç, Kılıç: Rock ve Siyaset 17-08-2020 15:52 Hasbıhal XI: İngiliz-Amerikan Şiirlerinden Seçmeler 13-08-2020 23:11 Bedevinin Şerrinden Atatürk’e Sığınmak 04-08-2020 16:58 Hasbıhal X: Coleridge ve Kubilay 30-07-2020 00:40 Dosya: Gençler Dinden Neden/Nasıl Çıkıyor? 28-07-2020 18:17 AKP'yi Alkışlayarak Yıkmak 14-07-2020 14:47 Microtargeting: Kapıda Bekleyen Devrim 08-07-2020 15:54 Türk Milliyetçiliğinin Ekonomi-Politiği: İnsan Fıtratı ve Orta Sınıf 06-07-2020 15:58 Ziya Selçuk’a Kapalı Mektup 24-06-2020 22:26 Haydi Irkçılık Yapalım 21-06-2020 17:04 Muhalif Mevzilerde Canavarlaşma Problemi 16-06-2020 23:26 Faydalı Kilisenin Papazından 20 Makale Önerisi 14-06-2020 15:13 Zihin Jimnastiği: Polonya Türkiye Hattı 08-06-2020 20:58 Türk Kime Denir 27-05-2020 19:54 Bella'nın Kısa Donu 22-05-2020 21:02 Barnabas İncili: Bir Zırvanın Anatomisi 19-05-2020 20:21 Benim Seküler Milliyetçi Kardeşim… La Tahzen! Ve Düşmanım: Hele Bir Oku… 20-04-2020 20:23 20 Yaş İhtiyarları ve 30 Yaş Gençleri 16-04-2020 19:08 Sinanoğlu: Eternal Sunshine of the Spotless Türkçe 14-04-2020 18:33 Salgın ve Ekonomi: Kara Vebadan Sonra 12-04-2020 20:15 Türkçülüğün Farzı: Zengin Olmak 02-04-2020 21:26 Turan Hayal midir? 26-03-2020 15:25 Rus Gribinden Çin Virüsüne: Salgınlar ve Toplum 23-03-2020 14:28 Seküler Milliyetçilik: Bizimkisi Bir Aşk Hikayesi 19-03-2020 19:59 Korona Salgını ve Milliyetçilik 17-03-2020 20:55 Siyaset ve Ahlak: Mülahazalar, Gözlemler ve Beddua 11-03-2020 20:17 Türkçü Feminizm: Başörtüsü Tartışmaları ve Birtakım Öneriler 02-03-2020 20:19 Şehitlerin Ardından Gülenlere Dair Küfür İçermeyen Bir Yazı 01-03-2020 18:17 Vahşi Doğu’nun Kovboyu: Kadir Şeker 12-02-2020 19:58 Sosyal Medyanın Korona Virüsü: İlginç Bilgi 09-02-2020 20:00 Türk Milliyetçiliğinin Ekonomi Politiği – Çare Kapitalizm 02-02-2020 15:53 Devlet Fetişi ve Deprem 26-01-2020 20:02 Gidecekler… Ya Sonra? 21-01-2020 20:39 Din mi Kültürü Etkiler, Kültür mü Dini Etkiler? 16-01-2020 14:43 İki Parti Kıskacında Milliyetçiliğin Geleceği 15-01-2020 19:58 Bozkır Hikayeleri: Türk Çocuğuna Bir Hediye 13-01-2020 14:24 Erkeklerin Aşk Acısı ve Bir Kadın Olarak Milliyetçilik 10-01-2020 18:00 Türk Ocağı’nda İncir Ağacı 03-01-2020 22:52 Yerli Otomobilin Gözleri 28-12-2019 19:57 Kutsal Kitabın Stratejisi – Tapınakçı Altınları 26-12-2019 15:09 Mansur Başkana Bir Ankaralı Mektubu 23-12-2019 14:27 Bizden Neden Bir Halt Olmaz 18-12-2019 20:14 Samimiyetinizi Seveyim 17-12-2019 19:59 Britanya Seçimleri: Yeni Sağ-Sol Savaşı 13-12-2019 23:54 İntihar Ediyorum – Lütfen Bu Yazıyı Okuyun 09-12-2019 18:30 Ali Babacan Ne Dedi 26-11-2019 23:32 Dinin Adamından Uzak Dur 25-11-2019 17:59 Milliyetçileri Silahlandırmak 18-11-2019 18:23 10 Kasım'da Dikilmek 11-11-2019 15:55 Medeniyet Fay Hattına Kurulur 04-11-2019 17:59 İmamoğlu ve Yavaş: İki Başkana Dair Bir Analiz 27-10-2019 17:58 İmkansız Muhafazakarlık ve Muhalefet 10-10-2019 15:04 Gönülleri Birleşenlere Bir Davet 10-10-2019 14:56
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA