Epstein Belgeleri başlığında tartışılan süreçte yeni bir sayfa açıldı - epey hacimli bir parti dosya kamuoyuyla paylaşıldı. Türkiye'den isimlerin de yer aldığı bu yeni belgelerde epey tartışmalı hususlar var. Özellikle kimi faili meçhul cinayetlerin Epstein "vakası" ile ilgili olabileceği konuşuluyor, vaktiyle "insan kurbanı" ve yamyamlık gibi iddialarıyla ortaya çıkan ama ilgi görmemiş Gabriela Rico Jimenez gibi insanların görüntüleri yeniden gündeme düşüyor. Çeşitli ölümler, intiharlar bu vakayla ilişkilendiriliyor.
Bush, Prince Andrew, Elon Musk, Bill Gates, Fettah Tamince... Hepsi bu yeni belgelerde karşımıza çıkan isimler. Bunlar dahil birçok ünlüyle ilgili kan donduran iddialar; aslında iddia denemez, yazışmalar yani belgeler var. Öyle ki kulağa en sıra dışı gelen komplo teorileri bile, gözler önüne serilen belgeler karşısında çizgi film tadında kalıyor. Yazışmalardaki ifadeler ve olaylarla göz önünde yaşanmış olan kimi vakaları karşılaştıranlar (mesela Gates'in boşanması gibi) yepyeni ilişkiler yakalıyor, belgeleri bir nevi tefsir ediyorlar.
Fakat bir soru herkesin dilinde değilse bile aklında: Neden? Neden bir grup insan bu sayılanları (sapık alemler, yamyamlık, çocuk istismarı...) bu kadar kalabalık bir organizasyonla ve bazı yazışmalara bakılırsa ritüalistik şekilde yapar? Bu sorunun bence iki cevabı var; ilki esasla ikincisi pratikle ilgili. Önce esasa girelim, sonra ikincisine geleceğim.
Ritüel ve Elitler
Vaktiyle TamgaTürk'te bir söyleşi gerçekleştirdiğimiz Brian Hayden, "elit"lere (kendi ifadesiyle aggrandiser) dair arkeolojik verilere dayalı çok anlamlı ve tutarlı bir okuma yapar. Buna göre elitler, ya hakiki bir bilgiyi (balık tuzlama bilgisi, ateş yakma bilgisi vb.) keşfettikten sonra avantajını yitirmemek için gizleyerek, ya sair yollarla (zor kullanma, çalma, dolandırma vb.) elde edilmiş, hayati öneme sahip malları istifleyip şantaj/cezbetme maksatlı kullanarak, yahut doğrudan yalan söyleyerek (tanrılarla ancak ben konuşabilirim/içindeki cini ancak ben çıkarabilirim/bana hediye vermezsen çarpılırsın vb.) bir "gizli bilgi" yaratırlar. Bu gizli bilginin, buna "mit" diyelim, etrafında bir ağ örerler. Kendilerine yaklaşanları yahut işine yarayacağını düşündükleri insanları bu gizli bilginin bir kısmına vakıf yahut çıkarına ortak ederler. Bu sayede bir "gizli örgüt" kurmuşlardır, etraflarına topladıklarından bir kısmı, hele ki bu mit yalansa ve bunun farkındalarsa, gizliliği ve mistikliği artırarak bu örgütü pekiştirirler. Kendi aralarında ayrı bir dil kurar ve çıkar birliğine girerler.
Yine Hayden, The Power of Ritual in Prehistory kitabında bu "gizli örgüt"lerin yeni katılımcıların kurban vermesini, zorlu sınavlardan geçmesini yahut duygusal bir süreç yaşamasını zorunlu tuttuklarını söyler. Bizde pek yok ama ABD'de fraternity denen öğrenci kulüplerine yeni girenlere hazing denen bir eziyet yapılır; söz gelimi soğukta kafalarından aşağı su dökülür ve bir saat beklenir - bunun gibi. Bu, "giriş maliyeti"ni artırmak içindir, örgüte girmek için bir bedel ödediyseniz, hele bu bedel yerine konmayacak bir şeyse (mesela kendinizi rezil ettiyseniz) örgütten çıkmanın maliyeti yüksektir. Bu sayede sadık olur ve miti sorgulamaya başlasanız bile çıkarlarınız gereği devamını arzu edersiniz.
Bir başka husus, elit elitle yarışır ve ittifak kurar. Yine Hayden, Status Pursuits in Prehistory and the Condition We Are In başlıklı makalesinde buna dikkat çekiyor. Elitlerin ekonomiyi, ahlaki değerleri, rejimleri, medya propagandasını (...) kendileri lehine değiştirebilmeleri için ittifak kurmaları, birbirlerine hediyeler vermeleri, evlilikler yapmaları şarttır. Bu sayede bir elit ittifakı ortaya çıkar ki, Bruce Bueno de Mesquita'nın meşhur Selectorate Theory konsepti ile çok uyumludur. Buna göre bir seçmen grubu içinde nüfuzlu bir başka alt grup vardır, bunlar "seçiciler"i yani selectorate sınıfını oluşturur. Bunlar arasında kazanmaya muktedir bir ittifak kurmayı başaran elit, bulunduğu ülkeyi yönetir - bu ister şamanları örgütlemeyi gerektirsin ister medya patronlarını.
Hayden, bu türden "aggrandiser" elitler ile sosyopatlar ve psikopatlar arasında çok ince bir çizgi olduğunu ve yer yer belirsizleştiğini söylüyor. Polonezya'da, mesela, Arioi denen bir dinî grup var ve yukarıda anlatılan "gizli örgüt"ün tam karşılığı - bu örgütün mensupları cinsel açıdan her şeye izinli sayılıyorlar ve bebek öldürüyorlar. İnsanlar esasen evrimsel olarak bebek ve çocuk görüntüsündeki canlılara şefkat duymaya programlıdırlar. Her normal insan bebek ve çocuk gördüğünde şefkat benzeri hisler yaşar - bu tercih bile değildir, biyolojimiz buna programlıdır. Bebek öldürmeyi bir örgütün merkezine koyabilecek zihinler, en azından bu örgüt ortaya çıkarken, mutlaka psikopat olmalıdırlar. Takip edenlerse bu psikopatların kurduğu "kazanan ittifak"ın nimetlerinden faydalanmaya devam etmek için bunu sürdürür, deyim yerindeyse "ritüelin gücü" ile psikopatlaşırlar.
Hülasa, bence esasta rol oynayan mekanizma bu. Elitlerin bir araya gelebilmek ve toplumun geri kalanından soyutlanmış, halihazırda "seçici" olmayı başarmış insanları birbirine bağlarken onların bu bağa ihanet etmesini engelleyecek bir ritüele ihtiyacı var. Dernek kuran bizler gibi "aynı düşünüyoruz, öyleyse gel beraber hareket edelim" diyemezler zira bu yeterince bağlayıcı değildir. Çok daha sıkı bağların oluşması için ancak dinimsi bir anlatı ve ritüele ihtiyaç duyarlar. Hem cinsel hazları içeren hem de herkesi korkunç bir sırrın suç ortağı yapan bu eylemlerin ortaya çıkış nedeni bu.
Ela Rumeysa Cebeci'yle İlgisi Ne?
Gündemdeki uyuşturucu operasyonları, hatırlayınız, Ela Rumeysa Cebeci (ve Mehmet Akif Ersoy) figürü üzerinden skandallarla başlamıştı. Şöyle bir düşünün: Bir kadın bir "piyasa"ya giriyor, orada gördüğü her erkekle birlikte olmak için uğraşıyor ve hepsine mutlaka uyuşturucu ibaresi içeren mesajlar atıyor. Üstelik hiçbirini silmiyor, telefonunu da teslim ediyor. Fotoğrafları, mesajları, videoları ortaya saçılıyor. (Hatta bir dönem "arşivi" olduğu konuşulmuştu.) Hatta bunların bazılarında Epstein kadar olmasa bile ritüele benzer sekanslar vardı. Sizce bunda bir tuhaflık yok mu?
Bir espiyonaj faaliyetinde şantaj ve itibar suikastı oldukça kullanışlı olur. Böyle büyük bir skandalla kimse ilişkilendirilmek istemez değil mi? Bir grup ortaya saçıldıktan ve ibret için gösteri tadında cezalandırıldıktan sonra, bu "olay"la ilgisi olan herkes korkacaktır. Bu operasyonu kurgulayanlar, "olay"la ilişkisini bildikleri herkese "bundan sonra dediğimi yap" diyeceklerdir ve muhatapları kabul etmek zorunda kalacaktır. Şayet bu vakanın arkasında birileri varsa, bunca farklı insanı birbiriyle ve merkezdeki Mata Hari'yle kasten ilişkilendiren bir kurgu var demektir.
Cebeci vakasının aslı ne olursa olsun, Epstein vakasının böyle bir boyutu da var. Biraz dikkatli bakan her göz bunda Mossad'ın kokusunu alır. Hatta belgelerin servis edilmesinde bile. Bunu CIA da yapmaya devam ediyor, KGB de yapardı. (Sukarno'nun meşhur bir şehir efsanesi vardır, kasedin var demişler de gönderin hanımla izleyelim demiş, mesela.)
Elitler, bir kazanan ittifak kurmak için ritüel etrafında birleşelim ve suç ortaklığı ile ağ kuralım derken, pratikte böyle bir tuzağa düştüler bence. Zira dünyada tek elit yok, çeşit çeşit ittifak var ve hepsi birbiriyle çekişme halinde. Onların suç ortaklığı, bir başka grubun şantaj malzemesine dönüştü. Epstein'in hayat hikayesine bakın, tam olarak "ne idüğü belirsiz" bir tip ancak bir anda ve çok hızlı yükselip sosyetenin içinde kendisine yer ediniyor. Sonra hepsini aynı suç ortaklığına dahil ediyor, hepsini kamerayla kaydediyor, saklıyor. Ne için? Bütün bu düzenek yalnız prehistorik dürtüleri çağımıza taşıyan sapık yamyamların iştihasını tatmin için kurulmaz, en azından bu büyüklükte kurulmaz.
Suçu Yönetmek
Ekonomiyi, finansı, endüstriyi, medyayı, siyaseti... Bütün bunları yöneten insanlar, suçu yönetmez mi? Kimin zengin olacağını belirleyebilen hükumetler mesela, kimin suç işleyeceğini ve yakalanmayacağını seçemez mi? Bence yaparlar. Yaptıklarında babalarının hayrına mı yaparlar? Yoksa o "kazanan ittifak"a girmek için bir tür bedel mi ödetirler?
İlginç adam, güzel adam, halk adamı, grassroots vb. diye övülen Zohran Mamdani'nin dahi Epstein'le ilişkili olma ihtimali var. Şu vaziyeti bir düşünün. Seçicilerin arasına girmek yahut onların ittifakının artıklarıyla beslenen köpeği olabilmek için neleri feda etmen gerekiyor, nasıl bir kire bulaşman gerekiyor?
Ya suç ağlarına bir yerden dokunacak ve o bedeli ödeyerek yükseleceksin yahut akmaz kokmaz "tavşan boku" nevinden bir tip olup arada kaynamaya çalışacaksın. Siyasetin kısm-ı küllisini de bu ikinci tip insan oluşturuyor. Sizce bu ikinci tip insan, birinci tip çarkı kuranları temizleyebilir mi? O çarka çomak sokabilir mi?
Her şeyiyle şeffaf ve konuşurken hesap yapmadığı belli insanları temsilciniz haline getirip, en azından seçiciler ittifakında sizin adınıza pazarlık yapabilecek bir güce kavuşturmadığınız sürece, sizi sapıklar yönetir. Yeri gelmişken söyleyeyim, hakikat bu mudur tartışması başka ama seçmeni Erdoğan'ı tam olarak böyle görüyor. O yüzden zaman zaman onlara sevimsiz gelen işler yapsa da onu bırakmıyorlar. Çünkü çoğunlukla eğitim düzeyi düşük ve komplo teorilerine inanmaya aşırı hazır bir kitle olsalar da sezgiyle dünyanın nasıl çalıştığını anlamışlar, kendi temsilcilerinin orada yer aldığını düşünerek rahatlıyorlar.
Peki siz?
M. Bahadırhan Dinçaslan




















































































































Düşüncelerinize katılmakla birlikte, kanımca insan zihninin derinlerinde yatan asıl neden, bunca güç elde ettiği halde ölümlü olduğunu bilmektir. İnsanlara istediği her şeyi hiç çekincesiz yapabiliyorken yine de öleceğini bilmenin çaresizliği olmalıdır neden. Bir yandan gençleşmek, ölümsüz olmak için her yolu denerken diğer yandan kendinin bir yansıması olarak insana bunca kötülüğü reva görmenin psikolojisi sanırım bu çıldırma halidir.