Yaklaşık bir ay sonra babamın vefatının üzerinden on üç yıl geçmiş olacak. O sabah her zamanki gibi kalkıp işe gitmişti. Akşam da -otuz yıldır yaptığı üzere- gene her zamanki gibi eve dönecek; KPSS tercihlerine kaç gün kaldığını soracak; belki de internette gördüğü bir iş ilânı ile beni sıkıştıracaktı. Sonra çayını alıp televizyonun karşısına geçecek, haberleri yarım gözle izleyecek; annemin her haberin ardından sorduğu sinir bozucu sorulara kızacak, yine de cevap vermeden duramayacaktı.
Olmadı. Bir saat sonra iş yerinden öldüğü haberi geldi.
Tanık olduğum ilk ölüm değildi elbette. Daha önce amcamların, anneannemin, dedemin, on dokuz yaşındaki kuzenimin, eniştemin ölümüne de şahit olmuş; her birinde derin bir hüzün duymuştum. Ne var ki başsağlığı, cenaze, yedisi, kırkı, helvası, pidesi derken hayat benim için bir süre sonra yine kendi akışına dönmüş, kaldığı yerden devam etmişti. Ama ölüm insanın kendi evine uğrayınca aynı kelime bambaşka bir mânâ kazanıyormuş; bunu o gün anladım. Evdeki saat bile farklı tik tak etmeye başlamıştı. Sanki zaman bir anda ağırlaşıyor; insanlar daha yavaş konuşuyor; kapılar daha yavaş kapanıyordu.
Fakat bütün bu karmaşanın içinde şaşırtıcı derecede düzenli işleyen bir şey vardı: devlet. Babam öldüğünde şunu fark ettim ki Türkiye’de devletin en iyi yaptığı işlerden biri cenaze hizmetleridir. Bunu ironik bir cümle kurmak için söylemiyorum; gerçekten böyledir. Ambulans gelir; ölüm iş yerinde gerçekleştiği için adlî tıbba gidilir. Oradaki işlemler süratle tamamlanır. Mezarlık işleri tıkır tıkır ilerler. İnsan hayatının en büyük sarsıntılarından birini yaşarken bürokrasinin şaşırtıcı bir verimlilikle çalıştığını görür. Hayatın geri kalanında aynı verimliliği görmek pek mümkün değildir. Ama cenaze hizmetleri nedense devletin en pürüzsüz işleyen mekanizmalarından biridir. Bu yüzden Türkiye’de bir cenazenin nasıl kaldırılacağı konusunda kimsenin fazla endişe etmesine gerek yoktur. 37 bin 276 yıllık Devlet Aklı bu konuda oldukça tecrübelidir.
Yaklaşık on gün önce Zeytinburnu sahilinde kızıyla birlikte cansız bedeni bulunan Fatma Nur Çelik’in cenazesi de muhtemelen aynı kusursuzlukla kaldırılmıştır. Ambulans gelmiştir. Memurlar kendilerine deruhte edilen vazifeleri büyük bir titizlikle îfâ etmiş; otopsi ve defin işlemleri ise aynı hızla ve mükemmellikle tamamlanmıştır. Fatma Nur hayattayken lâyıkıyla gösterilmeyen özen cenazesinde kâmilen yerine getirilmiştir.
BİR VAKIF HİKAYESİ
Adı, kulağa son derece masum gelen bir vakıf: Kur’ân’a Hizmet Vakfı. Fatma Nur Çelik bu vakıftaki bir yönetici tarafından tecavüze uğradığını, ardından olayın tecavüz edenle evlendirilmek suretiyle örtbas edildiğini iddia ediyor. ¹ Üstelik hikâye burada bitmiyor. Fatma Nur’un kızı da yıllar boyunca aynı kişinin tacizine uğruyor. 20 Şubat 2023 tarihinde İstanbul Çekmeköy İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne giderek şikâyetçi oluyor. Uzman hekimlerin bulguları da taciz iddiasını destekliyor. ²
Peki, sonuç? “Sabit ikametgâhı olduğu ve çekişmeli boşanma davası” olduğu gerekçesiyle İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından malum kişinin tutuklanması talebi reddediliyor. İlgili şahıs, yurt dışı çıkış yasağı ve bir aylık ev hapsi ile salınıyor. Yaklaşık bir ay sonra, 28 Mart’ta malum şahsın adlî kontrol kararı da kaldırılıyor. 5 Nisan’da ise kamera kaydı ve görgü tanığı bulunmadığı, şüphelinin suçlamaları kabul etmediği gibi gerekçeler ile “yeterli delil olmadığı” öne sürülerek kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar veriliyor. ³
Merak etmeyin, şeytanın avukatlığını yapmayacağım. Mesela mezkûr vakfın finansörü ve onursal başkanı Dilaver Akkoyun’un MÜSİAD çevresine yakın olmasının bu yaşananlarla bir ilgisi olup olmadığını merak etmeyeceğim. Veya bir vakfın içinde yaşandığı iddia edilen böylesi ağır suçların nasıl olup da yıllarca görünmez kalabildiğini de sorgulamayacağım. Devletine ve milletine bağlı sorumlu bir yurttaş gibi, Bakanlığın açıklamasında belirtildiği üzere “yetkililerin yönlendirmesi doğrultusunda hassas ve titiz davranmaya” azamî özen göstereceğim. Bazı soruların sorulmamasının memleket huzuru açısından daha faydalı olabileceğini de elbette göz önünde bulunduracağım.
Sonrasında Fatma Nur Çelik’in adalet nöbeti tutmaya başladığına tanık oluyoruz. Bu nöbet boyunca yalnızca istismarı anlatmıyor; aynı zamanda tehdit edildiğini de söylüyor. Hatta bir noktada şu cümleyi kurmak zorunda kalıyor: “Başıma bir şey gelirse intihar demeyin.”
İnsan bir gün öleceğini bilir de nasıl öleceğini, ölümün kapıyı nasıl ve ne zaman çalacağını bilemez. Meselâ babama ölüm, büyük bir dramın, uzun bir hazırlığın ardından değil; sıradan bir günün ortasında, gündelik hayatın en sıradan ritmi içinde, Sait Faik’in dediği gibi, “bir misafir, bir başörtülü, namazında niyazında bir komşu hanım gelir gibi…” gelmişti.
Bir de Fatma Nur Çelik’e gelen ölüm var. “Namazında niyazında bir komşu hanım gelir gibi” değil; “mahallede felaket tellallığı yapan arsız, dedikoducu bir kadın gibi”… Bağıra bağıra, göz göre göre…
Önce bir vakfın duvarları arasında anlatılan bir hikâye olarak başlar. Sonra bir şikâyet dilekçesine dönüşür; ardından adliye koridorlarının loş dehlizlerinde kaybolan bir dosyaya… Bir süre sonra da aynı adliyenin kapısı önünde tutulan bir nöbete. Bir kadın günlerce, haftalarca, aylarca aynı yerde oturur. “Ölmediğiniz sürece, hayata tutunduğunuz sürece haksızsınız.” diye haykırır.
Ve bir gün, bütün o sözlerin ardından, Zeytinburnu sahilinde kızıyla birlikte cansız bedeni bulunur.
Ama ölüm, nasıl ve kime gelirse gelsin, cenazeler aynı kusursuzlukla kaldırılır.
¹ BBC News Türkçe. (2026). Fatma Nur Çelik ve kızının ölümü: İstismar iddiaları ve soruşturma süreci. https://www.bbc.com/turkce/articles/c5y66k386l3o
² Sendika.org. (2023, 10 Ekim). “Kur’an’a Hizmet Vakfı’nın sorumlusu Ayhan Şengüler’in dosyası kapatıldı: Bana vakıfta tecavüz eden Şengüler ile zorla evlendirildim.” https://sendika.org/2023/10/kurana-hizmet-vakfinin-sorumlusu-ayhan-sengulerin-dosyasi-kapatildi-bana-vakifta-tecavuz-eden-senguler-ile-zorla-evlendirildim-693765
³ Sendika.org, 2023



















































































































